İdarelerin mahkeme kararlarını ödenek yetersizliği gerekçesiyle geciktirmesi mülkiyet hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın mahkeme ilamına dayalı alacaklarının ödenmemesi nedeniyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesi talebine ilişkindir. İdarelerin, bağımsız mahkemelerce verilen kararları uygulama yükümlülüğü Anayasa’nın 138. maddesiyle belirlenmiştir. İdare, mahkeme kararlarını geciktiremez ve bu yükümlülükten kaçınamaz. Başvuranın alacağı, idare tarafından ödenek yetersizliği gerekçesiyle ödenmemiştir. Ancak, bu durum, hüküm altına alınmış bir borcun ödenmemesi için geçerli bir gerekçe […]

→

Ücretli öğretmenlik dönemine ilişkin sigorta primlerinin tescil edilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Tekirdağ İli Saray İlçesi Güngörmez Köyü İlköğretim Okulu’nda 1999-2000 yılları arasında ücretli öğretmenlik yapmış, ancak bu döneme ait hizmet kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumu’nda eksik olduğunu belirtmiştir. Başvuru, bu hizmetlerin tescil edilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebiyle yapılmıştır. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü, başvuranın belirtilen tarihlerde ücretli öğretmenlik yaptığını doğrulamış, ancak sigorta primlerinin bildirilip bildirilmediğine […]

→

Ücretli öğretmenlik dönemlerine ilişkin hizmet tescilinin yapılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 1997-2000 yılları arasında Ankara’daki bir İmam Hatip Ortaokulu ve İlköğretim Okulunda ücretli öğretmen olarak çalıştığını, ancak bu dönemlere ait hizmet kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumu’nda eksik olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, başvuran, hizmetlerinin tescil edilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmuştur. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü, başvuranın ücretli öğretmenlik yaptığına dair belgeleri sunarak idari süreçteki eksiklikleri […]

→

Sosyal yardım başvurularının reddinde idarenin takdir yetkisi belirlilik ilkesine aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, sosyal yardım başvurularının reddedilmesi üzerine, bu taleplerinin ilk başvuru tarihinden itibaren karşılanmasını istemektedir. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan “belirlilik” ilkesi, yasal düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olmasını gerektirir. Bu ilke, bireylerin hangi hukuksal yaptırımlarla karşılaşacaklarını öngörebilmeleri için önemlidir. İdarenin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlemler alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, […]

→

Engelli personelin yer değişikliği talebi disiplin soruşturması nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, engellilik durumu nedeniyle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne tayin talep etmiştir. İdare, başvuranın Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda görev yaptığını, disiplin soruşturması nedeniyle Bursa H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geçici olarak görevlendirildiğini ve bu süreçte başvuranın yer değiştirme talebinin Adalet Bakanlığı’nın yönetmelik hükümleri gereği reddedildiğini belirtmiştir. Ayrıca, her iki kurumda da […]

→

Kurumlar arası nakil talebinde idarenin takdir yetkisi hangi kriterlere dayanarak kullanılır (KDK)

ÖZET: Başvuran, engelli kadrosunda çalıştığı Karaman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan, daha hafif bir iş ortamına naklen atanma talebinde bulunmuştur. Karaman Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi, atamanın uygun olduğuna karar vermesine rağmen, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu ve naklen atanacağı görevin yükselme niteliğinde olmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. 657 […]

→

Öğretim elemanlarının memuriyet öncesi sigortalı hizmet süreleri terfi ve intibak işlemlerinde dikkate alınabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Fırat Üniversitesi’nde çalışan bir öğretim elemanının, memuriyet öncesi sigortalı hizmet sürelerinin değerlendirilmesi talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, 657 sayılı Kanunun 36. maddesi çerçevesinde hizmet birleştirme, terfi ve intibak işlemlerinin yapılmasını istemiştir. Ancak, 2914 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na göre, öğretim elemanlarının başlangıç derecelerinin ve terfi süreçlerinin belirlenmesinde 657 sayılı Kanun hükümlerinin kıyasen uygulanamayacağına hükmedilmiştir. Danıştay […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi şartlarda reddedilebilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, ailesinin yaşadığı yere yakın bir kuruma nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacı taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. 5275 sayılı […]

