5393 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca sözleşmeli personelin işe alım şartlarının 657 sayılı Kanun’dan bağımsız olarak belirlenmesi ve tazmin hükmünün mevzuata aykırılığı. (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personelin işe alım şartlarının, 657 sayılı Kanunun 4(B) maddesi kapsamındaki sözleşmeli personel için belirlenen esaslarla aynı olmadığını belirlemiştir. Bu çerçevede, 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesine göre atanan sözleşmeli programcıların yabancı dil bilgisi şartını sağlamadığı iddiasıyla yapılan tazmin hükmü, mevzuata aykırı bulunmamıştır. Sayıştay, bu […]

→

İşyeri ruhsatının intibakı talebinin süresinde yapılmaması ve faal olmayan işyerleri için geçerliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatının intibakı talebinin reddine ilişkin davanın hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, babasının vefatından sonra ruhsatın kendi adına intibakını talep etmiş, ancak başvurunun altı ay içinde yapılmadığı tespit edilmiştir. İdare Mahkemesi, ruhsatın iptali için gerekli sürelerin dolduğunu ve ruhsatın geçerliliğini koruduğunu belirterek, davacının talebini reddetmiştir. Danıştay, İdare […]

→

Sayıştay tarafından anket hizmet alımında yapılan ödemelerin hukuka aykırılığı ve kamu zararının tazmini için sorumluların yükümlülüklerinin yeniden değerlendirilmesi gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen anket hizmet alımında yapılan ödemelerin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. İlgili ihale kapsamında düzenlenen anket raporlarının birbirinin aynısı olması ve önceki yıllara ait raporlarla örtüşmesi, anketlerin fiilen yapılmadığını göstermektedir. Bu durum, yapılan ödemelerin kamu zararına yol açtığını ortaya koymuş ve toplam kamu zararı olarak belirlenen tutardan bir kısmının tahsil […]

→

Sayıştay tarafından tespit edilen kamu zararına neden olan yüksek fiyatlarla yerel gazetelerin satın alınması ve itirazların reddi üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, Büyükşehir Belediyesi’nin yerel gazeteleri rayiç bedelin üzerinde fiyatlarla satın alarak kamu zararına neden olduğunu tespit etmiştir. İtirazlarda, gazetelerin yıllık abonelik bedeli üzerinden alındığı ve bu bedelin bayi satış fiyatından yüksek olmasının dağıtım maliyetlerinden kaynaklandığı öne sürülmüştür. Ancak yapılan incelemede, belediyenin yıllık abonelik almadığı ve gazetelerin toplu olarak satın alındığı, dolayısıyla dağıtım masrafı gibi […]

→

Kira bedelinin belirlenmesinde yapılan hatalı artışların kamu zararına yol açtığı iddiasının hukuki değerlendirmesi ve sonuçları (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 8. Dairesi, 2010-2016 yılları arasında kiralanan bir atölye binasının yıllık kira bedelinin belirlenmesinde yapılan hatalı artışların kamu zararına yol açtığı iddiasını değerlendirmiştir. İlgili kira sözleşmesinde, kira artış oranının Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) yerine TEFE-TÜFE ortalamasına göre artırıldığı tespit edilmiştir. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi gereği, kamu kurumlarının işyeri kiralamalarında bu […]

→

Anonim şirketler ve yapı kooperatiflerinin isim ve adres bilgileri, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep edilebilir mi (KDK)

ÖZET: Ankara Barosu, 250.000 TL ve üstü esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz ve daha fazla olan yapı kooperatiflerinin isim ve adres bilgilerinin verilmesini talep etmiştir. Ancak, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde bu bilgilerin yayımlandığı ve herkesin erişimine açık olduğu gerekçesiyle, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca bu talep reddedilmiştir. […]

→

Engelli işçinin “çok tehlikeli” alana nakil talebinin reddi hukuka uygun mudur? (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, engelli işçi statüsündeki başvuranın, Karayolları Genel Müdürlüğü’nde çalıştığı Hekimhan Çebiç Tünel Kontrol Merkezinden Malatya Merkez 2. No’lu Asfalt Şantiye Şefliğine nakil talebi incelenmiştir. İdare, başvuranın engelli kadrosunda çalıştığını, mevcut iş yerinin sağlık açısından uygun olduğunu ve nakil talebinin reddedilmesinin gerekçelerini açıklamıştır. Nakil talep edilen yerin “Çok Tehlikeli” bir alan olması ve […]

