Taşınmaz alımında kamu zararından harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu ve diğer kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılması gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2011 yılında gerçekleştirilen bir taşınmaz alımında, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin toplam … TL kamu zararından sorumlu tutulmasına karar vermiştir. Gerçekleştirme görevlisi, bu süreçte kendisinin yalnızca ödeme belgelerini düzenlemekle görevli olduğunu, bina alımında fiyatlandırma ve değer tespiti gibi konularda hiçbir yetki ve sorumluluğu olmadığını savunmuştur. 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay kararlarına atıfta bulunarak, […]

→

Kamu zararı oluşumunda harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu nasıl belirlenir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 253 sayılı ilamda, … Bölge Müdürlüğü tarafından satın alınan taşınmaz için yapılan ödemelerin, 4734 sayılı Kanun’un 22/e maddesine aykırı olarak, kullanılmayan demirbaşlar ve yapılmayan tadilatlar için yapılması nedeniyle kamu zararı oluşturduğuna hükmetmiştir. Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi, kamu zararından sorumlu tutulmuş, bu süreçte harcama yetkilisinin görevini kötüye kullanmadığı ve sürecin diğer kamu kurumları […]

→

Sosyal Denge Sözleşmesi’nde ek protokollerle tavan tutarların değiştirilmesi ve kamu zararının tazmini için hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay 5. Dairesi, 197 sayılı İlamın 1. maddesiyle, … Belediye Başkanlığı ile …-SEN arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi’nde belirlenen tavan tutarların, mevzuata aykırı olarak ek protokollerle değiştirilmesi sonucunda oluşan kamu zararının tazminine hükmetmiştir. Temyiz Kurulu, bu tazmin hükmünü tasdik etmiştir. Harcama yetkilisi … (… Müdürü) tarafından yapılan karar düzeltme talebinde, sözleşme hükümlerinin değişikliğinin yeni […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinde yasal üst sınırın aşılması ve muhasebe yetkilisinin sorumluluğu üzerine hukuki değerlendirme (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sosyal denge tazminatı ödemeleri ile ilgili olarak yasayla belirlenen üst sınırın aşılması durumunu ele almaktadır. İlgili hüküm, sorumlulukta muhasebe yetkilisi sıfatıyla iştirak eden bir kişinin başvurusu üzerine, 05.02.2020 tarihli Temyiz Kurulu İlamı ile bozulmuştur. Bu bağlamda, sorumlu kişinin itirazı üzerine Kurul tarafından herhangi bir işlem yapılmayacağı belirtilmiştir. Kararda, benzer nitelikteki dosyanın […]

→

Yabancı ülkede düzenlenen kalite belgelerinin Türk Akreditasyon Kurumu teyidi olmadan sunulması mevzuata aykırılık teşkil eder mi (KİK)

ÖZET: Kamu İhale Kurulu, kalite ve standarda ilişkin belgelerin sunuluş şekli ile ilgili önemli bir tespitte bulunmuştur. İlgili mevzuata göre, yabancı ülkede düzenlenen belgelerin, Türk Akreditasyon Kurumundan alınan teyit yazısı ile birlikte sunulması durumunda tasdik işleminden muaf olacağı belirtilmiştir. Ancak, dava konusu ihalede sunulan belgelerin, akredite belgelendirme kuruluşları tarafından düzenlenmediği ve Türk Akreditasyon Kurumundan teyit […]

→

Mülakat puanının hesaplanmasında idarenin takdir yetkisi nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen mülakatın iptal edilmesi veya mülakat puanının hakkaniyetli bir şekilde hesaplanarak atamasının yapılmasını talep etmiştir. İdare, mülakatın mevzuata uygun yapıldığını, başvuranın siyasi sorulara yanıt veremediğini ve bu nedenle sıfır puan aldığını, mesleki sorularda ise başarılı olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın atanmaya esas başarı puanı 60,24 […]

→

Sağlık mazereti nedeniyle atama talebi idare tarafından dikkate alınmalı mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, sağlık durumu nedeniyle bulunduğu ilde tedavi olamayacağını belirterek, tedavisinin yapılabileceği bir ile atanma talebinde bulunmuştur. İdare, 663 sayılı KHK’nın ilgili maddesine dayanarak, yalnızca eş durumu mazeretinin nakil sebebi olabileceğini ve sağlık mazeretinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ifade etmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, sağlık hakkının korunması ve insan haklarına saygı gereği, sağlık mazeretinin dikkate alınması […]

