Emeklilik işleminin 5. dereceden 1. dereceye düzeltilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na yaptığı başvuruda, 5. derece Ambar Memuru kadrosundan emekli olduğunu, ancak emeklilik işlemlerinin 1. derece olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini iddia ederek, bu durumun düzeltilmesini talep etmiştir. Başvuru, 29 Temmuz 2019 tarihinde yapılmış olup, başvuranın eğitim durumu ve terfi işlemleri göz önünde bulundurularak, emeklilik işleminin hukuka aykırı olduğunu öne sürmüştür. […]

→

Meslek kodu değişikliği talebi için hukuki ve makul gerekçe nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde temizlik görevlisi olarak işe başlamış, daha sonra havuz suyu operatörü olarak çalıştığını iddia ederek meslek kodunun değiştirilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın temizlik personeli olarak istihdam edildiğini ve SGK’ya bildirilen meslek kodunun bu doğrultuda olduğunu belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, meslek kodunun değiştirilmesi için yeterli hukuki […]

→

Görev yeri değişikliği idarenin takdir yetkisi kapsamında hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kocaeli Üniversitesi’nde Havacılık Yönetimi bölümünde görev yapmakta iken, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde görevlendirilmesi gerektiğini iddia ederek, maddi ve manevi kayıplarının giderilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın mevcut görevine devam ettiğini ve Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesindeki geçici görevlendirmesinin sona erdiğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda, idarenin başvurana yönelik uygulanan işlemin hukuka […]

→

Meslek kodunun değiştirilmesi için yeterli belge sunulmaması mevzuata uygun mudur (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın Kilis Devlet Hastanesi’nde temizlik personeli olarak istihdam edilmesi ve meslek kodunun “temizlik personeli” olarak belirlenmesi talebini değerlendirmiştir. Başvuran, daha önce bilgi işlemde çalıştığını iddia etmesine rağmen, SGK’ya yapılan bildirimlerde meslek kodunun Temizlik Görevlisi (9112.13) olarak kaydedildiği ve bu durumun 696 ve 375 sayılı KHK’ya uygun olduğu belirlenmiştir. Başvuranın talebinin reddedilmesinin […]

→

Emlak vergisi muafiyeti talebinin değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2016 yılında memuriyetten ihraç edilmesinin ardından iş bulmakta zorluk çektiğini ve bu süreçte emlak vergisini ödeyemediğini ifade ederek Atakum Belediyesi’ne başvuruda bulunmuş, ancak talebi reddedilmiştir. Başvurusunda, 2016 ile 2019 yılları arasında işsiz kaldığı için emlak vergisi muafiyeti talep eden başvuran, ilgili idarenin bu talebi kabul etmemesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Atakum Belediyesi, […]

→

667 sayılı KHK kapsamında iptal edilen çalışma izninin gerekçesiz bırakılması hukuki denetim açısından sorun teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan bir kurumda öğretmen olarak çalışırken çalışma izninin iptal edilmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiş ve iptal kararının dayanağına ilişkin bilgi talep etmiştir. Anayasa’nın 42. maddesi gereğince eğitim ve öğretim, devletin denetimi altında olup, özel öğretim kurumlarının çalışma izinleri valilikler tarafından düzenlenmektedir. Çalışma hakkı, Anayasa ve uluslararası insan hakları metinlerinde […]

→

Kadro derecesi değişen memurun hususi damgalı pasaport hakkı korunabilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, daha önce 3. derece kadroda çalışırken hususi damgalı pasaport alma hakkı kazanmış, ancak 9. derece kadroya atanmasının ardından bu hakkın iptal edilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Danıştay, hususi damgalı pasaportların yalnızca 1., 2. ve 3. derece kadrolarda görev yapan memurlara verilebileceğini belirtmiş, başvuranın 9. derece kadroda çalıştığı için bu haktan yararlanamayacağını ifade etmiştir. Ayrıca, […]

→

Sözleşme süreleri sona erdikten sonra sunulan hizmetler için ödemelerin yapılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Bilgi Teknolojileri Ticaret A.Ş. tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı ile imzalanan iki sözleşme kapsamında, sözleşme süreleri sona erdikten sonra sunulan hizmetlerin karşılığında ödenmesi talebini içermektedir. Başvuran, ilk sözleşmenin 15/02/2016 tarihinde imzalandığını ve 11 ay süresince yürütüldüğünü, ancak Bakanlık ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin talepleri doğrultusunda 14 ay boyunca hizmet vermeye devam ettiğini belirtmiştir. İkinci […]

→

Akaryakıt istasyonunun satış işleminin iptali talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından gerçekleştirilen bir akaryakıt istasyonu satışının iptali talebine ilişkindir. Başvuran, müvekkillerinin %42 hissedarı olduğu … Mühendislik Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait İstanbul Bakırköy’deki akaryakıt istasyonunun, 15/11/2018 tarihinde 65.000.000 TL bedelle Bordo Mavi Enerji Elektrik Üretim Ticaret A.Ş.’ye satıldığını belirtmekte ve bu satışın iptali için TMSF’ye ihtar […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi doluluk oranları dışında hangi sosyal faktörler dikkate alınmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde, idarenin sadece cezaevi kapasitesini değil, aynı zamanda hükümlünün ailevi durumunu ve ziyaret koşullarını da göz önünde bulundurması gerektiğini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin nakil taleplerinin kabul edilebilmesi için belirli şartlar öngörse de, bu şartların uygulanabilirliğinin ve hükümlünün talep ettiği kurumların durumunun dikkate […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile ziyaret imkanlarının değerlendirilmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanmasının önemi vurgulanmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını yalnızca cezanın sürekliliği değil, aynı zamanda hükümlünün topluma yeniden kazandırılması olarak belirlemektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan iletişimlerinin sürdürülmesi, onların rehabilitasyonu ve topluma entegrasyonu açısından kritik bir rol oynamaktadır. […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi ve aile ziyareti imkanları nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecindeki sosyal rehabilitasyonuna ve aile bağlarının korunmasına yönelik hukuki değerlendirmeler yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak olarak belirlemektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. […]

→

Ceza infaz kurumuna nakil taleplerinin doluluk oranları nedeniyle reddi aile hayatına saygı hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin korunmasının önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını yalnızca cezanın çekilmesi olarak değil, aynı zamanda hükümlünün yeniden topluma kazandırılması olarak tanımlamaktadır. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Başvuranın, ailesinin […]

→

Sağlık kurulu raporunun tedavi öncesi alınmaması ortodontik tedavi giderlerinin karşılanmasını etkiler mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, kızı için ortodontik tedavi amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından istenen sağlık kurulu raporunu almak üzere Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başvurmuş, ancak raporun onay makamı olan Dekan tarafından imzalanmadığını belirtmiştir. İdare, sağlık kurulu raporunun resmi nitelik taşımadığını ve başvuranın kızı için ortodontik tedaviye 27/02/2019 tarihinde özel bir poliklinikte başladığını ifade etmiştir. Sosyal […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile ziyaret hakları dikkate alınmalı mıdır (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, ceza infazının temel amacının hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması olduğu vurgulanmaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereği, ceza infazı yalnızca cezanın sürekliliğini sağlamakla kalmayıp, hükümlünün topluma yeniden entegre edilmesi için de önem taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olarak değerlendirilmektedir. […]

→