Ceza infaz kurumlarındaki doluluk oranı, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin yaşadığı yer yakınında bir infaz kurumuna nakil talebinde bulunmuştur. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına yönelik amaç, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanmasıdır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddeleri, hükümlülerin nakil şartlarını düzenlemekte olup, bu düzenlemeler […]

→

Görevden uzak kalan kamu görevlisinin yoksun kaldığı mali hakların yasal faiziyle ödenmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü’nden görevden uzak kaldığı süreye ilişkin yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, 12.10.2021-11.04.2022 tarihleri arasında yürütmenin durdurulması kararıyla görevine döndüğünü, ancak bu süre zarfında faiz ödemesi yapılmadığını belirtmiştir. İdare, yasal faizin ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını savunarak talebi reddetmiştir. Kararda, […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluk oranı, isteğe bağlı nakil taleplerinin değerlendirilmesini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ceza infaz kurumlarından birine isteğe bağlı nakil talebi incelenmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlenmesini önlemek olarak belirlemektedir. Ancak, başvuranın talep ettiği kurumların doluluk oranları nedeniyle nakil talebi reddedilmiştir. İdare, ceza infaz kurumlarının kapasitesinin aşılması durumunda, […]

→

Ceza infaz kurumuna nakil taleplerinde kapasite doluluğu ve suç türü kamu düzeni açısından nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesine ilişkin bir hukuki değerlendirme sunmaktadır. Başvuran, ailesinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil edilmesini istemekte, ancak mahkûmiyet kararı gereği bireylerin temel hak ve özgürlüklerinde kısıtlamaların kaçınılmaz olduğu belirtilmektedir. Ceza ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun’un 54. maddesi uyarınca, nakil taleplerinin belirli koşullara bağlı olduğu ifade […]

→

Hükümlünün sosyal ilişkilerinin devamı için nakil talebi ceza infaz kurumlarının doluluk ve güvenlik gerekçeleriyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir hükümlünün, ailesinin Diyarbakır’da ikamet etmesi nedeniyle oraya yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddine ilişkindir. Hükümlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi uyarınca, infazın hem ceza verme hem de topluma kazandırma amacını taşıdığını belirtmektedir. Hükümlülerin sosyal ilişkilerinin […]

→

Teknik öğretmen unvanına sahip teknisyenlerin ek özel hizmet tazminatında kadro şartı aranması gerekli midir (KDK)

ÖZET: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Teknisyen kadrosunda çalışan başvuran, hem Teknik Eğitim Fakültesi hem de Mühendislik Fakültesi mezunu olarak, ek özel hizmet tazminatının 3.0 katsayısı üzerinden ödenmesini talep etmiştir. İdare, tazminatın ödenmesinde kadro esas alındığını belirterek talebi reddetmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili Bakanlar Kurulu Kararları çerçevesinde, teknik hizmetler sınıfında bulunan ve […]

→

Cezaevi vaizlerinin nakil taleplerinde fiili hizmet süresi nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Bolu il müftülüğünde cezaevi vaizi olarak görev yaparken, Kocaeli il müftülüğüne nakil talebinde bulunmuştur. İdare, başvuranın talebini eş durumu mazereti kapsamında değerlendirmemiş ve başvuranın fiili hizmet süresinin 4 yıl 6 ay 25 gün olduğunu belirtmiştir. Ancak, ilgili mevzuatta fiili hizmet süresi tanımı bulunmadığı ve cezaevi vaizlerinin diğer vaizlerin tabi olduğu grup ve hizmet […]

→

Boş aile hekimliği birimlerine cari gider ödeneği için geçici hekim görevlendirilmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Hatay İli Kumlu Merkez Aile Sağlığı Merkezinde görevli aile hekimi olarak, 2021 yılı Eylül ve Ekim aylarında boş kalan birim cari giderlerinin kendisine ödenmesini talep etmiştir. Ancak, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği gereğince, boş aile hekimliği birimlerine harcama yetkilisi tarafından görevlendirme yapılması ve bu görevlendirmenin Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvuruya konu […]

