Emniyet amirinin terfi etmeme kararında liyakat ölçütlerinin eşit ve objektif uygulanmaması nedeniyle idare mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir emniyet amirinin terfi etmemesine ilişkin idare mahkemesi kararını temyiz incelemesi sonucunda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde hukuka uygun bulmuştur. Davacı, 2015 yılı terfi döneminde terfi ettirilmemesi üzerine Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptalini istemiştir. İdare Mahkemesi, davacının performans puanlarının ve disiplin durumunun terfi için yeterli olduğunu, ancak […]

→

Disiplin soruşturmalarında tarafsızlık ilkesinin önemi ve disiplin cezasının hukuka uygunluğu değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Bu karar, davacının Muğla ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görev yaptığı dönemde “görev sırasında uyumak” fiilinden dolayı disiplin cezasına çarptırılmasına ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, hakkında düzenlenen raporun tarafsız bir soruşturmacı tarafından incelenmediğini ve disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Danıştay, disiplin cezalarının kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi açısından önemli olduğunu vurgulayarak, […]

→

Mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlal edilen adayın sözlü sınava alınması zorunlu mu (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın 28. Dönem POMEM giriş sınavı sonuçlarına itirazı üzerine, Ankara 23. İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, mahkeme kararının gereği olarak sözlü sınava alınmayı talep etmekte, ancak idare, mülakat aşamasının iptal edilmesi nedeniyle bu talebi yerine getiremeyeceğini belirtmektedir. İdare, her […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi şartlar altında değerlendirilebilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin temel amaç, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlemesini engellemektir. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Ancak, 5275 sayılı Kanun, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine […]

→

Aile birliği mazeretiyle tayin taleplerinde hizmet ihtiyaçları ve kurumlar arası koordinasyon nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın aile birliği mazeretiyle eşinin çalıştığı Fethiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne tayin talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, Seydikemer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde çalışmakta olup, eşi Fethiye İlçesinde vaiz olarak görev yapmaktadır. İdare, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın eşinin Seydikemer İlçesine tayinini uygun gördüğünü belirtmesine rağmen, başvuranın talebinin mevzuat gereği yerine getirilemeyeceğini ifade etmiştir. […]

→

Memurluktan istifa edenlerin yeniden atanabilmesi için boş kadro şartı ve 2828 sayılı Kanun’un istihdam hakkı sınırlaması nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2828 sayılı Kanun kapsamında atandığı Eskişehir Sarıcakaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevine dönmek istemiş, ancak istifa etmesi nedeniyle talebi reddedilmiştir. İdare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi gereğince, memurluktan kendi isteğiyle ayrılanların yeniden atanabilmesi için boş kadro bulunması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, 2022 yılı için yapılan atama izni kapsamında açık kadro bulunmadığı ve […]

→

OHAL döneminde ihraç edilen memurun göreve iade sonrası geçmiş yıllara ait izin hakları kullandırılabilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın OHAL döneminde ihraç edilip, göreve iade edilmesinin ardından geçmiş yıllara ait yıllık izinlerinin kullandırılmasını talep ettiği belirtilmektedir. Sağlık Bakanlığı, bu taleple ilgili olarak, Devlet Memurları Kanunu’nun 103. maddesine atıfta bulunarak, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşeceğini ifade etmiştir. Kararda, 7075 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddesi uyarınca, kamu görevinden çıkarılma […]

→

Sözlü sınavlarda nesnel kriterlere dayalı puanlama yapılması hukuka uygunluk açısından nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kars Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu tarafından yapılan sözlü sınavlarda başarısız sayıldığını ve bu duruma itiraz ettiğini belirtmektedir. İlk sınavda 60 puan almasının ardından, üç kez daha sınava girmiş ve en son 21.03.2022 tarihinde yapılan sınavda 57 puan almıştır. Başvuran, sınavda bir sorunun cevap anahtarının hatalı olduğunu, diğer bir sorudan puan […]

→

Disiplin cezası sürecinde sendika temsilcisinin bulunmaması ve itirazın yanlış kurula yapılması belirlilik ilkesini ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, sosyal medyada yaptığı bir paylaşım nedeniyle Tire Belediye Başkanlığı tarafından verilen kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. Danıştay, disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan “belirlilik” ilkesine vurgu yapmıştır. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olması gerekmektedir. Başvuranın durumunda, disiplin cezasının verilmesi sürecinde usul […]