→

Asgari ücret destek tutarlarının hakedişlerden kesilmemesi kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, bir belediyeye ihale edilen işte yüklenicinin yararlandığı asgari ücret destek tutarlarının hakedişlerden kesilmediği tespit edilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 75’inci maddesi uyarınca, işverenlerin yararlandıkları destek tutarlarının hakedişlerden kesilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, 2016/4 sayılı Genelge çerçevesinde, en son hakedişin ödenmesinde önceki hakedişlerden kesilmeyen destek tutarlarının emanet hesaplarına […]

→

Aile birliği mazeretiyle tayin talebinde sosyal güvenlik primi şartı nasıl uygulanır (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın aile birliği mazeretiyle tayin talebinin reddedilmesi üzerine yaptığı başvuruyu değerlendirirken, Sağlık Bakanlığı’nın 16/01/2020 tarihli duyurusuna dikkat çekmiştir. Bu duyuruda, eşlerin görev yeri değişikliği taleplerinde kıdem şartının kaldırıldığı ve eşi kamu görevlisi olmayan stratejik personelin aile birliği mazeretine bağlı tayin talebinde bulunabilmesi için gereken sosyal güvenlik primi şartının son beş yıl […]

→

İntihal tespiti sonrası öğretim üyesinin notlandırma yetkisi akademik etik ve disiplin yönetmeliği çerçevesinde nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde tezsiz yüksek lisans öğrencisi olan başvuran, Kadın ve Edebiyat dersinde aldığı final notunun intihal nedeniyle 1 olarak belirlenmesine itiraz etmiştir. Başvuran, bütünleme ödevi için kendisine örnek bir ödev verilmesine rağmen, teslim ettiği ödevin örnekle ciddi benzerlikler taşıdığını ve bu nedenle notunun yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Yapılan incelemelerde, başvuranın final ödevinin […]

→

Disiplin cezası bulunan hükümlünün nakil talebi 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereği reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Bandırma 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, ailesinin ikamet ettiği Ordu iline yakın bir kuruma nakil talebi, disiplin cezası nedeniyle reddedilmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi gereği, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil talep edebilmeleri için iyi hal göstermeleri ve disiplin cezası almamış olmaları […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile ikametgahı ve ulaşım olanakları dikkate alınmalı mı (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza infazının temel amacı, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlenmesini önlemek olarak belirlenmiştir. Hükümlünün ceza infazı sürecinde, yakınlarıyla olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Hükümlülerin, ailelerine yakın ceza infaz kurumlarında barındırılmaları, hem ceza infazının amacına ulaşılması hem de aile bağlarının korunması açısından kritik bir unsur […]

→

Eğitim hakkı nedeniyle ceza infaz kurumları arasında nakil talebi hangi şartlarda kabul edilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünü kazanarak eğitim gerekçesiyle İzmir’deki ceza infaz kurumlarına nakil talebinde bulunmuştur. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, hükümlülerin eğitim nedeniyle başka ceza infaz kurumlarına naklini zorunlu kılmamaktadır. Nakil işlemleri için belirlenen şartlar arasında, istekte bulunulan kurumda boş yer bulunması ve nakil talep eden […]

→

İstanbul içi tayinde yolluk ödemesi talebinin memuriyet mahalli içinde kalma gerekçesiyle reddi hukuka uygun olur mu (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın İstanbul’daki tayinine ilişkin yolluk ödemesi talebini değerlendirmiştir. Başvuran, Arnavutköy’deki Tolga Eti Ortaokulundan Gaziosmanpaşa’daki Gazikent Ortaokuluna tayin olmuş, ancak yolluk ödemesi talebi Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, yer değişikliğinin memuriyet mahalli içinde kaldığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Kurum, 6245 sayılı Harcırah Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde yaptığı incelemede, başvuranın her iki okulun da İstanbul […]

→

Acil tıp teknisyeninin şehir dışı görevlerde fazla çalışma ücretinin ödenmemesi hukuka uygun olur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Antalya 112 Başhekimliğine bağlı Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda Acil Tıp Teknisyeni olarak görev yaparken, şehir dışına yaptığı görevler nedeniyle fazla çalışma yaptığını ve bu çalışmalara ilişkin sosyal ve mali haklarının ödenmediğini iddia etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirirken, Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümlerine atıfta bulunmuş, memurların haftalık çalışma […]

→