→

Adli veya idari soruşturma geçiren personelin başka bir yere atanması idarenin takdir yetkisi kapsamında mıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın gıda teknisyeni kadrosu bulunan bir yere atanma talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, Adalet Bakanlığı tarafından Reşadiye Adliyesine atanmasının, kadro unvanı ve kamu yararı gibi hususların dikkate alınmadan yapıldığını iddia etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma nedeniyle hizmet gereği olarak Reşadiye Adliyesine atandığını ve Malatya Adliyesinde mezuniyeti ile […]

→

Şube müdürlerinin çocuklarının pansiyona yerleştirilme talebi öğretmen statüsüne bağlı mıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, bir şube müdürünün kızının pansiyona parasız yatılı olarak yerleştirilmesi talebinin reddedilmesi üzerine alınmıştır. Başvuran, öğretmenlikten şube müdürlüğüne terfi etmesi nedeniyle, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Resmi Okullarda Yatılılık, Bursluluk, Sosyal Yardımlar ve Okul Pansiyonları Yönetmeliği’nin 12. maddesinin (d) fıkrasına dayanarak, kızının pansiyona yerleştirilmesini istemiştir. Ancak idare, şube müdürlerinin öğretmen statüsünde değerlendirilemeyeceğini belirterek talebi […]

→

Yersiz ödeme borcunun kaldırılması ve maluliyet aylığının yeniden bağlanması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 01.07.1996 tarihinden itibaren malulen emekli olduğunu ve 01.06.2007-20.06.2007 tarihleri arasında 20 gün sigortalı olarak çalıştığını belirtmiştir. Ancak, çalıştığı dönemde Sosyal Güvenlik Kurumu’na gerekli bildirimlerin yapılmasına rağmen, 2022 yılına kadar kendisine yersiz ödemeler yapılmıştır. Başvuran, bu durumu itiraz ederek yersiz ödeme borcunun kaldırılmasını ve yeniden maluliyet aylığının bağlanmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın […]

→

İşyerinin devri sonrası kıdem ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, ALO 170 projesi kapsamında Merkezi Yönetim Sistemleri A.Ş. bünyesinde çalıştığını iddia eden bir vatandaş temsilcisinin, işten ayrılışına ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini içermektedir. Başvuran, 01/07/2022 tarihinde Call Center A.Ş. tarafından devralındığını belirtmiş ve bu süreçte ödenmeyen işçilik alacaklarının kendisine ödenmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, işten ayrılış bildirgesinin zamanında verilmesi gerektiğini ve […]

→

İş akdinin devri nedeniyle ödenmeyen işçilik alacakları talebi (KDK)

ÖZET: Başvuruda, ALO 170 projesi kapsamında Etkileşim Merkezi Yönetim Sistemleri A.Ş. bünyesinde çalışan bir vatandaş temsilcisinin, Call Center A.Ş. ile yapılan ihale sonrası iş akdinin devredilmesiyle ilgili olarak ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları ile iş arama izni ücretlerinin ödenmesini talep ettiği belirtilmiştir. Başvuran, iki şirket arasında bir devir sözleşmesi olmadığını ve mevcut sözleşmelerin belirsiz süreli […]

→

Kademe ilerlemesinin mezuniyet tarihine göre mi yoksa diplomanın sisteme işlendiği tarihe göre mi yapılması gerekir (KDK)

ÖZET: Başvuran, 09.07.2020 tarihinde mezun olduğu Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye bölümünden sonra, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 166. maddesi gereğince kademe ilerlemesinin 01.09.2020 tarihinden itibaren yapılması gerektiğini iddia ederek, aradaki mali farkın ödenmesini talep etmiştir. İdare ise, kademe ilerlemesinin, diplomanın Personel Bilgi Sistemine işlendiği tarih olan 16.09.2020’yi takip eden ay başından itibaren geçerli olacağını […]

→

OYAK birikimlerinin yasal faiz yerine kar payı ile ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 31 Temmuz 2016 tarihinde 682 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını ve OYAK’taki birikimlerinin durumu hakkında çeşitli yazılı başvurular yaptığını belirtmiştir. Ancak, bu başvurulara tam ve net cevaplar alamadığını, OYAK’tan çıkarılmasıyla ilgili olarak kendisine sunulan seçeneklerin yeterince açıklanmadığını ifade etmektedir. Başvuran, birikimlerinin yasal faiz oranı yerine üyelere verilen nema oranıyla ödenmesini talep etmektedir. […]

→