Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk ve güvenlik gerekçeleriyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir çerçeve sunmaktadır. Başvuran, ailesinin ikameti yakınında bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hem suçun önlenmesi hem de hükümlünün topluma kazandırılması amacı taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin önemli […]

→

Görevden uzaklaştırma kayıtlarının HİTAP ve REBİS sistemlerinden silinmesi hukuken mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Başvuran, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası açığa alındığını ve daha sonra görevine iade edildiğini, ancak bu sürecin kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Takip Programı (HİTAP) ve Üniversitenin Bilgi Yönetim Sistemi (REBİS) üzerinde tutulmasının kendisini manen yıprattığını belirterek, bu kayıtların silinmesini talep etmiştir. İdare, görevden uzaklaştırma kayıtlarının silinmesine ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığını […]

→

OHAL komisyonu kararıyla göreve iade edilen memurun geriye dönük mali haklarının ödenmesi ve Anayasa’nın 125. maddesi gereği tazmin yükümlülüğü değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, OHAL komisyonu kararıyla göreve iade edilmesine rağmen yalnızca maaşını alabildiğini, geriye dönük mali haklarının (ek ders ücretleri ve eğitim öğretime hazırlık ödenekleri) ödenmesini talep etmiştir. Anayasa’nın 125. maddesi gereği, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL çerçevesinde, kamu görevlilerinin ihraç […]

→

Seyyar görev tazminatı için memuriyet mahalli dışındaki görevlerin Harcırah Kanunu’na uygunluğu nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, Karaman Merkez Toplum Sağlığı Merkezinde sağlık memuru olarak görev yapan başvuranın seyyar görev tazminatı talebi incelenmiştir. Başvuran, memuriyet mahalli dışında gezici olarak görev yaptığını öne sürerek tazminat talep etmiştir. Ancak, yapılan değerlendirmelerde, başvuranın görevlerinin 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında olmadığı ve görevlendirmelerin yemek saatleri dışında gerçekleştiği tespit edilmiştir. İdare, başvuranın […]

→

Aynı ustalık belgesi birden fazla işyeri açılışında kullanılabilir mi (ÇŞB)

ÖZET: Ustalık belgesine sahip işverenlerin, aynı faaliyet alanında farklı adreslerdeki işyerlerinde kendi belgeleri ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusu yapma yetkisi, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 30. maddesi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu maddeye göre, işyeri sahibi ustalık belgesine sahip değilse, yanında bu belgeye sahip birini istihdam etme zorunluluğu bulunmaktadır. İstihdam edilen kişinin, kaç işyerinde bu […]

→

Akaryakıt İstasyonlarındaki Araç Yıkama Yerlerinin Ruhsatlandırılması (ÇŞB)

ÖZET: Akaryakıt istasyonları içerisinde bulunan araç yıkama tesislerinin ruhsatlandırılması, ilgili mevzuat çerçevesinde belirli kurallara tabidir. Bu tesislerin, işyeri açma ve çalışma mevzuatı kapsamında ruhsata ihtiyaç duyduğu ve akaryakıt istasyonunu ruhsatlandıran yetkili idare tarafından ruhsatın eklenmesi gerektiği ifade edilmektedir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, büyükşehir belediyelerinin ve il özel idarelerinin ruhsat […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi koşullarda değerlendirilmeli (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması amacı taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamı, infaz rejiminin ıslah edici rolünün önemli bir parçasıdır. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddeleri, hükümlülerin nakil şartlarını düzenlemekte, ancak ailelerin ikamet yerlerine […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri cezaevi kapasitesi ve aile ilişkileri açısından nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir çerçeve sunmaktadır. Başvuran, ailesinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiş, ancak bu talep, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve mevcut düzenlemeler nedeniyle reddedilmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını, hükümlünün […]

→

Hükümlülerin ceza infaz kurumları arası nakil talepleri doluluk oranları ve pandemi tedbirleri nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infaz kurumları arasında nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir durumu ele almaktadır. Başvuran, ailesinin Diyarbakır’da yaşadığını belirterek, bu bölgedeki ceza infaz kurumlarına nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi gereğince, infazın amacı sadece ceza vermek değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması ve […]

→

Hükümlülerin ceza infaz kurumları arasındaki nakil talepleri Covid-19 tedbirleri ve doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, hükümlülerin ceza infaz kurumları arasındaki nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir çerçeve sunmaktadır. Başvuran, ailesinin ikamet ettiği Bursa’ya yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, başvuranın talep ettiği kurumların doluluk oranlarının yüksek olması ve Covid-19 tedbirleri nedeniyle nakil işlemlerinin geçici olarak durdurulması sebebiyle bu talebi reddetmiştir. Hukuki […]

→

Nöbet listelerinin yasal mevzuata uygun düzenlenmemesi ve idarenin mahkeme kararını uygulamaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde acil tıp uzmanı olarak görev yapan başvuranın, nöbet listelerinin yasal mevzuata uygun düzenlenmediği iddiasıyla başlattığı hukuki süreci kapsamaktadır. Başvuran, acil serviste her vardiyada en az 5 hekim bulunması gerektiğini, ancak mevcut nöbet listelerinin bu gerekliliği karşılamadığını belirterek, mahkeme kararının uygulanmadığını ve bu durumun kamu sağlığı açısından ciddi sorunlar yarattığını […]

→

Emekli maaşı haczi nedeniyle yapılan kesintilerin durdurulması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuranın emekli maaşına yönelik kesintilere ilişkin talebi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiştir. Başvuran vekili, müvekkilinin emekli aylığından şirket prim borçları nedeniyle yapılan kesintilerin geçimini zorlaştırdığını ve bu kesintilerin asgari seviyeye indirilmesini veya tamamen durdurulmasını talep etmiştir. İlgili sosyal güvenlik mevzuatına göre, emekli maaşına haciz uygulanmasının belirli sınırları bulunmaktadır. Sosyal Güvenlik […]

→

Emekli maaşına uygulanan haczin hukuki dayanağı ve sorumluluk durumu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli maaşına uygulanan 600 TL’lik haciz nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtmiş ve bu durumun maddi ve manevi sıkıntılara yol açtığını ifade etmiştir. İlgili kurum, başvuranın bir şirketin müdürü olarak, şirketin ödenmeyen borçlarından dolayı sorumlu olduğunu ve bu nedenle emekli maaşına haciz uygulandığını açıklamıştır. Haciz işleminin, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri […]

→

Fahri imam hatip olarak geçen çalışma sürelerinin sigortalılık niteliği kazandırılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Şanlıurfa İl Müftülüğü tarafından 2000 yılında köy camisi fahri imam hatibi olarak görevlendirildiğini, bu görevin 2012 yılına kadar sürdüğünü ve bu süre zarfında sigorta primlerinin ödenmediğini belirterek, geçmiş döneme ait primlerin yatırılmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki dönemde fahri imam hatiplikte geçen sürelerin doğrudan hizmet olarak kabul […]

→

Emekli maaşına haciz uygulanmasının hukuka uygunluğu ve zamanaşımı iddiaları (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2001 yılına ait prim borcunun zamanaşımına uğramış olmasına rağmen emekli maaşına haciz uygulandığını iddia ederek, emekli maaşındaki kesintinin durdurulmasını, malvarlığı üzerindeki haczin kaldırılmasını ve kesilen tutarların iade edilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın San. Tic. A.Ş. yönetiminde bulunduğu dönemde tahakkuk eden borçlardan sorumlu olduğunu belirterek, 6183 sayılı Kanun çerçevesinde icra takibi başlatıldığını […]

→