Kamu idaresinin mali haklarındaki üst sınırların aşılması durumunda kamu zararının doğup doğmayacağı ve hukuki sonuçları (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 3. Dairesi, 5544 sayılı Kurum Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca belirlenen aylık azami ödeme sınırlarının, yalnızca ücretleri değil tüm mali ve sosyal hakları kapsadığını vurgulamıştır. Yönetim Kurulu tarafından alınan kararlarla belirlenen tavan katsayıları aşılmadan ilave tediye ödemelerinin yapılması gerektiği belirtilmiş, aksi takdirde kamu zararının doğacağı ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 5544 sayılı Kanun’un 25. maddesinin […]

→

Kamu idaresinin mali haklar üzerindeki düzenlemelerin Anayasa ile belirlenen sınırlar içinde kalması ve azami ödeme sınırlarının aşılmaması gerektiği durumu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 5544 sayılı Kurum Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca belirlenen aylık azami ödeme sınırının, yalnızca ücretleri değil, tüm mali ve sosyal hakları kapsadığını vurgulamaktadır. Yönetim Kurulu tarafından alınan kararlarla belirlenen tavan katsayıları, Kurum Başkanının net ücretine dayanmaktadır. Ancak, yapılan ilave tediye ve fazla çalışma ödemeleri, bu azami sınırı aşarak kamu zararına yol açmıştır. […]

→

Kamu avukatlarının baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka uygunluğu ve iki kanun arasındaki çelişki değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, belediyede görevli avukatların baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu arasındaki düzenlemeler dikkate alındığında, kamu avukatlarının baro levhasına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu ve bu nedenle baro aidatlarının ödenmesinin de bir yükümlülük taşıdığı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanun, avukatlık hizmetleri sınıfını düzenleyerek […]

→

Kamu avukatlarının baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesinin hukuka uygunluğu ve iki kanun arasındaki çelişkinin etkileri (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, belediyede görevli avukatların baro aidatlarının belediye bütçesinden ödenmesi hususu ele alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesi, kamu kurumlarında avukatlık yapan memurların baro levhasına kayıtlı olmasını zorunlu kılarken, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun Ek 1. maddesi, kamu avukatlarının baro kaydını isteğe bağlı hale getirmektedir. Bu durum, iki kanun arasında bir çelişki yaratmakta […]

→

Ramazan ayında menü değişikliklerinin belirsizliği isteklilerin maliyet hesaplamalarını nasıl etkiler (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yemek pişirme ve dağıtım hizmetleri ihalesine ilişkin başvuruda, teknik şartnamede yer alan düzenlemeleri incelemiştir. Özellikle, Ramazan ayında iftar ve sahur yemekleri için menü değişiklikleri yapılabilmesi hususunda idareye tanınan yetkilerin belirsizliği, isteklilerin maliyet hesaplamalarını olumsuz etkileyebileceği tespit edilmiştir. İdare, özel durumlarda yemek listesinde değişiklik yapma hakkına […]

→

Radyolojik görüntüleme hizmet alımında teknik görüş alınmadan yapılan değerlendirme hukuka uygun mudur (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, “Radyolojik Görüntüleme ve Raporlama Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin yapılan itirazen şikayet başvurusunu değerlendirirken, özel uzmanlık gerektiren teknik hususların yeterince incelenmediğini tespit etmiştir. İhale makamı, başvuru sahibinin şikayetini soyut gerekçelerle reddetmiş, bu durumun 4734 sayılı Kanun’a aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Kurul, teknik görüş alınmadan tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığını belirterek, davacı […]

→

3713 sayılı Kanun’un geçici 15. maddesi kapsamında teknisyen kadrosuna atanma talebinin reddi ve hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Başvuran, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun Geçici 15. maddesi uyarınca teknisyen kadrosuna atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 15.06.2021 tarihli yazısına atıfta bulunularak, başvuranın talebinin reddedildiği belirtilmiştir. Bu yazıda, geçici 15. maddenin yalnızca 22.07.2014 ile 25.07.2016 tarihleri arasında “memur” unvanıyla atanan personeli kapsadığı ifade […]

