Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanmasının, ceza infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, ceza infazının hem genel hem de özel önlemeyi sağlamak amacıyla yapılması gerektiğini belirtmektedir. Hükümlülerin sosyal yaşama uyumunu kolaylaştırmak ve yeniden suç işlemelerini engellemek, infaz rejiminin temel […]

→

OHAL Komisyonu Kararının Geçmişe Etkisi Terfi İşlemlerinde Nasıl Uygulanmalıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, kamu görevinden çıkarılmasının ardından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edilmiştir. Ancak, mezuniyetini kamu görevinde olmadığı bir dönemde tamamladığı için, terfi işlemleri başvuranın göreve döndükten sonra yapılmıştır. Başvuran, mezuniyet tarihinin dikkate alınarak terfi işleminin gerçekleştirilmesini ve buna bağlı mali haklarının ödenmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinin aile yakınlığı ve cezaevi kapasitesi açısından değerlendirilmesi nasıl yapılmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin nakil taleplerinin, disiplin, zorunlu veya hastalık halleri dışında da değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Ancak, ilgili mevzuatta hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine dair emredici bir hüküm bulunmamaktadır. Hükümlülerin nakil talepleri, yalnızca cezaevi kapasitesi ve güvenlik gibi […]

→

Dördüz bebeklerin kaybında terör eylemleri nedeniyle zarar tazminatı talebi 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Diyarbakır Özel Sultan Hastanesinde dünyaya gelen dördüz bebeklerinin, terör eylemleri nedeniyle nakil sırasında oksijensiz kalarak hayatlarını kaybettiklerini iddia etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, bebeklerin doğum ağırlıklarının 550, 650, 730 ve 920 gram olduğu ve çoğul gebelikten kaynaklanan erken doğum ve komplikasyonlar nedeniyle kaybedilmiş olabilecekleri tespit edilmiştir. Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu, başvurucunun talebini, 5233 […]

→

Kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneği hesaplamasında 6400 ek gösterge uygulanabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çevre ve Orman Bakanlığında Teftiş Kurulu Başkanı iken Bakanlık Müşavirliğine ve ardından Başmüfettişliğe atanması nedeniyle, kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneğine esas aylığının 6400 ek gösterge üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir. Ancak, idare, başvuranın maaşının 3600 ek gösterge üzerinden hesaplandığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, 703 sayılı KHK’nın Geçici 33. maddesi uyarınca, başvuranın önceki görevine […]

→

İdarenin icra takibine başlamadan önce sulhe davet yükümlülüğünü yerine getirmemesi hizmet kusuru sayılır mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sağlık Bakanlığı tarafından vekalet ücretinin ödenmesine ilişkin önceden bildirim yapılmadan doğrudan icra takibi başlatılması nedeniyle mağduriyet yaşadığını ve fazladan ödeme yaptığını iddia etmektedir. Danıştay, idarenin icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe davet etme yükümlülüğüne dikkat çekerek, bu yükümlülüğün 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede açıkça belirtildiğini vurgulamıştır. İdarenin, genelgeye aykırı olarak doğrudan icra […]

→

İcap nöbeti sürelerinin aşılması durumunda izin verilmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çocuk cerrahisi uzmanı olarak görev yapan başvuranın, hastanede tek hekim olması nedeniyle sürekli icap nöbeti tutmak zorunda kalmasını ve bu durumun iş ve aile hayatında yarattığı zorlukları değerlendirmiştir. Başvuran, icap nöbetlerinin yönetmeliklerde belirlenen sınırlar dahilinde en fazla aylık 120 saat yazılmasını ve bu sürenin aşılması durumunda […]

→

Vekil memurun atama şartlarını taşımadan aldığı zam ve tazminatların 5018 sayılı Kanun’a göre kamu zararı oluşturup oluşturmadığı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, 2016 yılında Yazı İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten bir kişinin, asil olarak atanabilmek için gerekli şartları taşımadığı halde kendisine yapılan zam, tazminat ve ek ödemelerin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Kamu zararının tazminine hükmedilmesinin gerekçesi, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesine dayandırılmıştır. Bu maddeye göre, kamu görevlilerinin […]

