Vekalet ücreti ödemelerinde asilde aranan şartları taşımayan personel ve muhasebe yetkilisinin imza eksiklikleri nedeniyle kamu zararı oluşması (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, boş bulunan basın yayın ve halkla ilişkiler müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan personelin, asilde aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle vekalet ücreti ödemesi sonucu kamu zararı oluştuğu belirtilmiştir. İlamda, muhasebe yetkilisinin, ödeme emri belgeleri ekindeki imza eksikliklerinden sorumlu tutulduğu ifade edilmiştir. 5018 sayılı Kanunun 61. maddesi gereği, muhasebe yetkilisinin, ödeme aşamasında belgelerin eksiksiz ve doğru […]

→

İl Özel İdaresi’nin yiyecek yardımı uygulamasının 657 sayılı Kanun ve yönetmeliklere aykırılığı ve kamu zararının tazmini değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: İl Özel İdaresi’nde yapılan yiyecek yardımı uygulaması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı bulunmuştur. Yönetmelik, yiyecek yardımının yalnızca yemek verme şeklinde yapılabileceğini ve nakit veya para temsili araçlarla (ticket gibi) sağlanamayacağını belirtmektedir. Bu nedenle, yemek yardımı olarak yapılan ödemelerin mevzuatta öngörülmeyen bir ödeme mahiyetinde olduğu tespit edilmiştir. Kamu zararının tazminiyle […]

→

İl Özel İdaresi personeline yiyecek yardımının para temsili araçlarla yapılmasının mevzuata aykırılığı ve kamu zararının tazmini sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, İl Özel İdaresi personeline yiyecek yardımının, yemek verme yerine para temsili araçlar (ticket) ile yapılmasının mevzuata aykırı olduğu belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve buna dayanan Yiyecek Yardımı Yönetmeliği, yiyecek yardımının yalnızca yemek verme şeklinde yapılabileceğini ve nakit ya da para temsili araçlarla sağlanamayacağını açıkça düzenlemektedir. Bu nedenle, yapılan ödemelerin tamamı […]

→
onecikan-yargitay

Yargıtay, fazla mesai alacaklarının hesaplanmasında mahkemenin ek ödemeleri dikkate almadığına dair hatalı değerlendirmesinin sonuçları üzerine yeniden inceleme kararı vermiştir (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay, davacının fazla mesai alacaklarının hesaplanmasında mahkemenin yaptığı değerlendirmelerin hatalı olduğunu belirlemiştir. Davacı, çalıştığı dönemdeki toplu iş sözleşmesine dayanarak, fazla mesai ücretinin ödenmediğini iddia etmiş ve bu alacakların tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, yapılan ödemelerin zamanaşımına uğradığını ve bordrolarda belirtilen ek ödemelerin mahsubunun gerekip gerekmediğini savunmuştur. Mahkeme, davacının alacaklarının bir kısmını kabul ederken, ek […]

→

Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin üst sınırı aşması ve kamu zararı nedeniyle Belediye Başkanı’nın sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 29.03.2016 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 4688 sayılı Kanunla belirlenen üst sınırı aştığını ve bu durumun kamu zararı oluşturduğunu tespit etmiştir. İlamda, sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı’nın bu zarardan münferiden sorumlu olduğuna hükmedilmiştir. Ayrıca, ödeme emri belgeleriyle ilgili hatalı kişilerin sorumlu tutulduğu ve bu belgelerdeki hataların sorumluluk dağıtımında esas alındığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, […]

→

Vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımaması nedeniyle vekalet ücreti ödenmesinin hukuka aykırılığı ve kamu zararı oluşumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, vekaleten atanan bir personelin asilde aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle vekalet ücreti ödenmesi sonucu kamu zararı oluştuğu tespit edilmiştir. İlgili personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68. maddesinde belirtilen asgari hizmet süresi şartını, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 7. maddesinde öngörülen eğitim ve deneyim şartlarını taşımadığı belirlenmiştir. […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinde kamu zararından harcama yetkilileri değil, sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı’nın sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, sosyal denge tazminatı ödemeleriyle ilgili olarak kamu zararının oluşumuna dair sorumluluk dağıtımını incelemektedir. İlgili sözleşmenin akdedilmesi sırasında harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı, yalnızca ödeme emri belgeleri üzerinde imzalarının bulunmasının yeterli olmadığı belirtilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33. maddeleri çerçevesinde, bu kamu görevlileri ile sözleşme hükümlerindeki mevzuat aykırılığı arasında uygun […]

