Ortak alanlara yönelik yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Bartın İli Amasra İlçesi’nde, ortak alan olarak belirlenen bir yapıya ilişkin alınan yapı kayıt belgesinin iptali talep edilmiştir. Başvuran, apartman yönetiminin bilgisi dışında yapı kayıt belgesi alındığını ve bu belgelerin iptal edilmesini istemektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ortak alanlara ilişkin yapı kayıt belgesi alınmasının mümkün olduğunu belirtmiş, ancak bu belgelerin iptal edilmesinin […]

→

Milli Eğitim Bakanlığı mülakat puanına itiraz ve şeffaflık ilkesine aykırılık iddiası değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, bir öğretmenin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Mülakat Sınavı’ndaki mülakat puanına itirazını konu almaktadır. Başvuran, mülakatın yeniden değerlendirilmesini talep etmekte, mülakat komisyonunun objektif bir değerlendirme yapmadığını iddia etmektedir. Ancak, yapılan inceleme sonucunda, mülakatın ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği ve komisyonun oluşumunda herhangi bir aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir. Sözlü […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluğu, hükümlünün aile yanına nakil talebinin reddedilmesi için yeterli bir gerekçe midir? (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın isteğe bağlı nakil talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, ailesinin yaşadığı Ankara iline nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereği, nakil taleplerinin uygunluğu, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve güvenlik gibi faktörlere bağlıdır. İdare, başvuranın talep ettiği kurumların dolu olması nedeniyle nakil […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi mi yoksa sağlık ve ailevi durumlar mı öncelikli değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın sağlık durumu ve ailevi nedenlerle nakil talebinin incelenmesine ilişkindir. Başvuran, ciddi psikolojik sağlık sorunları ve astım hastalığı nedeniyle tedavi için ailesinin bulunduğu İstanbul’a nakil talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın bulunduğu ceza infaz kurumunun doluluk oranı ve mevcut sağlık raporları gerekçesiyle nakil talebini reddetmiştir. Danıştay, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde sadece cezaevi […]

→

Yurt müdürü unvanına yeniden atanma talebinde idarenin gerekçe sunmaması hukuki eksiklik oluşturur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde yurt müdürü unvanına atanmış, daha sonra yurt müdür yardımcısı olarak atanmış ve sonrasında yurt müdürü unvanına yeniden atanmak için yaptığı başvuruların reddedildiğini belirtmiştir. İdare, başvuranın daha önce yurt müdürü unvanını kazanmış olması nedeniyle, 2020 ve 2021 yıllarında yapılan görevde yükselme sınavlarına katılamayacağını ifade etmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet […]

→

(KDK)

ÖZET: Başvuran, Ordu Devlet Hastanesinde Genel Cerrahi Uzmanı olarak çalışırken, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan hukuka aykırı bir atama nedeniyle görevden ayrıldığını ve bu durumun ardından yürütmeyi durdurma kararı alındığını belirtmektedir. Bu süreçte, başvuranın tutamadığı nöbetler ve icaplar nedeniyle maddi kayba uğradığını, dolayısıyla Haziran, Temmuz ve Ağustos 2021 ayları için yasal faiziyle birlikte ek ödeme talep […]

→

Görevde yükselme sınavında soruların hatalı olduğu iddiası ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı’na katılan başvuran, sınavda yer alan 31, 47 ve 68 numaralı soruların hatalı olduğunu iddia ederek iptallerini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, bu itirazları değerlendirirken, sınav sorularının içeriği ve puanlamasıyla ilgili bilimsel verilere dayalı gerekçeler talep etmiştir. İlgili idare, yapılan incelemelerde sınavın uygulanma şekli […]

→

COVID-19 aşısı ilave ödemelerinde Sağlık Bakanlığı’nın takdir yetkisi belirlilik ilkesine aykırı mıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın 2021 Temmuz ayı COVID-19 aşısı ilave ödemesinin tavan limiti olan 3.000 TL olarak belirlenmesi ve eksik ödenen tutarın iadesi talebine ilişkindir. Başvuran, yasal düzenlemelerin belirlilik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirtmiştir. Ancak, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan belirlilik ilkesi, yasal düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olmasını gerektirmektedir. […]

