Belediye personelinin cep telefonu faturalarının belediye bütçesinden ödenmesi kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, belediyede görev yapan personelin cep telefonu faturalarının belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesi, bu tür giderlerin belediye bütçesinden karşılanabileceğine dair bir hüküm içermemektedir. Dolayısıyla, bu ödemelerin yapılması sonucunda oluşan kamu zararı, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince sorumlulara yüklenmiştir. Kararda, […]

→

Belediye başkanının hatalı atama nedeniyle kamu zararından tek başına sorumlu tutulması 6085 sayılı Kanun’a uygun mudur (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede memur olarak görev yapan bir kişinin, görevde yükselme için gerekli şartları taşımadan müdür kadrolarına atanmasını ve bu kadroların özlük haklarının ödenmesini incelemiştir. İlgili mevzuat gereği, müdür kadrosuna atanabilmek için belirli şartların sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, atama işleminin belediye başkanının onayıyla gerçekleştirilmesi nedeniyle, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin mali sorumlulukları bulunmamaktadır. Sonuç […]

→

İşçi kadrosunda bulunan çalışanın memur vekaleti nedeniyle yapılan fazla ödemenin kamu zararı oluşturması ve sorumlulara rücu edilmesi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyede işçi kadrosunda bulunan bir çalışanın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak yürütülmesi gereken bir müdürlüğe vekalet etmesi durumunda, toplu iş sözleşmesine göre günlük yevmiyesinin %70 fazlasının idari sorumluluk tazminatı olarak ödenmesinin hukuka aykırılığını incelemektedir. İnceleme sonucunda, işçi kadrosundaki personelin, memur olarak atanması gereken bir görevi vekaleten yürütmesi nedeniyle […]

→

Kesin teminatların güncellenmeden gelir kaydedilmesi kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir belediyenin sözleşmesini feshetmesi sonrasında kesin ve ek kesin teminatların güncellenmeden gelir kaydedilmesi durumunu ele almaktadır. İlgili sözleşme, yüklenicinin taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle feshedilmiş ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun hükümleri gereğince kesin teminatların güncellenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, teminatlar güncellenmeden gelir kaydedilmiş, bu da kamu zararına yol açmıştır. Kararda, sözleşmenin […]

→

Aile yardımı ödeneğinin geriye dönük talep edilmesine engel bir süre şartı bulunmaması hukuki olarak nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünde mimar olarak çalışmakta ve çocuk yardımı düzenlemesini bilmediği için 3 çocuğu için aile yardımı talep etmemiştir. Başvurusu üzerine, idare geriye dönük 3 ay aile yardımı ödendiğini belirtmiştir. Ancak, aile yardımı ödeneği, Anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, memurun mali özlük haklarından biridir. İlgili mevzuat, […]

→

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında danışmanlık tedbiri uygulayan rehber öğretmenlerin ödeme talepleri nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde danışmanlık tedbirini uygulayan rehber öğretmenlerin ödeme taleplerine ilişkindir. Başvuran, Alanya Çocuk Mahkemesi tarafından danışmanlık tedbiri uygulamakla görevlendirilmiş olmasına rağmen, kendisine yapılan ödemelerin yalnızca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personeline yönelik olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Danıştay, 5395 sayılı Kanun’un 33. maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak, mahkemelere görevlendirilen sosyal çalışma […]

→

Tekniker unvanına sahip olup teknisyen kadrosunda olanlar ek özel hizmet tazminatından yararlanabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın Çukurova Üniversitesi’nde teknisyen kadrosunda çalıştığını ve mesleki üst öğrenimi nedeniyle tekniker zam ve ek özel hizmet tazminat haklarından yararlanma talebini incelemektedir. Başvuran, 2016 yılında teknisyen kadrosuna atanmış olmasına rağmen, ek özel hizmet tazminatının ödenmesinde kadrosunun esas alınması gerektiği belirtilmiştir. İlgili mevzuat gereği, tekniker unvanına sahip olmasına rağmen, teknisyen kadrosunda bulunması […]

→

Göreve iade edilen kişinin enflasyon karşısında mali haklarının değer kaybı yasal faizle telafi edilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, kamu görevinden çıkarılan bir bireyin, göreve iade edildikten sonra görevden uzak kaldığı süreye ait mali haklarının ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuran, enflasyon karşısında değer kaybının dikkate alınarak ödenmesini istemekte, ancak idare, yalnızca yasal faizle ödeme yapıldığını belirtmektedir. Anayasa Mahkemesi kararları, benzer durumlarda enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybının telafi edilmesi gerektiğini vurgulamakta, ancak bu […]