→

Vergi denetmenliği süresinin vergi müfettişliği olarak sayılması talebi 646 sayılı KHK kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararı, başvuranın Vergi Denetmenliği kadrosunda geçirdiği sürelerin Vergi Müfettişi olarak sayılmasına ilişkin talebinin reddine dayanıyor. Başvuran, 646 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği tarihte Vergi Denetmeni kadrosunda bulunmadığı için, 178 sayılı KHK’nın Geçici 12. maddesi gereğince Vergi Müfettişi kadrosuna atanmış sayılmasının mümkün olmadığını belirtmektedir. Başvuranın geçmiş hizmet sürelerinin Vergi Müfettişliği kapsamında değerlendirilmesi talebi, yasal düzenlemeler […]

→

İşsizlik ödeneği miktarının hesaplanmasında kısa çalışma ödeneği hak sahipliğinin etkisi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne yönelik işsizlik ödeneği miktarına itiraz eden bir birey tarafından yapılmıştır. Başvuran, 19 Kasım 2021 tarihinde haksız fesih nedeniyle işten çıkarıldığını, aldığı işsizlik ödeneğinin 1.317,13 TL olduğunu ve bu tutarın 2021 yılı asgari işsizlik ödeneği miktarının altında kaldığını belirtmiştir. Ayrıca, 2022 yılında enflasyon oranında bir artış olmamasının adaletsizlik oluşturduğunu […]

→

Taşımacıların güzergâh haklarının belirlenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuruda, Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama ve Raylı Sistemler Daire Başkanlığı’na bağlı olarak toplu taşıma hizmeti veren Nakliye Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti., taşımacıların güzergâhlarının (kalkış-varış ve ara durak) belirlenmemesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını ifade etmiştir. İlgili idarenin, taşıma yetki belgelerinde bu bilgilerin yer almadığını ve bu durumun denetim süreçlerini zorlaştırdığını belirtmiştir. Ayrıca, idarenin […]

→

Covid-19 temaslısı memurun istirahat raporu idari izin kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, PTT Genel Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalışmakta ve Covid-19 temaslısı olduğu için aldığı istirahat raporu nedeniyle idari izinli sayılmadığını, bu nedenle mali haklarının düzenlenmesini talep etmektedir. İdare, istirahat raporunu iş göremezlik raporu olarak değerlendirerek, başvuranın ikramiyesinden kesinti yapılmasını sağlamıştır. Uyuşmazlık, bu istirahat raporunun Covid-19 tedbirleri çerçevesinde idari izin kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği üzerinedir. Kamu Denetçiliği […]

→

Girişimcilik destek başvurusunda eğitim belgesinin geçerlilik süresinin sona ermesi nedeniyle yaşanan uyuşmazlık (KDK)

ÖZET: Başvuru sahibi, 2016 yılında tamamladığı girişimcilik kursuna ait belgenin süresiz olduğunu iddia ederek, KOSGEB’den hibe desteği talep etmiştir. Ancak, KOSGEB, bu belgenin geçerlilik süresinin 01/01/2021 tarihinde sona erdiğini belirterek başvuruyu reddetmiştir. İdare, başvuru sahibine, eğitim belgesinin geçerliliğinin sona erdiği ve bu nedenle destek programına başvurusunun sistem tarafından engellendiği konusunda bilgi vermiştir. KOSGEB, 31.12.2020 tarihinden […]

→

Kaynak sularına belediyelerce özel işaret konulması halinde kaynak suları harcının alınması, bu yönde bir denetim söz konusu değilse sözü edilen harcın alınmaması gerektiği (ÇŞB)

ÖZET: Kaynak sularının harcıyla ilgili olarak, belediyelerin özel işaret koyması durumunda bu harcın alınması gerektiği, ancak denetim yapılmadığı takdirde harcın tahsil edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın görüşüne göre, kaynak sularının denetimi Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Bu bağlamda, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na göre, özel kaplara doldurulup satılan kaynak sularının hangi […]

→