Disiplin cezalarının siyasi görüş nedeniyle verildiği iddiası nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Didim Devlet Hastanesi yönetiminin kendisine yönelik mobbing uyguladığını ve disiplin cezalarının siyasi görüşü nedeniyle verildiğini iddia etmiştir. Ancak yapılan incelemelerde, başvuranın hastanede görevli bir uzman tarafından takip edildiği ve ilaçlarını düzenli almadığı, bu nedenle çeşitli şikayetlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, başvuran hakkında verilen disiplin cezalarının, hastane hizmet kullanıcılarının şikayetleri üzerine açılan soruşturmalar sonucunda […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında bilirkişi raporlarına rağmen puan artışı talebinin reddi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’na ilişkin itirazını incelemektedir. Başvuran, sınav sonuçlarının beklediğinden düşük olduğunu belirterek, sınav kağıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Sınavdan başarılı sayılabilmek için her dersten en az 50 puan alınması ve notların aritmetik ortalamasının 65 olması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın itirazı, sınav komisyonunun değerlendirmesiyle karşılaştırıldığında, bilirkişi raporları doğrultusunda incelenmiş ve bazı […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında bilirkişi raporları doğrultusunda puan artırımı talebi nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’na katılan bir adayın sınav sonuçlarına itirazı üzerine verilmiştir. Başvuran, sınavın belirli oturumlarına katıldığını, beklediği puanların altında not aldığını ve itiraz sürecinin ardından puanlarında yeterli değişiklik olmadığını ifade ederek, sınav kağıtlarının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Yasal düzenlemelere göre, sınavdan başarılı sayılmak için her bir sınav konusundan en az 50 […]

→

Öğretim görevlisi ilanında yalnızca şahsen başvuru şartı hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu, Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan öğretim görevlisi ilanında, başvuruların yalnızca şahsen yapılması şartının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Başvuran, ilan metninin “şahsen veya posta yoluyla” başvuru yapılabileceğini belirten yönetmelik hükmüne rağmen, yalnızca şahsen başvuru kabul edilmesi nedeniyle başvuru hakkının gasp edildiğini iddia etmiştir. Kurum, yapılan inceleme sonucunda, ilgili idarenin ilanında posta […]

→

Bilgi edinme hakkı kapsamında ceza infaz sistemiyle ilgili taleplerin reddi ifade özgürlüğünü ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) olarak bilgi talep ettiği, ancak idarenin bu talepleri 4982 sayılı Kanun’un 25. maddesi çerçevesinde değerlendirdiği belirtilmiştir. İfade özgürlüğü ve bilgi edinme hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alındığı vurgulanarak, bu hakların kısıtlanmaması gerektiği ifade edilmiştir. […]

→

Sosyal yardımlaşma vakıflarından alınan borcun hibe edilmesi hukuken mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Suluova Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan aldığı 24.150 TL tutarındaki borcun silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, süt sığırcılığı projesi kapsamında bu borcu ödeyemediğini belirtmiş, ancak vakıf, borcun hibe edilmesi talebini reddederek, borcun 5 yılda 5 eşit taksitle ödenmesine karar vermiştir. Başvuranın ilk taksit ödemesinden sonra herhangi bir ödeme yapmadığı ve hapse girmesi […]

→

Okul öncesi öğretmenlerinin mesleki ve teknik Anadolu liselerine yönetici olarak atanması mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Başvuran, Altınordu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde müdürlük görevine devam etmek için yaptığı başvurunun reddedilmesine itiraz ederek, okul öncesi sınıfları olan mesleki ve teknik Anadolu liselerine öğretmen olarak atanma talebinde bulunmuştur. İlgili mevzuat incelendiğinde, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına müdür olarak atanmak için “öğretmen olarak atanabilecek nitelikte olmak” ve “görevlendirileceği eğitim kurumu ile aynı […]

