Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi ve aile ziyareti imkanları nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecindeki sosyal rehabilitasyonuna ve aile bağlarının korunmasına yönelik hukuki değerlendirmeler yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak olarak belirlemektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. […]

→

Ceza infaz kurumuna nakil taleplerinin doluluk oranları nedeniyle reddi aile hayatına saygı hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infazı sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin korunmasının önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını yalnızca cezanın çekilmesi olarak değil, aynı zamanda hükümlünün yeniden topluma kazandırılması olarak tanımlamaktadır. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Başvuranın, ailesinin […]

→

Sağlık kurulu raporunun tedavi öncesi alınmaması ortodontik tedavi giderlerinin karşılanmasını etkiler mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, kızı için ortodontik tedavi amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından istenen sağlık kurulu raporunu almak üzere Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başvurmuş, ancak raporun onay makamı olan Dekan tarafından imzalanmadığını belirtmiştir. İdare, sağlık kurulu raporunun resmi nitelik taşımadığını ve başvuranın kızı için ortodontik tedaviye 27/02/2019 tarihinde özel bir poliklinikte başladığını ifade etmiştir. Sosyal […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde aile ziyaret hakları dikkate alınmalı mıdır (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, ceza infazının temel amacının hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması olduğu vurgulanmaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereği, ceza infazı yalnızca cezanın sürekliliğini sağlamakla kalmayıp, hükümlünün topluma yeniden entegre edilmesi için de önem taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçası olarak değerlendirilmektedir. […]

→

Hükümlünün sağlık durumu ve aile ilişkileri nakil talebinin değerlendirilmesinde nasıl rol oynar (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın sağlık sorunları ve ailesinin ikametgahına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmakta olup, ailesinin maddi zorluklar nedeniyle görüşe gelemediğini ve sağlık takibinin Ereğli Devlet Hastanesinde yapılabileceğini belirtmiştir. Ceza infazının amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve aile ilişkilerinin sürdürülmesi olarak vurgulanmıştır. […]

→

Özel hizmet tazminat oranı farklılıkları hukuka aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Gaziantep Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde ambar memuru olarak görev yaparken, kendisine % 55 oranında özel hizmet tazminatı verilmesi gerektiğini, ancak % 49 oranında tazminat aldığını iddia ederek başvuruda bulunmuştur. Başvurusunda, Malatya ve Kahramanmaraş’taki emsal personelin % 55 tazminat aldığını belirterek, aynı orandan tazminat talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi kriterlere göre değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki bir çerçeve sunmaktadır. Başvuran, İzmir 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmakta ve annesinin İzmir’de yaşadığını belirterek, kendisi ve abisinin İzmir’e yakın bir kuruma naklini talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, […]

→

Yükseköğretim kurumlarının not dönüşüm uygulamalarında YÖK dönüşüm tablosu kullanma zorunluluğu var mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Selçuk Üniversitesi’nden mezuniyet notunun Yükseköğretim Kurulu (YÖK) dönüşüm tablosuna göre işlenmesini talep etmiştir. Ancak, Selçuk Üniversitesi’nin 4’lük sistem uyguladığı ve not dönüşümünün üniversitelere bırakıldığı belirtilmiştir. YÖK tarafından belirlenen dönüşüm tablolarının kullanılmasının, üniversitelerin senatosu tarafından belirlendiği ve başvuranın durumunun bu çerçevede değerlendirildiği ifade edilmiştir. İlgili idare, başvuranın mezuniyet notunun 4’lük sistemde otomatik olarak veri […]

→

Gerçeğe aykırı adres beyanı nedeniyle verilen idari para cezasının hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın gerçeğe aykırı adres beyanında bulunduğu gerekçesiyle uygulanan idari para cezasının iptali talebine ilişkindir. Başvuran, Kastamonu Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi olduğunu ve adres kaydını taşıdığı yerin dışında başka bir şehirde bulunabileceğini belirtmiştir. İdare, başvuranın belirtilen adreste oturmadığını tespit ederek ceza uygulamıştır. Ancak, yapılan incelemelerde başvuranın düzenli olarak yerleşim yeri bildirimleri yaptığı ve […]

→

Cezaevi kapasitesi doluluğu hükümlülerin aile ziyareti gerekçeli nakil taleplerini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Bandırma 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu ve ailesinin Diyarbakır’da yaşadığı belirtilerek, aile bireylerinin ziyaret edememesi nedeniyle nakil talebinde bulunduğu ifade edilmektedir. Ceza infazının temel amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanmasıdır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin önemli bir […]

→

İdari para cezasının iptali ve İl Kültür Müdürlüğü’nün denetim yetkisinin durdurulması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından uygulanan idari para cezasının iptali ve denetim yetkisinin durdurulması talebine ilişkindir. Şikayetçi, şahsına ait aracın “Seyahat Acentası İşletme Belgesi olmadan faaliyette bulunmak” gerekçesiyle ceza aldığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. İlgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, transfer faaliyetlerinin taşımacılık olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve Turizm İl Müdürlüklerinin bu […]

→

Uzman erbaşların terör örgütleriyle irtibat nedeniyle sözleşme fesihlerinde tazminat hakkı var mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2012-2016 yılları arasında uzman erbaş olarak görev yapmış, ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrası sözleşmesi feshedilmiştir. Başvuran, fesih tarihine kadar çalıştığı süre için tazminat talep etmektedir. İdare, fesih işleminin başvuranın terör örgütleriyle irtibatı ve kusurlu fiilleri nedeniyle gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Danıştay, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda, kendi kusurları nedeniyle sözleşmesi feshedilenlerin […]

→

İdari para cezasının hukuka aykırılığı ve denetim yetkisinin durdurulması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından uygulanan idari para cezasının iptali ve denetim yetkisinin durdurulması talebiyle yapılmıştır. Başvuran, “Seyahat Acentası İşletme Belgesi Olmadan Faaliyette Bulunmak” gerekçesiyle kesilen cezanın hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ve yalnızca araç sahibi olduğu için ceza verilmesinin hukuka uygun olmadığını savunmaktadır. İlgili mevzuat uyarınca, transfer faaliyetlerinin taşımacılık olarak […]

→

Dumankaya İnşaat projesinin teslim edilmesi ve bilgi verilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Dumankaya İnşaat Şirketi’ne ait “Dumankaya Adres Sancaktepe” projesinden ev satın alan bir kişinin, inşaatın tamamlanması ve teslim edilmesi için yaptığı talebi içermektedir. Başvuran, 2016 yılında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum atandığını, inşaatın durduğunu ve teslimatın gerçekleşmediğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesini istemiştir. TMSF, başvuranın talebine ilişkin herhangi bir işlem yapamayacağını, çünkü Dumankaya İnşaat’ın […]

→

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na göre ihtiyati tedbir şerhinin iki yıl içinde devam kararı olmadan kaldırılması gerekir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın aracı üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir. Başvuran, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince, şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde devamı yönünde bir mahkeme kararı ibraz edilmediği için şerhin kaldırılmasını talep etmiştir. İlgili mahkeme, başvuranın talebini değerlendirirken, şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıllık sürenin geçtiğini ve bu […]

→