Aile yardımı ve asgari geçim indirimi ödemelerinin geriye dönük talep edilebilirliği ve hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Başvuran, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde çalışmakta olup, 2008 doğumlu çocuğu için 2014 yılından itibaren aile yardımı ve asgari geçim indiriminden yararlanamadığını belirtmiştir. Başvuru sonrası yalnızca son 3 ay için ödeme yapılmış, geçmişe dönük 2014-2020 yılları arasındaki ödemeler talep edilmiştir. Danıştay, aile yardımı ve asgari geçim indirimine ilişkin hak kazanımının, doğum ve evlenme tarihinden itibaren […]

→

Plansız alanda kalan taşınmazın yeni imar planlarında kullanım kararının değiştirilmesi talebi (KDK)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) SAYI : 2021/6238-S.21.10079 BAŞVURU NO : 2020/100056 KARAR TARİHİ : 19/04/2021 KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI Adres: ,TCKN: BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : Adres: BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : Plansız alanda kalan taşınmazın yeni imar […]

→

Sosyal yardım başvurularında hane gelirinin muhtaçlık sınırını aşması ret sebebi midir (KDK)

ÖZET: Bu karar, İskenderun T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan bir kişinin eşi ve çocuğunun sosyal yardım talebinin reddedilmesi üzerine yapılan başvurunun değerlendirilmesine ilişkindir. Başvurucu, eşi ve çocuğunun gelirlerinin olmadığını, bu nedenle sosyal yardıma ihtiyaç duyduklarını belirtmiş, ancak Antakya Sosyal Hizmet Merkezi tarafından yapılan inceleme sonucunda, ailenin hane gelirinin muhtaçlık sınırının üzerinde olduğu tespit […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacının hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak olduğunu belirtmektedir. Bununla birlikte, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesi için emredici bir hüküm bulunmamaktadır. Başvuranın yüksek güvenlikli bir kurumda barındırılması gerektiği […]

→

Görev yeri değişikliğinde idarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup keyfi karar verilemezliği (KDK)

ÖZET: Başvuran, Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nde görev yaparken, eşinin de aynı şubede çalışması nedeniyle görev yerinin değiştirilmesine itiraz etmektedir. Başvuran, kendisi ve eşinin farklı servislerde çalıştığını, bu durumun mevzuata aykırı olmadığını ve idarenin keyfi bir karar aldığını savunmaktadır. İdare, başvuranın görev yerinin değişikliğini, eşler arasında hiyerarşik bir bağın bulunmaması gerekçesiyle savunmuş, ancak başvuranın durumunun […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında puan itirazı bilirkişi incelemesi gerektirir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2020/2. dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’nın “Revizyon” oturumuna katıldığını ve sınav puanının beklediğinden düşük olduğunu belirterek, sınav kağıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. İtirazı üzerine yapılan incelemede, Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’ndan başarılı olabilmek için her dersten en az 50 puan alınması ve notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması gerektiği vurgulanmıştır. Başarısız olunan konulardan, […]

→

Sözleşmeli şehir plancısının Şehir Plancıları Odası üyeliğinden istifa talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda 4/B sözleşmeli şehir plancısı olarak görev yapmakta ve Şehir Plancıları Odası üyeliğinden istifa talep etmiştir. Ancak, Oda bu talebi, sözleşmeli personelin asli ve sürekli kamu hizmeti yürüttüğünün değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuran, 11.08.2020 tarihli dilekçesiyle tüm aidat borcunu ödediğini belirterek üyelik kaydının silinmesini istemiş, ancak Oda’dan yazılı bir yanıt alamamıştır. […]

→

Tutukluluk nedeniyle devamsızlık yapan öğrencinin kayıt dondurma talebi kabul edilmezse eğitim hakkı ihlal edilmiş olur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nde yüksek lisans programına kayıtlı iken tutuklanmış ve kayıt dondurma talebinde bulunmuştur. Ancak, üniversite tarafından ilişiği kesilmiş ve bu durum başvuranın eğitim hakkını ihlal etmiştir. İdare, başvuranın devamsızlık nedeniyle ilişiğinin kesildiğini belirtmiş, ancak kayıt dondurma işleminin yapılmış olduğunu kabul etmiştir. Uyuşmazlık, kayıt dondurma işleminin geri alınarak ilişiğin kesilmesinin hukuka uygunluğu […]