→

COVID-19 aşısı ilave ödemelerinde belirlilik ilkesi ihlal edilmeden tavan limit belirlenebilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın 2021 Temmuz ayı COVID-19 aşısı ilave ödemesinin tavan limitinin 3.000 TL olarak belirlenmesi ve eksik ödenen tutarın iadesi talebi incelenmiştir. Başvuran, bu talebinin Anayasa’nın belirlilik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir. Danıştay, belirlilik ilkesinin, yasal düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olmasını gerektirdiğini vurgulamış, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili yönetmelik çerçevesinde düzenleme yapma yetkisini hukuka […]

→

3713 sayılı Kanun kapsamında atanma talebi, kadro eksikliği nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında “Tekniker” veya “Sağlık Teknikeri” kadrosuna atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, idare, başvuranın mezun olduğu Çocuk Gelişimi programı itibarıyla Sağlık Teknikeri unvanını ihraz ettiğini kabul etmesine rağmen, başvurunun reddedilmesinin gerekçesi, ilgili kurumda bu unvana ait kadronun bulunmaması olmuştur. 3713 sayılı Kanun’un geçici 15’inci maddesi, atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim […]

→

Sözleşmeli personel için disiplin cezalarının uygulanabilirliği 657 sayılı Kanun kapsamında nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın sözleşmeli personel olarak çalıştığı Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda, görev tanımına uymayan ek işlerin verilmesi, disiplin işlemleri ve mobbing iddialarına ilişkin taleplerini kapsamaktadır. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesine dayanarak disiplin işlemlerinin uygulanmasını talep etmiştir. Ancak, sözleşmeli personel için disiplin hükümlerinin uygulanmasına dair özel bir düzenleme bulunmadığı ve bu nedenle disiplin […]

→

Hatalı sorularla başarısız sayılan komiser yardımcısının özlük haklarının iadesi ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlali (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının komiser yardımcılığı kursunu başarıyla tamamlamasına rağmen, yargı kararıyla iptal edilen hatalı sorular nedeniyle yapılan yeniden değerlendirmede başarısız sayılmasının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının komiser yardımcılığına atanmasından yaklaşık dört yıl sonra, subjektif kazanımlarını ortadan kaldıracak şekilde, komiser yardımcılığından polis memurluğuna atanmasını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, […]

→

Davacının yurt müdürlüğü görevinden alınması hukuka uygun, ancak gerekçesiz Van’a atanması kamu yararına aykırı bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Kredi ve Yurtlar Kurumu Tarsus Yurt Müdürlüğünde yurt müdürü olarak görev yaptığı süre zarfında, kurumda huzur ve sükunu bozan olumsuz davranışlar sergilendiği yönünde ifadeler alındığını belirlemiştir. Bu durum, davacının görev yaptığı yurtta sağlıklı bir çalışma ortamının sürdürülemeyeceğini ortaya koymakta ve bu nedenle davacının yurt müdürlüğü görevinden alınmasının hukuka uygun olduğunu […]

→

Memurun kadro değişikliğinde idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmalı, aksi hukuka aykırılık oluşturur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 1. dereceli daire başkanı kadrosundan 5. dereceli memur kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi gereği, idareye memurların naklen atanmasında takdir yetkisi tanınmış olsa da, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği belirtilmiştir. İdarenin bu yetkisini kötüye kullandığına dair herhangi bir delil […]

→

Meskun yerlerde silah atma fiilinde lehe olan hükmün uygulanması ilkesiyle disiplin cezası mevzuatının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının polis memuru olarak görev yaptığı dönemde işlediği “meskun yerlerde silah atma” fiilinin sabit olduğunu belirterek, bu fiil nedeniyle uygulanacak disiplin cezasının hangi mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini incelemiştir. Dava sürecinde, disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklikler yaşanmış ve bu durum, davacının işlediği fiile hangi mevzuatın uygulanacağına dair bir belirsizlik yaratmıştır. Danıştay, ceza hukuku kökenli […]

→