→

Yüz yüze eğitim için gerekli öğrenci sayısının sağlanamaması eğitim hakkını kısıtlar mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kocaeli Yıldırım Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde eğitim alırken okulun taşınması nedeniyle ulaşım zorluğu yaşadığını ve yüz yüze eğitimin başlamadığını iddia etmektedir. İdare ise taşınmanın mesafeyi artırmadığını, otobüs seferlerinin artırıldığını ve yüz yüze eğitim için gerekli öğrenci sayısının sağlanamadığını belirtmektedir. Hukuki değerlendirmede, Mesleki Açık Öğretim Lisesi Yönetmeliği gereği yüz yüze eğitim için en az […]

→

Döner sermaye ek ödemelerinde hastane kapatılması sonrası hesaplama nasıl yapılmalıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kapatılması sonrası, 2019 yılı Şubat ayı ek ödemesinin 10 günlük kısmının bu hastaneden hesaplanması gerektiğini, aksi takdirde mağduriyet yaşayacağını iddia etmiştir. İdare, döner sermaye ek ödemelerinin hesaplanmasında, hastanelerin gelirlerinin birleştirilmesi ve döner sermaye komisyonunun kararları doğrultusunda hareket edildiğini belirtmiştir. Başvuranın talebi, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde […]

→

7141 sayılı Kanun uyarınca ilahiyat lisans tamamlama diplomasındaki şerh, mezunların akademik yeterlilik algısını nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, İlahiyat Tamamlama mezunlarının diplomalarında yer alan “7141 sayılı Kanun Uyarınca İlahiyat Lisans Tamamlama Programından Mezun Olmuştur.” ibaresinin kaldırılması talebi incelenmiştir. Başvuran, İlahiyat ön lisans mezunu olarak, lisans tamamlama programını başarıyla tamamlayarak eşdeğer bir diploma almak istediğini belirtmiş, ancak mevcut ibarenin iş başvurularında olumsuz etki yaratabileceğinden şikayetçi olmuştur. Danıştay, 7141 sayılı Kanun […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil olabilmeleri için belirli şartlar öngörmektedir. Ancak, bu kanunda hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmeleri için emredici bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, nakil talepleri, yalnızca cezaevi […]

→

Adli ve arşiv kaydının silinmesi talebi, özel hayata saygı hakkı kapsamında nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın adli ve arşiv kaydının silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, geçmişte işlediği suç nedeniyle oluşturulan kaydın, belirli bir süre sonra silinmesini istemekte ve bu durumun kendisi ile benzer durumda olan bireyler için de geçerli olmasını talep etmektedir. Ancak, İçişleri Bakanlığı’nın Bilgi Toplama Yönergesi uyarınca, başvuranın kaydının silinmesi için gerekli koşulların sağlanmadığı belirtilmiştir. […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde ceza infaz kurumlarının doluluk oranı hukuka aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi çerçevesinde belirlenen şartların dikkate alındığı belirtilmiştir. Hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, disiplin, zorunlu nedenler veya hastalık gibi durumlar olmadığı sürece, yalnızca belirli şartlar altında mümkün olabileceği vurgulanmıştır. Ayrıca, ceza infaz kurumlarının kapasiteleri ve güvenlik gerekçeleri de […]

→

Defterdarlık uzmanlığı unvanını kazanmadan görevden ayrılmak yeniden atanmayı engeller mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Defterdarlık Uzmanlığı kadrosuna atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, yapılan incelemede başvuranın 10/03/2014 tarihinde Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak atandığı ve 26/03/2014 tarihinde uzman olarak atamasının yapıldığı, fakat bu atama onayını tebellüğ etmeden 27/03/2014 tarihinde görevinden ayrıldığı anlaşılmıştır. Bu durum, başvuranın uzmanlık unvanını kazanmadan görevinden ayrıldığını ve dolayısıyla yeniden uzmanlık kadrosuna atanmasının mümkün olmadığını göstermektedir. İlgili […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile ikametgahı ve ulaşım olanakları dikkate alınarak değerlendirme yapılabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesine dayanarak, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesine yönelik emredici bir hüküm bulunmadığını ortaya koymaktadır. Hükümlülerin kendi istekleriyle nakil talepleri, belirli şartlar altında mümkün olmakla birlikte, bu durumun yalnızca disiplin, zorunlu veya hastalık halleriyle sınırlı olmadığı […]

→