Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin üst sınırı aşması ve kamu zararı nedeniyle Belediye Başkanı’nın sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 29.03.2016 tarihinde imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nin 4688 sayılı Kanunla belirlenen üst sınırı aştığını ve bu durumun kamu zararı oluşturduğunu tespit etmiştir. İlamda, sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı’nın bu zarardan münferiden sorumlu olduğuna hükmedilmiştir. Ayrıca, ödeme emri belgeleriyle ilgili hatalı kişilerin sorumlu tutulduğu ve bu belgelerdeki hataların sorumluluk dağıtımında esas alındığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, […]

→

Vekaleten atanan personelin asilde aranan şartları taşımaması nedeniyle vekalet ücreti ödenmesinin hukuka aykırılığı ve kamu zararı oluşumu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararında, vekaleten atanan bir personelin asilde aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle vekalet ücreti ödenmesi sonucu kamu zararı oluştuğu tespit edilmiştir. İlgili personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68. maddesinde belirtilen asgari hizmet süresi şartını, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 7. maddesinde öngörülen eğitim ve deneyim şartlarını taşımadığı belirlenmiştir. […]

→

Sosyal denge tazminatı ödemelerinde kamu zararından harcama yetkilileri değil, sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı’nın sorumluluğu (Sayıştay)

ÖZET: Bu karar, sosyal denge tazminatı ödemeleriyle ilgili olarak kamu zararının oluşumuna dair sorumluluk dağıtımını incelemektedir. İlgili sözleşmenin akdedilmesi sırasında harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmadığı, yalnızca ödeme emri belgeleri üzerinde imzalarının bulunmasının yeterli olmadığı belirtilmiştir. 5018 sayılı Kanun’un 32 ve 33. maddeleri çerçevesinde, bu kamu görevlileri ile sözleşme hükümlerindeki mevzuat aykırılığı arasında uygun […]

→

İdarenin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü ve adil yargılanma hakkının ihlali değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Çarşı ve Mahalle Bekçiliği sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin mahkeme kararının iptal edilmesi ve yeniden sınava alınması talebi ele alınmıştır. Başvuran, Ankara 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın derhal uygulanmasını istemiştir. İlgili idare, mahkeme kararının gereğini yerine getirmekte gecikmiş ve bu durum başvuranın adil yargılanma hakkını ihlal etmiştir. Kararda, idarenin […]

→

İnfaz ve koruma memurluğu için sağlık şartlarının değerlendirilmesi ve atamanın iptali üzerine hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, infaz ve koruma memurluğu için gerekli sağlık şartlarının değerlendirilmesi üzerine bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Başvuran, infaz koruma memurluğu sınavını kazanmasına rağmen, sağlık raporundaki “ince görme gerektiren işlerde çalışması uygun değildir” ifadesi nedeniyle atamasının iptal edildiğini iddia etmiştir. İdare, Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nin ilgili maddesine dayanarak, infaz ve […]

→

İnfaz ve koruma memurluğu atamasının göz sağlığı gerekçesiyle iptali ve idarenin hukuki değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, infaz ve koruma memurluğu sınavını kazanmasına rağmen, göz değerlerinin yüksek olması gerekçesiyle atamasının iptal edildiğini iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. İdare, başvuranın sağlık raporlarına dayanarak, infaz ve koruma memuru olarak görev yapabilmesi için gerekli olan görme şartlarını taşımadığını belirtmiştir. Sağ göz görmesinin zayıf olması ve ince görme gerektiren işlerde çalışmasının uygun olmaması […]

→

Sendika izni kullanan memurun fazla mesai ücreti talebi ve hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Danıştay, başvuranın sendika yöneticisi olarak kullandığı izin günleri için fazla mesai ücreti talebinin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. Fazla çalışmanın, memurun normal çalışma saatleri dışında fiilen gerçekleştirdiği görevler üzerinden hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın, sendika izni kullandığı günlerde fiilen çalışmadığı için, bu günler üzerinden fazla mesai ücreti talep etmesinin hukuken geçerli olmadığı ifade edilmiştir. İdarenin, başvuranın […]

→

Sendika izni kullanan memurun fiilen çalışmadığı günler için fazla mesai ücreti talep edemeyeceği değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Danıştay, sendika yöneticisi olan başvuranın, sendika izni kullandığı günler için fazla mesai ücreti talep etmediğini, ancak bu iznin çalışma süresinden düşürülmesi gerektiğini iddia ettiğini belirtmiştir. Başvuranın, sendika izni verilen günlerde fiilen çalışmadığı için fazla mesai ücreti talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını vurgulamıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşüne göre, fazla çalışma ücreti, yalnızca memurun normal […]