→

Kişisel verilerin korunması gerekçesiyle bilgi edinme talebinin reddi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yaptığı bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, dolaylı yoldan şef olarak atanan bir kişinin istihdam şekli ve atanma yöntemine dair bilgi talep etmiş, ancak idare bu talebi, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği gerekçesiyle reddetmiştir. Danıştay, başvuranın talebinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu […]

→

OHAL KHK ile görevden çıkarılan kamu görevlisinin iade sonrası kayıtlarının silinmesi talebi ve hukuki değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın 679 sayılı KHK ile görevden çıkarılması ve ardından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edilmesi sürecini ele almaktadır. Başvuran, görevden çıkarılma işleminin kayıtlarının silinmesini talep etmiştir. Danıştay, KHK hükümlerine göre görevden ihraç edilen kamu görevlilerinin, görevlerine dönmelerini öngören iade KHK’larının tüm hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırdığını belirtmiştir. Bu bağlamda, başvurana […]

→

Farklı hastanelerin çelişkili sağlık raporları askeri öğrenci adayının kabul sürecini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Üniversitesi’nde (MSÜ) askeri öğrenci olabilmek için sağlık muayenesinde yaşadığı haksızlığın giderilmesini talep etmiştir. İlk muayenesi Etimesgut Devlet Hastanesi’nde “skolyoz” tanısıyla “askeri öğrenci olamaz” kararı verilmiş, itiraz üzerine GATA’da “askeri öğrenci olur” kararı alınmış, ancak Ankara Şehir Hastanesi’nde yapılan muayenede “sol pes planus” tanısıyla tekrar “askeri öğrenci olamaz” kararı verilmiştir. Bu süreçte, […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları ve pandemi tedbirleri nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, ailesinin yaşadığı yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil olabilmeleri için belirli şartların oluşmasını gerektirmektedir. İlgili mevzuat, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine […]

→

Devlet Harası yetiştirmesi atların yarışlara katılımını sınırlayan düzenleme eşitlik ilkesine aykırı mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran vekili, 2021 Yılı At Yarışları Genel Hükümleri’nin “Kısaltmalar ve Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (DHT) (b) bendinde yer alan düzenlemenin, Devlet Harası yetiştirmesi olan atların katılabileceği koşulara ilişkin sınırlamalar getirdiğini ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare, at yarışları düzenleme yetkisini 5996 sayılı Kanun ve At Yarışları Yönetmeliği çerçevesinde kullandığını, düzenlemenin bu […]

→

Hükümlülerin isteğe bağlı nakil taleplerinde ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve Covid-19 tedbirleri nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Kahramanmaraş ilinde bulunan ceza infaz kurumuna isteğe bağlı nakil talebi incelenmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, ceza infazının amacını, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak olarak belirlemektedir. Ancak, kanun ve yönetmeliklerde, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmeleri için emredici […]

→

Kamulaştırmasız el atma iddiası ve kamulaştırma bedelinin yasal faiziyle ödenmesi talebi (KDK)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) SAYI : 2021/15697-S.21.25086 BAŞVURU NO : 2021/9397 KARAR TARİHİ : 02/11/2021 RET KARARI BAŞVURUYA KONU İDARE : HATAY BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI ARSUZ BELEDİYE BAŞKANLIĞI Kamulaştırmasız el atma iddiası ve bağlantılı talepler hakkındadır. BAŞVURUNUN KONUSU : BAŞVURU TARİHİ : 11/05/2021 I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ 1. Başvuran özetle, […]

→

Hazineye ait taşınmazın fuzulen işgali ve ecrimisil talebinin tespit tarihinden geriye doğru beş yıl ile sınırlı olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, mülkiyeti Hazineye ait bir taşınmazın, davacı belediye tarafından 01/01/1998-11/06/2008 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle tahakkuk ettirilen ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin davayı değerlendirmiştir. Dava konusu ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve kesinleştiği tespit edilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, idarelerin yalnızca tespit tarihinden geriye doğru beş […]

→