Aynı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin açık görüş talepleri güvenlik gerekçesiyle sınırlandırılabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvurucu, eşiyle aynı ceza infaz kurumunda bulunmasına rağmen Nisan ayı için açık görüş talebinin reddedilmesini şikayet etmiştir. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucunun eşiyle görüşmesine onay vermiş olsa da, Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, açık görüş talebini güvenlik gerekçesiyle reddetmiştir. Reddin gerekçeleri arasında, kurumda bulunan hükümlü sayısının açık görüş salonu kapasitesini aşması ve güvenlik zaafiyeti oluşturma ihtimali […]

→

Emeklilik derecesine göre hususi damgalı pasaport talebinin reddi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı bir kurumda Ambar Memuru olarak çalıştığını ve 1’inci derecenin 4’üncü kademesine terfi ettiğini belirtmiştir. Ancak, emekliliği sonrası hususi damgalı pasaport talebi, 5’inci dereceden emekli olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, çünkü daha önce 1’inci dereceden pasaport almış olduğunu ve benzer durumda olan bir […]

→

Ceza infaz kurumlarındaki doluluk ve güvenlik gerekçeleri aile hayatına saygı hakkını nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın oğlu için Bingöl İline yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, oğlunun bulunduğu cezaevinin kendisine uzak olduğunu ve ziyaret zorluğu yaşadıklarını belirtmiştir. İdare, başvuranın nakil talebini, ceza infaz kurumlarındaki doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle reddetmiştir. Ancak, başvuranın oğlu nakil koşullarını taşıdığı için, talep edilen kurumlarda boşalma olması durumunda […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilme talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazının amacı ve infaz rejiminin ıslah edici rolü üzerinde durulmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın genel ve özel önlemeyi sağlamak, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak gibi hedefleri olduğunu belirtmektedir. Hükümlülerin yakınlarıyla ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz sürecinin önemli bir parçası olarak […]

→

Toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarında sendika üyeliği gerekliliği (KDK)

ÖZET: Kişinin toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmesi için, imza tarihinde sendika üyesi olması gerekmektedir. Başvuran, 15.06.2015-31.12.2016 tarihleri arasında sendika üyesi olmadığından, toplu iş sözleşmesinden faydalanma talebi hukuken geçersiz sayılmıştır. Ayrıca, başvuranın dayanışma aidatı talebinde bulunmaması da bu durumu etkilemiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 39. maddesi, toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarını açıkça belirtmektedir. […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile bağlarının korunması ve kurum kapasitesi nasıl dengelenmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaçlar üzerinde durulmaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi, hükümlülerin yeniden suç işlemesini engelleyici etkenlerin güçlendirilmesi ve topluma kazandırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Hükümlülerin kendi istekleriyle nakil talepleri, ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve […]

→

Ceza infaz kurumlarında mahpusların ödüllendirilmesi teşvik esaslı bir ayrıcalık mıdır yoksa hak mıdır? (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan bir başvuranın, “eş ile mahrem görüşme” hakkından yararlanma talebi ve bu haktan yararlandırılmaması nedeniyle 10.000 TL manevi tazminat talebi incelenmiştir. Başvuran, idarenin keyfi bir tutum sergilediğini ve eşitlik ilkesine aykırı davrandığını öne sürmüştür. Ancak, Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen özel […]

→

Teknik öğretmen unvanı olanların ek özel hizmet tazminatından yararlanması kadro şartına bağlı mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ağrı İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde Arama Kurtarma Teknisyeni olarak görev yapmakta ve teknik öğretmen unvanına sahip olmasına rağmen, Ek Özel Hizmet Tazminatının 3.0 katsayısından yararlanma talebi reddedilmiştir. İdare, başvuranın kadro unvanı esas alınarak tazminatın 2.0 katsayısından ödeneceğini belirtmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın teknik öğretmen unvanını almış olmasının, tazminatın 3.0 katsayısından […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi ve aile ziyaret imkanları nasıl dengelenmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikamet ettiği Batman’daki ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek ve topluma kazandırmaktır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddelerinde hükümlülerin nakil şartları düzenlenmiş […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi dışında hangi unsurlar dikkate alınmalıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikametine yakın ceza infaz kurumuna nakil talep etmektedir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve topluma kazandırmaktır. Hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin devamı, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesi, yalnızca cezaevi kapasitesi ile sınırlı kalmamalı, […]

→

Disiplin cezalarının siyasi görüş nedeniyle verildiği iddiası nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Didim Devlet Hastanesi yönetiminin kendisine yönelik mobbing uyguladığını ve disiplin cezalarının siyasi görüşü nedeniyle verildiğini iddia etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, başvuranın hastanede görevli bir uzman tarafından takip edildiği ve ilaçlarını düzenli almadığı, bu nedenle çeşitli şikayetlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuran hakkında verilen disiplin cezalarının, hastane hizmet kullanıcılarının şikayetleri üzerine açılan soruşturmalar sonucunda […]

→

Öğrenim kredisinden kaynaklı borcun peşin ödenmesi şartıyla faizin silinmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, öğrenim kredisinden kaynaklanan borcunun kalan kısmını peşin ödemek ve tüm faizlerin silinmesini talep etmiştir. 2005 yılında aldığı krediyi ekonomik zorluklar nedeniyle zamanında ödeyemeyen başvuran, düzenli gelire sahip olduktan sonra borcunu yapılandırarak ödemeye başlamıştır. Ancak, Cumhurbaşkanının vergi borçlarının faizlerini sıfırladığına dair açıklamanın ardından, Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvurduğunda yalnızca küçük bir faiz indirimine tabi tutulabileceği […]

→

5510 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi kapsamında zorunlu sigorta primlerinin iadesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 5510 sayılı Kanunun ek 3. maddesi çerçevesinde zorunlu olarak ödenen ek sigorta primlerinin iadesini talep etmiştir. Başvurusunda, 5947 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin ardından, 7146 sayılı Kanun ile bu maddenin yürürlükten kaldırıldığını ve dolayısıyla kesilen primlerin iade edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu primlerin iade edilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. İdare, […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında bilirkişi raporlarına rağmen puan artışı talebinin reddi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’na ilişkin itirazını incelemektedir. Başvuran, sınav sonuçlarının beklediğinden düşük olduğunu belirterek, sınav kağıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Sınavdan başarılı sayılabilmek için her dersten en az 50 puan alınması ve notların aritmetik ortalamasının 65 olması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın itirazı, sınav komisyonunun değerlendirmesiyle karşılaştırıldığında, bilirkişi raporları doğrultusunda incelenmiş ve bazı […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında bilirkişi raporları doğrultusunda puan artırımı talebi nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’na katılan bir adayın sınav sonuçlarına itirazı üzerine verilmiştir. Başvuran, sınavın belirli oturumlarına katıldığını, beklediği puanların altında not aldığını ve itiraz sürecinin ardından puanlarında yeterli değişiklik olmadığını ifade ederek, sınav kağıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Yasal düzenlemelere göre, sınavdan başarılı sayılmak için her bir sınav konusundan en az 50 […]

→