→

Görev yeri değişikliğinde ikametgah değişikliği olmadan sürekli görev yolluğu talebi reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Osmaniye’den Ankara’ya atanması sonrası sürekli görev yolluğu talebinin hukuki değerlendirmesini içermektedir. Başvuran, görev yeri değişikliği nedeniyle harcırah talep etmekte, ancak idare, başvuranın ikametgahının değişmediği gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Danıştay, kamu görevlilerinin görev yerleri değiştiğinde bazı maddi külfetlere katlanmak zorunda olduklarını ve bu durumun kamu hizmetinin yürütülmesi açısından önemli olduğunu vurgulamıştır. Başvuranın, […]

→

Sendikal eylem nedeniyle işe gelmeyen aile sağlığı çalışanının maaş kesintisi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, Aile Sağlığı Çalışanı olarak görev yapan başvuranın, sendikal eylem nedeniyle maaşından kesinti yapılmasına itirazı incelenmiştir. Başvuran, sendikal faaliyet kapsamında bir gün işe gitmemesi nedeniyle maaşında kesinti yapıldığını iddia ederek, bu kesintinin iadesini talep etmiştir. İdare, başvuranın maaşından kesinti yapılmasının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. İnceleme sonucunda, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği uyarınca, […]

→

Avukatın bilgi talep etme hakkı kişisel verilerin korunması gerekçesiyle kısıtlanabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, avukatın müvekkilinin haklarını korumak amacıyla bilgi talep etme yetkisini ve bu talebin hukuki dayanaklarını incelemektedir. Başvuran avukat, müvekkili adına haciz işlemi gerçekleştirebilmek için borçlunun son abonelik adresinin Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi’nden (ASKİ) verilmesini talep etmiştir. Ancak ASKİ, kişisel verilerin korunması gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Danıştay, avukatlık mesleğinin icrası için gerekli olan […]

→

İhale konusu alanda faaliyet göstermeyen isteklinin iş deneyim belgesi geçerli kabul edilebilir mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, 2023/MK-210 sayılı kararında, bir davacının ihale konusu alanda faaliyet göstermediğini tespit ederek, istekli olma sıfatını haiz olmadığına hükmetmiştir. İlgili incelemede, davacının sunduğu iş deneyim belgesinin, ihale konusu iş ile ilgili bir faaliyet alanını kapsamadığı belirlenmiştir. 4734 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereği, ihale sürecine katılacak isteklilerin, ihale konusu alanda faaliyet göstermeleri gerektiği […]

→

Görevde yükselme sınavı şartı sağlanmadan yapılan atamalarda kamu zararının sorumlulara ödettirilmesi gerektiği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, bir belediyede ekonomist olarak görev yapan bir personelin, görevde yükselme sınavına girmeden ve kısa süreli görevlendirmelerle şube müdürü kadrosuna atanmasının mevzuata aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu atama sonucunda oluşan kamu zararının, atanma işlemini teklif eden, onaylayan ve arz eden kamu görevlilerine ödettirilmesine hükmedilmiştir. Kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin atama […]

→

Teknik şartnamede zorunlu giderlerin teklif fiyata dahil edilmesi kamu zararına yol açar mı (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin iddialarını değerlendirirken, Teknik Şartname’nin 3.10 ve 3.11’inci maddelerinde yer alan düzenlemelerin mevzuata aykırı olduğunu tespit etmiştir. Bu maddelerde, trafik sigortası ile fenni ve egzoz muayenelerinin teklif fiyata dahil giderler olarak belirtilmesi, bu giderlerin kanunen zorunlu olması nedeniyle ihale konusu işe ait maliyet kalemi olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, […]

→

Unvansız daire başkanı atamasında usul eksiklikleri kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Büyükşehir Belediyesinde unvansız daire başkanı kadrosunun mevzuata aykırı olarak oluşturulması ve fiilen icra edilmeyen bir hizmet için atama yapılması nedeniyle kamu zararı oluştuğu iddialarını değerlendirmiştir. Daire Kararında, atamanın usul açısından eksiklikler taşıdığı ancak tüm işlemlerin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği belirtilmiş, bu nedenle kamu zararına hükmedilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Daire, 5018 sayılı Kamu […]

→