→

Görev süresi uzatımında yönetmelik değişikliğinin mevcut statüye uygulanabilirliği ve idarenin hukuka aykırılığı değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Dışişleri Bakanlığı’nda ateşe yardımcısı olarak görev süresinin uzatılması talebine ilişkindir. Başvuran, görev süresinin 3 yıldan 4 yıla çıkarılmasına rağmen, idare tarafından eski düzenlemeye göre 3 yıl olarak belirlenmesini hukuka aykırı bulmaktadır. İdare, atama işleminin 1 Mart 2011 tarihli yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını ve bu nedenle görev süresinin 3 yıl olarak belirlendiğini […]

→

Sözleşmeli personelin disiplin cezası almadan geçirdiği sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınıp alınamayacağı (KDK)

ÖZET: Başvuran, sekiz yıl boyunca disiplin cezası almadığını belirterek kademe ilerlemesi talep etmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başvuranın sözleşmeli personel olarak geçirdiği sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınamayacağını savunmuştur. Ancak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin emsal kararında, 4/B statüsündeki personelin disiplin mevzuatına tabi olduğu ve disiplin cezası almayan sürelerin kademe ilerlemesinde dikkate alınabileceği ifade edilmiştir. Danıştay, başvuranın […]

→

Taşınmazın kamulaştırılması veya arsa tahsisi talebi (KDK)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) SAYI : 2020/79501-S.20.86531 BAŞVURU NO : 2020/12314 KARAR TARİHİ : 06/10/2020 TAVSİYE KARARI BAŞVURUYA KONU İDARE : TAVŞANLI BELEDİYE BAŞKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran taşınmazının ya rayiç bedelden parasını ya da taşınmaz değerinde arsa tahsisi yapılmasını talep etmektedir. BAŞVURU TARİHİ : 30/04/2020 I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ […]

→

Kamu görevinden çıkarılanların iade sürecinde mali haklarının faiziyle ödenmesi ve mülkiyet hakkı ihlali değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2016 yılında kamu görevinden çıkarılmasının ardından 2019’da göreve iade edilmesi sürecinde, ihraç edildiği tarihten iade edildiği tarihe kadar olan mali ve sosyal haklarının yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın yalnızca 2016 yılına ait haklarının ödenebileceğini belirtmiş, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait hakların ödenmeyeceğini ifade etmiştir. Ancak, Danıştay içtihatları ve Anayasa […]

→

Sözlü sınavın usulüne uygun yapılmaması ve idarenin şef kadrosuna atamada takdir yetkisinin sınırları (KDK)

ÖZET: Başvuran, Van Valiliği’nde şef kadrosuna atanma talebinde bulunmuş, ancak sözlü sınavda yeterli puanı alamadığı gerekçesiyle ataması yapılmamıştır. Mahkeme, sözlü sınavın usulüne uygun yapılmadığına karar vermiş ve bu nedenle davacının sınavının iptal edilmesine hükmetmiştir. İdare, mahkeme kararına dayanarak davacının yeniden sözlü sınavına alındığını ve bu sınavda başarılı olan adayların atamasını gerçekleştirmiştir. İdarenin, yedek listede yer […]

→

Emlak vergisi tahakkukunun düzeltilmesi ve tarımsal amaçlı arsa için kısıtlı vergi uygulanması talebi (KDK)

ÖZET: Şikayetçi, Çorlu’daki tarımsal amaçlı arazisi için yanlış tahakkuk ettirilen emlak vergisinin iadesini talep etmiştir. 2015-2018 yılları arasında yanlış bir adres kaydı nedeniyle fazla tahsil edilen emlak vergisinin geri ödenmediğini ve 2019 yılı borcundan mahsup edilmediğini belirtmiştir. Ayrıca, arazisinin tarımsal kullanımda olduğunu ve imara kapalı olduğunu iddia ederek, 1319 sayılı Kanun gereğince kısıtlı vergi uygulanmasını […]

→

Emekli ikramiyesi ödenmesi koşullarının belirlenmesi ve uygulanması (KDK)

ÖZET: Başvuran, 1989 yılında kamu hizmetine başladığını ve emekli ikramiyesi talep ettiğini belirtmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın kamu görevinden çıkarılması ve farklı sosyal güvenlik statülerine tabi hizmetlerinin birleştirilmesi nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmeyeceğini ifade etmiştir. Başvurunun reddedilmesi, 5434 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiş, başvuranın hizmet sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermediği […]

→