İdarenin ruhsat talebinin reddinde somut gerekçe sunmaması, takdir yetkisini nasıl etkiler ve yeniden değerlendirme gerektirir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Erzincan İliç’teki krom işletme ruhsatı talebinin reddine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın kararını hukuka aykırı bulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarelerin, ruhsat talebinin reddine dair yeterli gerekçe sunmadığını ve somut bilgi ve belge eksikliği nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığını tespit etmiştir. Bu durum, idarenin […]

→

Maden ruhsatı talebinin reddinde gerekçe sunulmaması, idarenin takdir yetkisini nasıl etkiler ve yeniden değerlendirme zorunluluğu doğurur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin Tekirdağ’da maden işletme ruhsatı talebinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu tarafından reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı idarenin işleminin sebep unsurunu ortaya koyamadığını ve 3213 sayılı Maden Kanunu’na aykırı olduğunu belirterek, ruhsat talebinin reddine dair işlemin hukuka uygun olmadığını tespit etmiştir. Bölge İdare […]

→

Muvazaalı Arsa Devrinde Katma Değer Vergisi Hesaplanmaması: Vergi Ziyaı Cezası ve Özel Usulsüzlük Cezası Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 3. Dairesi, davacı şirketin devraldığı Petrol İnşaat Gıda Turizm Eğitim ve Ticaret Limited Şirketi tarafından devredilen arsanın vergilendirilmesine ilişkin uyuşmazlıkta, arsa devrinin muvazaalı bir satış işlemi olduğuna ve bağış işleminin gizlenmeye çalışıldığına hükmetmiştir. Vergi inceleme raporuna göre, arsa devrinde katma değer vergisi hesaplanmadığı ve bu durumun istisna şartlarını sağlamadığı belirlenmiştir. Davacı, işlemin hukuka […]

→

Maden arama ruhsatı talebinin reddinde gerekçe eksikliği, idarenin takdir yetkisini nasıl etkiler ve yeniden değerlendirme zorunluluğu doğurur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Antalya’daki bir maden sahasına ilişkin II-B grubu maden arama ruhsatı talebinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından reddedilmesini incelemiştir. İdare Mahkemesi, davalı idarenin talep reddine ilişkin işlemin gerekçesiz olduğunu ve somut bir bilgi sunmadığını belirterek, işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare, yalnızca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Taşınmaz Komisyonu […]

→
onecikan-yargitay

Sözleşmelerin muvazaalı olduğu iddiasının taraflar arasındaki borç ilişkisine etkisi nedir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacılar ile davalı arasında hayvan çiftliği yapımı için düzenlenen sözleşmelerin geçerliliği ve tarafların borç ilişkisini incelemektedir. Davacılar, davalıyı işin süresinde teslim etmemekle ve eksik iş yapmakla suçlayarak, icra takiplerinin iptalini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, davacıların borçlu olmadığını tespit etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, sözleşmelerin muvazaalı olduğunu belirterek, davalı tarafın iddialarını […]

→

Gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, Gümrük Kanunu’na göre para cezası uygulanması için yeterli bir gerekçe midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacı şirketin gözetim belgesi ibraz etmemesi nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen para cezasına itirazını değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı şirketin ithal ettiği eşyanın, lisansa veya uygunluk belgelerine tabi olmadığını ve bu nedenle para cezası uygulanamayacağını belirterek, itirazın reddine dair işlemi iptal etmiştir. Mahkeme, […]

→

Parselasyon işleminin ıslah imar planı olmadan yapılması, mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirilebilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Tirebolu Belediyesi tarafından yapılan parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, davacının mülkiyet hakkının ihlali iddiasıyla açılmış olup, parselasyonun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanun’un 10/c maddesi uyarınca yapıldığı belirtilmiştir. Ancak, ıslah imar planı bulunmaması ve ilgili yetkilerin kullanılmaması nedeniyle parselasyonun geçersiz olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, […]

→
onecikan-yargitay

Zilyetlikte bulundurulan taşınmazların tapu iptali ve tescili, doğal sit alanı ve kültürel varlık tescili koşullarını nasıl etkilemektedir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir. Davacı, 70-80 yıl boyunca zilyetlikte bulundukları taşınmazların, kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilmesine itiraz ederek, bu taşınmazların tapu kayıtlarının iptalini ve kendi adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazların doğal sit alanı içinde bulunduğunu, 1993 yılına kadar tarımsal amaçlı kullanıldığını ve 2018 yılında […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesinde emsal kıyaslaması yapmanın hukuki geçerliliği nedir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin idareden tahsili konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, taşınmaz bedelinin davacıya ödenmesine karar vermiş, ancak davalı idare vekili bu kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak taşınmazın değerinin uygun olduğunu belirterek, ilk mahkeme kararını düzelterek onaylamıştır. Mahkeme, 2942 sayılı […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde net gelir yönteminin kullanılması zorunlu mudur (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili üzerine yapılan bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı idare, Adıyaman ili, Örenli köyünde bulunan taşınmaz için kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını ve vekalet ücreti talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı kısmen kaldırarak yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir. […]

→
onecikan-yargitay

Tapu iptali nedeniyle uğranılan zararın tazmini, Devletin kusursuz sorumluluğu kapsamında nasıl değerlendirilmeli (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların tapuda sahte nüfus cüzdanı ile işlem yapılması nedeniyle uğradıkları zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, tapu iptali davasında mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca tazminat talep etmiştir. Davalı Hazine ise, davanın zamanaşımına uğradığını ve sadece satış bedeli ile sorumlu tutulması gerektiğini savunmuştur. Mahkeme, davanın kabulüne karar […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsilinde bilirkişi raporlarının rolü ve dava dışı paydaşların etkisi nasıl değerlendirilmelidir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin tahsili üzerine bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Davacı, taşınmazın bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ederken, davalı idare ise davanın reddini istemiştir. Mahkeme, ilk aşamada davayı kabul etmiş, ancak davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine karar bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın değerinin belirlenmesi için gerekli […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesinde emsal karşılaştırması yapılması 2942 sayılı Kanun’a uygun mudur (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmaza ilişkin yapılan keşif ve bilirkişi raporuna dayanarak, el atma bedelinin davalı idarelerden tahsil edilmesine karar vermiştir. Davalı idarelerin istinaf başvuruları, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmiş ve ilk mahkeme kararı düzeltilerek onanmıştır. […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atma davasında davacının feragat etmesi, hukuki sonuçları bakımından kesin hüküm niteliği taşır mı (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebi üzerine gelişmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davayı kabul ederek taşınmaz bedelinin tahsiline karar vermiştir. Ancak, davalı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine, davacılar vekili tarafından davadan feragat edildiği bildirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta […]

→

Disiplin cezalarının kesinleşmesi, güvenlik korucusunun görevine son verilmesinde hukuki bir engel oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Elazığ İli’nde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, bir yıl içinde aldığı üç ücretten kesme cezası nedeniyle görevine son verilmesi işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, disiplin yaptırımı niteliğindeki bu işlemin usulüne uygun bir soruşturma yapılmadan tesis edildiğini iddia etmiştir. Ancak, mahkeme, davacının aldığı disiplin cezalarının kesinleştiğini ve bu durumun, […]

→