Öğretim üyesinin tam gün çalışırken özel hastanede hasta takip ve tedavisi yapması nedeniyle men-i muhakeme kararının bozulması ve TCK 257 kapsamında değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, bir öğretim üyesinin tam günlü olarak çalışmasına rağmen özel bir hastanede hasta takip ve tedavisi yaparak görevini kötüye kullandığı iddialarını incelemiştir. Yapılan soruşturma sonucunda, tanık ifadeleri ile bu iddiaların doğrulandığı belirlenmiştir. Bu durum, öğretim üyesinin atılı suçu işlediğini ve kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli kanıtın mevcut olduğunu ortaya koymuştur. Kararda, ilgili öğretim üyesinin […]

→

Tecilli mahkumiyetin Devlet memurluğuna atanma ve memuriyetin sürdürülmesine engel teşkil edip etmeyeceği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesi gereğince, tecilli mahkumiyetin memuriyete son verip vermeyeceği konusundaki duraksamayı ele almıştır. Mahkeme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51. ve 53. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesini dikkate alarak, tecilli mahkumiyetlerin, Devlet memurluğuna atanma ve memuriyetin sürdürülmesi açısından engel teşkil etmediğine hükmetmiştir. Özellikle, tecilin, […]

→

Belediyenin spor kulübüne yaptığı nakdi yardımın 5393 ve 5018 sayılı kanunlar çerçevesinde hukuka aykırılığı ve soruşturma izni gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2009/238 E. ve 2009/439 K. sayılı kararında, … Belediyesinin 2005 yılında Spor Kulübü Derneğine yaptığı nakdi yardımın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14/b maddesi, belediyelerin amatör spor kulüplerine malzeme desteği sağlayabileceğini belirtirken, nakdi yardım yapılmasına dair bir düzenleme içermemektedir. Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 29. maddesi, […]

→

Üniversite öğretim üyesinin 5072 sayılı Kanun’a aykırı faaliyetleri nedeniyle yargılanması ve lüzum-u muhakeme kararının onanması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Birinci Dairesi, bir üniversite öğretim üyesinin, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun’un 2. maddesine aykırı hareket ederek, üniversite hizmet binalarında ve müştemilatında faaliyet göstermesine göz yumması nedeniyle yargılanmasına karar vermiştir. Şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğini doğrulayan yeterli kanıtların mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Yükseköğretim Kurulu […]

→

Disiplin soruşturmasının gecikmesi ve suçların zamanaşımına uğrama tehdidiyle TCK 257 uyarınca yargılama kararı verilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, bir üniversite araştırma görevlisi hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının sonuçlarını değerlendirirken, soruşturmanın hukuken geçerli nedenler olmaksızın uzun bir süre bekletildiğini ve bu durumun suçların zamanaşımına uğrama tehdidi oluşturduğunu tespit etmiştir. İncelenen belgeler, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğini doğrulayan yeterli kanıtların mevcut olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle, Danıştay, üniversite rektörlüğü tarafından oluşturulan kurulun lüzum-u muhakeme […]

→

Belediye veya il özel idaresinde çalışan daimi işçilerin aynı kurumda meclis üyesi olamayacağına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 1. Dairesi, belediyede veya il özel idaresinde çalışan daimi işçilerin, aynı belediyede meclis üyesi ya da il genel meclisi üyesi olarak görev yapamayacağına karar vermiştir. Bu karar, 2972 sayılı Mahalli İdareler Kanunu ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’ndaki düzenlemelere dayanmaktadır. İlgili mevzuat incelendiğinde, işçi statüsündeki kişilerin meclis üyeliği görevini yürütmeleri durumunda, işveren-işçi ilişkisi […]

→

Kamu tüzelkişileri arasında taşınmaz devri ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın kamu tüzelkişisi sayılmaması sorunu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca, kamu tüzelkişileri ve kurumlarının sahip olduğu taşınmazların diğer bir kamu tüzelkişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamayacağını belirtmiştir. İlgili madde, taşınmazların devri konusunda çıkan uyuşmazlıkların çözümüne yönelik düzenlemeler içermektedir. Bu bağlamda, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın, 3568 sayılı Kanun çerçevesinde kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olmasına rağmen, […]