→

Vekil memura yapılan ödemelerin hukuka aykırılığı ve kamu zararının harcama yetkilileri sorumluluğunda olması (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, Yazı İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten kişinin, asil olarak atanabilmek için gerekli şartları taşımadığı halde kendisine zam, tazminat farkı ve ek ödeme farkı ödenmesini hukuka aykırı bulmuş ve bu durumun kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. Kamu zararının, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklandığına dair 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi […]

→

Vekaleten atanan memurların asaleten atanma şartlarını taşımadan aldığı ödemelerin kamu zararına yol açması ve hukuka aykırılığı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86. ve 175. maddeleri uyarınca, vekaleten atanan memurların, asaleten atanabilme şartlarını taşımaları gerektiğini vurgulamıştır. İlgili karar, yazı işleri müdürlüğü görevini vekaleten yürüten kişinin, gerekli şartları taşımadığı halde zam ve tazminat farkı ile ek ödeme almasının kamu zararına yol açtığını belirtmektedir. Bu durum, vekalet görevi için ödenecek ücretlerin, asilde […]

→

Vekalet şartlarını taşımayan memura yapılan ödemelerin hukuka aykırılığı ve kamu zararının tazmini için sorumluluk değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, Yazı İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten bir şahsın, asil olarak atanabilmek için gerekli şartları taşımadığı halde zam, tazminat ve ek ödeme farklarının ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açtığını tespit etmiştir. Bu durumda, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri, oluşan kamu zararının tazmini için sorumlu tutulmuştur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri […]

→

Klinik çalışmaların uluslararası onayı ihale teknik değerlendirmesinde yeterli kabul edilir mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, 430 Kalem Tıbbi Malzeme Alımı ihalesinde, davacı Asset Med. Tas. San. ve Tic. A.Ş.’nin sunduğu klinik çalışmaların teknik şartnameye uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlgili mahkeme, bu çalışmaların uluslararası alanda kabul gören kurumlarca onaylandığını belirterek, teknik bir görüş alınmadan yapılan değerlendirmenin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Kurul, davacının sunduğu belgelerin yeterli olmadığını […]

→

Vekaleten görev yapan personelin şartları taşımaması nedeniyle yapılan ödemelerin hukuka aykırılığı ve kamu zararının tazmini için sorumluların yükümlülüğü (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, Yazı İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten bir personelin, bu göreve asaleten atanabilmek için gerekli şartları taşımadığı gerekçesiyle kendisine yapılan zam, tazminat farkı ve ek ödeme farklarının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İlgili personelin, gerekli eğitim şartını taşımadığı ve bu nedenle vekalet aylığı ile diğer ödemelerin yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Kararda, harcama yetkilisi ve […]

→

Vekalet görevi üstlenen memurun asilde aranan şartları taşımaması durumunda yapılan ödemelerin hukuka aykırılığı ve kamu zararı değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, Yazı İşleri Müdürlüğü görevini vekaleten yürüten bir kişinin, asil olarak atanabilmek için gerekli olan eğitim şartını taşımadığı halde, zam, tazminat farkı ve ek ödeme farkı ödenmesi nedeniyle kamu zararına yol açtığını belirterek, bu zararın tazminine hükmetmiştir. Vekil memurların, vekalet ettikleri kadro için asilde aranan şartları taşımaları gerektiği vurgulanmış ve bu şartları […]

→

Vekaletle atanan kamu görevlisine özel hizmet tazminatı ve ek ödeme yapılmasının hukuka aykırılığı ve kamu zararının tazmini değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 6. Dairesi, bir kamu görevlisinin vekaleten atandığı “Kültür ve Sosyal İşler Müdürü” ve “Dış İlişkiler Müdürü” görevleri için özel hizmet tazminatı ve ek ödemenin ödenmesinin mevzuata aykırı olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmeliklere göre, vekalet eden personelin asaleten atanabilmesi için belirli şartları taşımaları gerekmektedir. İlgili personelin, bu şartları […]

→