→

Müfredat değişikliği sonrası ders kodu ve ön şart değişiklikleri öğrencinin ders kaydını nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Adıyaman Üniversitesi’nde müfredat değişikliği nedeniyle yaşadığı mağduriyet iddiaları incelenmiştir. Başvuran, 2019 Dikey Geçiş Sınavı sonucunda Gıda Mühendisliği Bölümüne yerleşmiş ve yeni müfredatın 2020-2021 akademik yılından itibaren geçerli olacağını öğrenmiştir. Müfredat değişikliği ile bazı derslerin ön şartlı hale gelmesi ve ders kodlarının değişmesi, başvuranın Matematik II dersinden başarısız olması nedeniyle Mühendislik Matematiği […]

→

Sözleşmeli personel statüsüne geçiş talebinin reddi ve yoksun kalınan ücret farkının tazmini talebinde hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davalı idarenin karar düzeltme talebini reddetmiştir. Dava, davacının 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali üzerine, yoksun kaldığı ücret farkının ödenmesi istemiyle açılan tam yargı davasına dayanmaktadır. İdare Mahkemesi, davacının uğradığı zararların tazmininin Anayasa’nın 125. maddesinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu belirterek, davacının alacaklarının ödenmesine hükmetmiştir. […]

→

Sicil döneminin dönemselliği ilkesi, geçmişteki eylemlerin değerlendirilmesine engel teşkil etmez; 2004’teki suç 2008 sicil raporuna dayanak olabilir. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2008 yılı sicil raporunun 65 (orta) olarak düzenlenmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, davacının sicil notunun düşürülmesinin dayanağı olan eylemin 2008 yılı sicil raporundaki tüm hanelerin düşürülmesini gerektirmediğini belirtmiş ve bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Ancak, Danıştay, davacının 2004 yılında gerçekleştirdiği ve 2009 yılında mahkum […]

→

Eş durumu nedeniyle il içi tayin talebinin reddi hukuka aykırı bulundu; Anayasa’nın 41. maddesi ve ilgili esaslar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İzmir ili Bayındır Devlet Hastanesinde sözleşmeli sağlık memuru olarak görev yapan davacının eşinin bulunduğu Aliağa ilçesine atanma talebinin reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, Anayasa’nın 41. maddesi gereği ailenin bir arada tutulması ve kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak hizmet vermesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın Ek 3. […]

→

Temel ihtiyaç kredisi başvurusunun incelenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası’na yaptığı temel ihtiyaç kredisi başvurusunun reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur. Başvurusunda, kredi talebinin kabul edilmemesi nedeniyle desteklenmeyi talep etmektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, başvurunun yerinde olduğuna kanaat getirmiştir. Kurum, Anayasa ve ilgili yasalar çerçevesinde, idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunu inceleme yetkisine […]

→

Kapanan yollar ve yol fazlaları olarak “yoldan ihdas” ile belediye adına tescil edilen taşınmazların satışı (ÇŞB)

ÖZET: Kapanan yollar ve yol fazlaları, belediye adına tescil edilen taşınmazların satışına ilişkin süreçler, belirli hukuki çerçeveler içinde yürütülmektedir. İlgili mevzuat, özellikle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri, imar uygulamalarının yapılmadan taşınmazların satışını mümkün kılmamaktadır. Bu bağlamda, kapanan imar ve kadastro yollarının, düzenleme ortaklık payından düşülmesi gerekmekte ve bu alanların imar parselleri olarak […]

→

Emekli aylığının hesaplanmasında 1996 yılı hizmetlerinin dikkate alınmaması ve yersiz ödeme borcu çıkarılması (KDK)

ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan yersiz ödeme nedeniyle çıkarılan borca itiraz hakkındadır. Başvuran, 1996 yılında emekli olduğunu ve yıllarca düşük maaş aldığını, son başvurusunda ise 15.216,92 TL borç çıkarıldığını belirtmiştir. Başvuran, 1996 yılındaki hizmetlerinin emekli aylığı hesabında dikkate alınmadığını ve bu durumun düzeltilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın işten ayrılış tarihinin 31/12/1996 […]

→