→

Eğitim nedeniyle ceza infaz kurumuna nakil talebi, doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, eğitimine devam edebilmek ve ailesine yakın olmak amacıyla Ankara’da uygun bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza infazının temel amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanmasıdır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi ve eğitimlerine devam etmeleri infaz rejiminin önemli bir parçasıdır. Ancak, 5275 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler, eğitim […]

→

İl sağlık müdürlerinin takdir yetkisi geçici görevlendirmelerde kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 180 km uzaklıktaki bir kuruma geçici görevlendirilmesinin iptalini talep etmiştir. İdare, başvuranın geçici görevlendirmesinin iptal talebini, hizmet ihtiyacı ve hasta mağduriyetinin önlenmesi gerekçeleriyle reddetmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda, idarenin geçici görevlendirme işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirlemiştir. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve […]

→

OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen kamu görevlisine ihraç süresince aile ve çocuk yardımı ödenekleri yasal faiziyle ödenmeli midir (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, kamu görevinden ihraç edilen ve OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen başvuranın, ihraç olduğu süre boyunca aile ve çocuk yardımı ödeneklerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuran, geçmişe dönük 69 aylık maaşının yatırıldığını, ancak bu süre zarfındaki aile ve çocuk yardımı ödemelerinin yasal faiziyle ödenmediğini belirtmiştir. İdare, geçmişe yönelik bu ödemelerin […]

→

Aile yardımı ödeneği için bildirim süresinin belirsizliği geriye dönük ödeme talebini etkiler mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın 2019 Nisan ile 2021 Kasım arasında ödenmeyen çocuk yardımı ödeneğinin talep edilmesi üzerine yapılan değerlendirmede, hukukun belirlilik ilkesi ve idarenin hukuka bağlılık yükümlülüğü vurgulanmıştır. Başvuran, çocuğunun sigortalı olarak çalışmaya başlaması nedeniyle kesilen çocuk yardımı ödeneğinin iadesini talep etmiştir. İdare, aile bildirim formunun eksik olduğunu ve geriye dönük ödeme yapılamayacağını belirtmiştir. […]

→

Bilirkişilik başvurusunda uzmanlık alanı ve belgelerin eksikliği başvurunun reddine neden olur mu (KDK)

ÖZET: Bu karar, Kayseri Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından başvuranın bilirkişilik başvurusunun kısmen reddedilmesine ilişkindir. Başvuran, bilgisayar mühendisi olarak 17 yıl çalıştığını ve çeşitli alt uzmanlık alanlarında başvurduğunu belirtmiş, ancak başvurusu bazı alanlarda reddedilmiştir. İdare, başvuranın gerekli belgeleri sunmadığını ve bilirkişilik için aranan nitelikleri taşımadığını tespit etmiştir. Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliği gereği, bilirkişilerin belirli uzmanlık alanlarında […]

→

Gelir Uzman Yardımcılığı sözlü sınavında objektif kriterlerin eksikliği nedeniyle puan iptali hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, Gelir Uzman Yardımcılığı giriş sınavında başvuranın sözlü sınavdan aldığı puanın, sınavın objektif kriterlere uygun olarak gerçekleştirilmemesi nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Başvuran, yazılı sınavda başarılı olmasına rağmen, sözlü sınavda başarısız sayıldığını ve bazı adaylara daha fazla soru sorulduğunu iddia etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, sınavın nesnel ve adil bir şekilde yapılmadığına dair […]

→

Bipolar bozukluk tanısı, disiplin cezasının uygulanmasında hafifletici neden olarak kabul edilebilir mi (KDK)

ÖZET: Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu, başvuran hakkında 25.04.2022 tarihinde yaşanan bir kavga nedeniyle “1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası vermiştir. Başvuran, bu cezanın kaldırılmasını talep etmiş, ancak disiplin soruşturması sonucunda, başvuranın “Bipolar Bozukluk” tanısı olduğu ve bu durumun cezanın uygulanmasında göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir. Disiplin soruşturmasında, başvuranın iş arkadaşına hakaret ettiği tespit […]

→