→

İş kazası sonrası mobbing iddiası ve mobbing unsurlarının hukuki değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Savur İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde çalışırken geçirdiği iş kazası sonrası, kurum amirinin kendisine uyguladığı mobbing nedeniyle yasal işlem başlatılmasını talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın kazasının iş kazası olarak değerlendirilmediğini ve SGK’ya bildirimde bulunulmadığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın iş kazası sonrası hak arama özgürlüğü kapsamında açtığı davanın ardından, kendisine yönelik mobbing uygulandığını iddia etmesi, […]

→

Muafiyet talebinin yönetmelikte belirtilen süre içinde yapılmasına rağmen sistemde pasif öğrenci olarak görünmek muafiyetin geçerli olmasını engeller mi (KDK)

ÖZET: Bursa Uludağ Üniversitesi’nde eğitim gören başvuran, muafiyet talebinin geç yapıldığı ve sınav sonuçlarının hatalı hesaplandığı iddialarıyla Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İnceleme sonucunda, başvuranın muafiyet talebinin yönetmelikte belirtilen süre içinde yapıldığı ve muafiyet tablosunun zamanında teslim edildiği tespit edilmiştir. Ancak, başvuranın ders seçim işlemlerini zamanında gerçekleştirmemesi nedeniyle sistemde pasif öğrenci olarak göründüğü ve bu nedenle […]

→

Bilgi edinme hakkı kapsamında idarenin bilgi talebini reddetmesi ve hukuka aykırılık değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı bilgi edinme talebi üzerine yaşanan hukuki uyuşmazlık incelenmiştir. Başvuran, 08/01/2021 tarihli dilekçesiyle, idareden belirli bilgilerin verilmesini talep etmiş, ancak idare bu talebi bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirmemiştir. Bilgi edinme hakkı, bireylerin kamu kurumlarından bilgi talep etme özgürlüğünü güvence altına alan bir insan hakkıdır ve Anayasa’nın 74. […]

→

Sivas Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde mobbing iddialarının somut delil yetersizliği nedeniyle hukuka uygunluk değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sivas Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde mobbing uygulandığını iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İddiaları arasında, amirine karşı yapılan şikayetlerin ardından dilekçelerine gecikmeli cevap verilmesi, nöbet izni ve ücretinin engellenmesi gibi hususlar bulunmaktadır. Ancak yapılan incelemelerde, başvuranın iddialarına dair somut delillere ulaşılamamış ve tüm personele eşit nöbet görevi verilmesi için düzenlemeler yapıldığı […]

→

Ek ders ücreti talebi için rehber öğretmenin görevlerini fiilen yerine getirme şartı ve hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Başvuran, şube rehber öğretmeni olarak görev yaptığı döneme ait ödenmeyen ek ders ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Ancak, Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği ve Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliği uyarınca, sınıf/şube rehber öğretmeninin görev tanımı ve bu görevlerin fiilen yerine getirilmesi şartı bulunmaktadır. Başvuranın, bu görevleri yerine getirmediği tespit edilmiştir. İlgili mevzuat […]

→

Emeklilik tazminatının geç ödenmesi nedeniyle yasal faiz talebi ve kamu makamlarının gecikmelerdeki sorumluluğu (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın 2018 yılında emekli olduğu ancak emeklilik tazminatının zamanında ödenmediği ve bu nedenle yasal faiz talep ettiği hususu incelenmiştir. Başvuran, emeklilik tazminatının 01/10/2018 tarihinde ödenmesi gerekirken, 15/02/2021 tarihinde ödendiğini ve bu süreçte yasal faizin de ödenmesini talep etmiştir. Danıştay, kamu makamlarının geri ödemelerindeki gecikmelerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları çerçevesinde […]

→

Kamu Kurumlarının Kira Sözleşmelerinde Tahliye Talebinin Adli Yargıda Görülmesi Gerekliliği ve 2886 Sayılı Kanun’un Uygulanabilirliği Sorunu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir taşınmazın fuzuli işgali nedeniyle yapılan tahliye işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Dava, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca tahliye talebiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 339. maddesi gereğince, kamu kurumlarının kira sözleşmelerinin özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu belirterek, davacı ile […]

→

Feragat beyanının irade bozukluğu nedeniyle geçersiz sayılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacı Turistik Tesisler İşletmeleri A.Ş.’nin, belediyeye ait taşınmazın işgali nedeniyle düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine itirazının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine, feragat beyanının geçerliliğini incelemiştir. Dava sürecinde, davacının 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma için feragat ettiğini belirtmesine rağmen, bu feragatin sehven yapıldığı ve aslında davanın lehine sonuçlandığı gerekçesiyle feragat iradesinin […]

→