Tarım alanında muvakkat yapı izni verilmesi talebi (KDK)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) SAYI : 2020/979-S.20.1551 BAŞVURU NO : 2019/13504 KARAR TARİHİ : 17/01/2020 KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : Tarım alanında muvakkat yapı izni verilmesi istemine ilişkindir. BAŞVURU […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinin cezaevi kapasitesi ve aile ziyaret imkanlarıyla değerlendirilmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin nakil taleplerinin, belirli şartlar altında mümkün olduğunu belirtmektedir. Ancak, bu Kanun ve ilgili yönetmelikler, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmeleri konusunda emredici bir hüküm içermemekte, dolayısıyla nakil […]

→

Aile hekiminin kanser tarama numuneleri teslimatı nedeniyle görev yerinde bulunmaması sonucu ceza ihtar puanı almasının hukuka uygunlu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Şanlıurfa İli Harran İlçesi Parapara Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yaparken, 29/03/2019 tarihinde görev başında bulunmadığı gerekçesiyle 5 ceza ihtar puanı ile cezalandırıldığını iddia etmektedir. Başvuran, o tarihte kanser tarama numunelerini teslim etmekle yükümlü olduğunu, ancak bu numunelerin toplanması için araç gönderilmediğinden dolayı kendi imkanlarıyla teslimat yapması gerektiğini savunmaktadır. İdare, başvuranın […]

→

688 sayılı KHK ile göreve iade edilenlerin özlük bilgileri geriye dönük düzeltilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 672 sayılı OHAL KHK’sı ile görevden alındıktan sonra 688 sayılı KHK ile göreve iade edildiğini, ancak özlük bilgilerinde çalıştığı yerin yanlış kaydedildiğini belirterek düzeltilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın ihraç edilmeden önce Ankara Demiryolu Fabrikasında çalıştığını ve ihraç sonrası TCDD Ray Kaynak ve Yol Makineleri Onarım Fabrikasında göreve başladığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, 688 […]

→

Sağlık Bakanlığı kadrosundaki hekimlerin ek ödeme talepleri hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ondokuz Mayıs Üniversitesi hastanesinde Sağlık Bakanlığına bağlı hekim olarak çalıştığını ve YÖK kadrosundaki hekimlere göre daha düşük maaş aldığını belirterek eşit maaş talep etmiştir. Ancak, Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yönetmeliği uyarınca, Bakanlık dışındaki kurumlara geçici görevlendirilen personele yalnızca kadro ve unvanına göre belirlenen ek ödeme yapılması gerektiği […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi ve aile ziyareti imkanları nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazının temel amacı, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak olarak belirlenmiştir. Hükümlülerin infaz sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, sosyal barışın sağlanması ve rehabilitasyon açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde, yalnızca cezaevi kapasitesinin değil, aynı zamanda ailelerin ziyaret etme imkanlarının da […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil talepleri incelenmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin nakil taleplerinin belirli şartlar altında değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Ancak, bu Kanun ve ilgili düzenlemelerde, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmeleri için emredici bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, nakil talepleri, sadece ceza infaz kurumlarının […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile ziyaret olanaklarının değerlendirilmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin korunmasının önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını sadece cezanın sürekliliği olarak değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması ve yeniden sosyalleşmesi olarak tanımlamaktadır. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin iyileştirici rolü açısından kritik bir unsur olarak […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin reddi sosyal rehabilitasyonu nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında ailelerine yakın yerlerde barındırılmalarının önemini vurgularken, 5275 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerin hükümlülerin sosyal rehabilitasyonu üzerindeki etkisini ele almaktadır. Hükümlülerin ödüllendirilmesi, insan haklarına saygılı bireyler olmalarını teşvik etmek amacıyla düzenlenmiş olup, ziyaret sürelerinin uzatılması ve toplu kullanımı gibi uygulamalarla desteklenmektedir. Kararda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanmasının, […]

→

İSG uzmanı sözleşmesinin iptali ve ödeme yapılmaması hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2010 yılında Müzik Öğretmeni olarak göreve başlamış ve 2016 yılında tam zamanlı İş Güvenliği Uzmanı olarak görevlendirilmiştir. 2017 yılına kadar, 6331 sayılı Kanun gereği her saat için ilave ödeme almış, ancak Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan bir yazı ile İSG Katip sözleşmesi iptal edilmiştir. Başvuran, 2017-2019 yılları arasında kurumda çalışan sayısının […]

→

Toplu taşıma araçlarının erişilebilirlik sürelerinin uzatılması hukuka aykırı mıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 21/01/2019 tarihli Genelgesi’nin 4. maddesinin iptali talebine ilişkin bir şikâyet üzerine verilmiştir. Başvuran dernek, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un Geçici 3. maddesinin düzenlemelerine aykırı olarak, toplu taşıma hizmetleri için belirlenen erişilebilirlik sürelerinin uzatılmasını eleştirmiştir. İlgili Genelge ile, 7/7/2018 tarihine kadar erişilebilir hale getirilmesi gereken araçlar için […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde ceza infaz kurumlarının doluluk oranları dikkate alınmalı mıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesi sürecinde, ceza infaz kurumlarının doluluk oranlarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Başvuran, ailesinin Eskişehir’de yaşadığını belirterek, aile bütünlüğünü sağlamak amacıyla nakil talebinde bulunmuştur. Ancak, talep edilen ceza infaz kurumlarının doluluk oranlarının yüksek olması nedeniyle, nakil talebi reddedilmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi uyarınca, […]

→

Sağlık sorunları nedeniyle cezaevi nakil talebinin doluluk oranları ve sağlık raporları ışığında reddedilmesi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın sağlık sorunları nedeniyle Bursa veya Balıkesir’deki ceza infaz kurumlarına nakil talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, üveit göz hastalığı nedeniyle tedavi sürecinin yetersiz olduğunu ve ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir kuruma nakil edilmek istediğini belirtmiştir. Ancak, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın talep ettiği kurumların doluluk oranlarının yüksek olduğunu ve […]

→

Disiplin cezası verilmesinde usul ve süre koşullarına uyulmaması hukuka aykırılık oluşturur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, hakkında uygulanan 5 İhtar Puan Cezası’nın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek cezanın geri alınmasını talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, disiplin cezalarının kamu hizmetlerinin düzenli yürütülmesi için gerekli olduğunu, ancak bu cezaların verilmesinde belirli usul ve süre koşullarına uyulması gerektiğini belirtmiştir. İnceleme sonucunda, başvuran hakkında yapılan disiplin soruşturmasının zamanaşımına uygun olarak başlatıldığı, ancak denetim […]

→

Mobbing İddiasının Süreklilik ve Sistematiklik Kriterleri Nasıl Değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Mezitli Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünde çalıştığı süre boyunca mobbing, baskı ve tehdit gibi olumsuz davranışlara maruz kaldığını iddia ederek Mersin Valiliği’ne başvuruda bulunmuştur. İdare, başvuranın uzun süreli raporlar ve izinler nedeniyle çalışmadığını, dolayısıyla mobbingin gerçekleşmesi için gerekli olan süreklilik ve sistematik davranışların mevcut olmadığını belirtmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın mobbing olarak nitelendirilebilecek […]

→