→

Vekalet ücreti ödemelerinin 657 sayılı Kanun’a aykırılığı ve kamu zararı iddiasıyla muhasebe yetkilisinin sorumluluğu değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay’ın 153 sayılı İlamında, çevre koruma ve kontrol müdürlüğü kadrosuna vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle vekalet ücreti ödenmesi sonucu kamu zararı oluştuğu iddia edilmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, bu ödemelerin kamu zararı oluşturmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, muhasebe yetkilisinin imza eksikliklerinden dolayı sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İlamda belirtilen vekalet ücreti ödemeleri, 657 sayılı […]

→

İdarenin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü ve adil yargılanma hakkının ihlali değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Çarşı ve Mahalle Bekçiliği sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin mahkeme kararının iptal edilmesi ve yeniden sınava alınması talebi ele alınmıştır. Başvuran, Ankara 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın derhal uygulanmasını istemiştir. İlgili idare, mahkeme kararının gereğini yerine getirmekte gecikmiş ve bu durum başvuranın adil yargılanma hakkını ihlal etmiştir. Kararda, idarenin […]

→

İnfaz ve koruma memurluğu için sağlık şartlarının değerlendirilmesi ve atamanın iptali üzerine hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, infaz ve koruma memurluğu için gerekli sağlık şartlarının değerlendirilmesi üzerine bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Başvuran, infaz koruma memurluğu sınavını kazanmasına rağmen, sağlık raporundaki “ince görme gerektiren işlerde çalışması uygun değildir” ifadesi nedeniyle atamasının iptal edildiğini iddia etmiştir. İdare, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin ilgili maddesine dayanarak, infaz ve […]

→

İnfaz ve koruma memurluğu atamasının göz sağlığı gerekçesiyle iptali ve idarenin hukuki değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, infaz ve koruma memurluğu sınavını kazanmasına rağmen, göz değerlerinin yüksek olması gerekçesiyle atamasının iptal edildiğini iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. İdare, başvuranın sağlık raporlarına dayanarak, infaz ve koruma memuru olarak görev yapabilmesi için gerekli olan görme şartlarını taşımadığını belirtmiştir. Sağ göz görmesinin zayıf olması ve ince görme gerektiren işlerde çalışmasının uygun olmaması […]

→

Sendika izni kullanan memurun fazla mesai ücreti talebi ve hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Danıştay, başvuranın sendika yöneticisi olarak kullandığı izin günleri için fazla mesai ücreti talebinin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. Fazla çalışmanın, memurun normal çalışma saatleri dışında fiilen gerçekleştirdiği görevler üzerinden hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın, sendika izni kullandığı günlerde fiilen çalışmadığı için, bu günler üzerinden fazla mesai ücreti talep etmesinin hukuken geçerli olmadığı ifade edilmiştir. İdarenin, başvuranın […]

→

Sendika izni kullanan memurun fiilen çalışmadığı günler için fazla mesai ücreti talep edemeyeceği değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Danıştay, sendika yöneticisi olan başvuranın, sendika izni kullandığı günler için fazla mesai ücreti talep etmediğini, ancak bu iznin çalışma süresinden düşürülmesi gerektiğini iddia ettiğini belirtmiştir. Başvuranın, sendika izni verilen günlerde fiilen çalışmadığı için fazla mesai ücreti talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını vurgulamıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşüne göre, fazla çalışma ücreti, yalnızca memurun normal […]

→

Görev süresi uzatımında yönetmelik değişikliğinin mevcut statüye uygulanabilirliği ve idarenin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Dışişleri Bakanlığı’nda ateşe yardımcısı olarak görev süresinin uzatılması talebine ilişkindir. Başvuran, görev süresinin 3 yıldan 4 yıla çıkarılmasına rağmen, idare tarafından eski düzenlemeye göre 3 yıl olarak belirlenmesini hukuka aykırı bulmaktadır. İdare, atama işleminin 1 Mart 2011 tarihli yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını ve bu nedenle görev süresinin 3 yıl olarak belirlendiğini […]

→

Sözleşmeli personelin disiplin cezası almadan geçirdiği sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınıp alınamayacağı (KDK)

ÖZET: Başvuran, sekiz yıl boyunca disiplin cezası almadığını belirterek kademe ilerlemesi talep etmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başvuranın sözleşmeli personel olarak geçirdiği sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınamayacağını savunmuştur. Ancak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin emsal kararında, 4/B statüsündeki personelin disiplin mevzuatına tabi olduğu ve disiplin cezası almayan sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınabileceği ifade edilmiştir. Danıştay, başvuranın […]

→