→

Somut ve belgeli şikayetler için ön inceleme yapılmadan verilen işleme konulmama kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri Hakkında Kanun’un 4. ve 5. maddeleri çerçevesinde, kamu görevlileri hakkında yapılan ihbar ve şikayetlerin somut ve belgelerle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Şikayetlerin işleme konulmaması kararının, yalnızca soyut ve genel nitelikteki ihbarlar için geçerli olduğunu belirten Danıştay, somut olay ve kişi belirtilen şikayetlerin ön inceleme gerektirdiğini ifade etmiştir. […]

→

Belediye ve köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılması için yeterli nesnel ve gerçekçi verilerin bulunmaması nedeniyle katılma talebinin uygun olmadığı değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, belirli koşulların sağlanması durumunda belediye ve köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılarak daha büyük bir belediyeye katılabileceğini belirtmiştir. Ancak, yapılan inceleme sonucunda, ilgili belediyelerin ve köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının, genel imar düzeni ve temel altyapı hizmetleri açısından gerekli olduğuna dair yeterli nesnel ve gerçekçi verilerin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. […]

→

Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’na başkasını sokma iddiasıyla ilgili Danıştay’ın ceza yargılaması kararı ve hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, bir araştırma görevlisinin 2007 yılı Mart dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’na (ÜDS) yerine başkasını soktuğu iddiasını incelemiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda, şüphelinin sınav cevap kağıdındaki imza ve yazıların kendisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, şüphelinin sınavda yerine başkasını soktuğuna dair yeterli kanıt oluşturmuştur. Sonuç olarak, […]

→

İl Özel İdaresi’ne ait banka promosyonunun kamu geliri olarak kaydedilmesi ve harcamaların mevzuata uygunluğu için soruşturma izni verilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, İçişleri Bakanı tarafından verilen soruşturma izninin hukuka uygun olduğunu belirterek, itirazların reddine karar vermiştir. Olay, İl Özel İdaresi’ne banka promosyonu olarak yatırılan bir miktar paranın harcanmasında usulsüzlük iddialarına dayanmaktadır. Danıştay, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun hükümleri uyarınca, promosyonun kamu geliri olarak kaydedilmesi ve etkili bir şekilde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. İlgililerin […]

→

Trafik kazasında belediyenin logar kapağı kusuruyla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermeme kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Birinci Dairesi, bir trafik kazasında hayatını kaybeden sürücünün ölümüyle ilgili olarak, logar kapağının yüksekliğinin trafik akışına uygun olmadığını belirlemiştir. Olayda, sürücünün aşırı hızla araç kullanmasının yanı sıra, logar kapağının yapımından ve bakımından sorumlu olan belediyenin de kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre, sürücünün kusur oranı %37,5, belediyenin ise %62,5 olarak belirlenmiştir. İçişleri […]

→

Prematüre bebeklerin tedavisinde özen eksikliği nedeniyle tıbbi sorumluluk ve cezai değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2008/617 E. ve 2008/878 K. sayılı kararında, şikayetçilerin prematüre doğan ikiz bebeklerinin tedavisinde gerekli özenin gösterilmediği ve bu durumun bebeklerin kalıcı körlüğüne yol açtığı iddialarını incelemiştir. Yapılan muayenelerde göz konsültasyonunun zamanında yapılmaması ve önerilen kontrollerin ihmal edilmesi, bebeklerde prematüre retinopatisinin zamanında teşhis edilmemesine neden olmuştur. Bu durum, şüphelilerin tıbbi sorumluluklarını yerine getirmediğini göstermektedir. […]

→

İşten ayrılış bildirimlerini zamanında yapmayan işverenlere ağır para cezası ve soruşturma izni kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesine aykırı olarak, emekli olan sekiz işçinin işten ayrılış bildirimlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına zamanında yapılmadığını tespit etmiştir. Yapılan incelemelerde, bu bildirimlerin yapılmadığına dair herhangi bir itiraz veya belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Kanun, işverenlerin işten ayrılan işçileri izleyen ayın 15’ine kadar bildirmelerini zorunlu kılmakta ve bu yükümlülüğe uymayan […]

→

Sendikalar Kanunu’na aykırı işçi bildirimleri nedeniyle adli para cezası ve soruşturma izni değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesine aykırı olarak, bir belediyeden emekli olan sekiz işçinin işten ayrılış bildirimlerinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na süresinde yapılmadığını tespit etmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, bu bildirimlerin yapılmadığına dair herhangi bir itiraz veya belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Kanun, işverenlerin işten ayrılan işçileri izleyen ayın 15’ine kadar bildirme yükümlülüğü getirmekte ve […]

→