Acil tıp teknisyeninin şehir dışı görevlerde fazla çalışma ücretinin ödenmemesi hukuka uygun olur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Antalya 112 Başhekimliğine bağlı Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda Acil Tıp Teknisyeni olarak görev yaparken, şehir dışına yaptığı görevler nedeniyle fazla çalışma yaptığını ve bu çalışmalara ilişkin sosyal ve mali haklarının ödenmediğini iddia etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirirken, Anayasa ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümlerine atıfta bulunmuş, memurların haftalık çalışma […]

→

Engelli personel çalıştırma yükümlülüğünün %3’ten fazla dolu olması atama talebini reddetmek için yeterli midir (KDK)

ÖZET: Başvuran, engelli sağlık raporuna dayanarak Trabzon Valiliğinde boş bulunan VHKİ kadrolarına atanmak istemiştir. Ancak, Trabzon Valiliği, engelli personel çalıştırma yükümlülüğünün %3’ten fazla dolu kadro bulunması nedeniyle bu talebi reddetmiştir. İlgili mevzuat, engellilerin haklarının korunmasını ve eşit istihdam koşullarını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Başvuranın atanabileceği boş kadro bulunduğu ve engelli personel çalıştırma yükümlülüğünün asgari %3 oranında […]

→

Cezaevi kapasitesi ve ailevi durum, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde nasıl bir rol oynar? (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikamet ettiği Konya iline yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesini teşvik etmeyi ve aile bağlarının korunmasını amaçlamaktadır. Ancak, başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, ceza infaz kurumlarının aşırı doluluğu gerekçesiyle gerçekleşmiştir. İdare, nakil taleplerini değerlendirirken, yalnızca cezaevi kapasitesini değil, aynı […]

→

Lojman tahsisinde başvuranın tercihleri dikkate alınmazsa mağduriyet oluşur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, Antalya Valiliği’nde lojman tahsis talebinde bulunmuş, ancak kurada kendisine çıkan lojmanı kabul etmemesi durumunda hakkını kaybedeceği bildirilmiştir. Başvuru sonrası, kendisine tahsis edilen lojmanın tercih etmediği bir bölgede bulunması nedeniyle başvurusunun reddedildiğini ve diğer başvuranlar hakkında bilgi verilmediğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını değerlendirerek, lojman tahsis sürecinin Kamu Konutları Kanunu ve Yönetmeliğine uygun […]

→

Doçentlik başvurusunda yedek jüri üyesinin değerlendirmesi sonucu iptal kararı hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın doçentlik başvurusunun iptal edilmesi üzerine yapılan itirazların hukuka uygunluğu incelenmiştir. Başvuran, doçentlik başvurusunun yedek jüri üyesinin değerlendirmesi sonucu iptal edildiğini ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ancak, yapılan değerlendirmelerde başvuranın sunduğu makalenin yalnızca numarasının bulunduğu, yayınlanmadığı ve bu nedenle gerekli puanı sağlamadığı tespit edilmiştir. Doçentlik başvurusunun asgari koşullarını […]

→

Açığa alınma süresince maaş kesintilerine faiz işletilmesi talebi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, açığa alındığı süre boyunca kendisine ödenen 1/3 maaşın yanı sıra, bu sürede uğradığı değer kaybını telafi etmek amacıyla faiz ya da enflasyon farkı talep etmiştir. İdare, bu talebi mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Danıştay ve idare mahkemeleri tarafından verilen emsal kararlar doğrultusunda, alacaklının paradan mahrum kalmasının, yoksun […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında bilirkişi raporları doğrultusunda puan artırımı talebi nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2019/1. dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’nın “Vergi Tekniği” ve “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” oturumlarına katılmış, sınav puanlarının beklediğinden düşük gelmesi üzerine itirazda bulunmuştur. İtiraz sonrası yapılan değerlendirmede, sınavdan başarılı sayılmak için her dersten en az 50 puan alınması ve notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın “İleri Düzeyde Finansal Muhasebe” […]

→

Ceza infaz kurumunda çıplak arama uygulaması, insan onuruna saygı çerçevesinde makul şüpheyle nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvurucu, ceza infaz kurumuna hastane yatışının ardından girişi sırasında çıplak aramaya tabi tutulduğunu ve bu uygulamaya karşı koyması sonucu darp edildiğini iddia etmiştir. Adalet Bakanlığı, aramanın PKK terör örgütü üyesi olmasından dolayı güvenlik nedeniyle yapıldığını, zor kullanma yetkisi çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Bakanlık, aramanın insan onuruna saygı çerçevesinde ve hukuka uygun bir şekilde yapıldığını savunmuştur. […]

→

Ders muafiyet taleplerinde üniversitelerin eşdeğerlik değerlendirmesi hangi kriterlere dayanır (KDK)

ÖZET: Başvuran, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde ders muafiyeti talep etmiştir. Başvurusunda, daha önce başarılı olduğu derslerden muafiyet istemiştir. Ancak, İstanbul Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, ders muafiyet talepleri, yalnızca aynı düzeydeki eşdeğer dersler için kabul edilmektedir. Başvuranın, İ.Ü. Cerrahpaşa Orman Fakültesi’nde aldığı derslerin içerik […]

→

442 sayılı Kanun’un ek 13 üncü madde uygulaması (ÇŞB)

ÖZET: Köy yerleşik alanlarındaki kısıtlayıcı şerhlerle ilgili olarak, belediye başkanlığından gelen talep üzerine T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın görüşü istenmiştir. İlgili yazıda, köy kanunları çerçevesinde belirlenen alanlarda mevcut kısıtlamaların kaldırılıp kaldırılamayacağı, yapı ruhsatı düzenlenip düzenlenemeyeceği ve imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi almış parsellerdeki şerhlerin durumu gibi konular ele alınmıştır. 442 sayılı Köy Kanunu’nun ilgili […]

→

4/B statüsünde geçen süreler kademe ilerlemesi için 657 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca disiplin cezası almaksızın sekiz yılını doldurduğu gerekçesiyle bir kademe ilerlemesi talep etmiştir. Ancak Sağlık Bakanlığı, başvuranın 4/B statüsünde çalıştığı sürelerin bu hesaplamaya dahil edilemeyeceğini belirtmiştir. İdare, 4/B kapsamındaki sözleşmeli personelin devlet memuru olarak kabul edilmediğini ve bu nedenle disiplin cezası almaksızın geçirilen sürelerin 657 sayılı […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinin ceza infaz kurumlarının doluluk oranları nedeniyle reddi aile hayatına saygı hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleri ile başka ceza infaz kurumlarına nakil olabilmelerini düzenlemekte, ancak bu nakil için belirli şartların sağlanması gerektiğini belirtmektedir. İlgili mevzuatta, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz […]

→

Muvazzaf subay alımında sağlık kriterleri ile zorunlu askerlik sağlık kriterleri arasındaki farklar nelerdir (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın muvazzaf subay alımında sağlık yeteneği nedeniyle elenmesi ve bu durumun çelişkili olduğu iddiaları incelenmiştir. Başvuran, Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin 6/A/1 ve 6/A/2 maddelerine dayanarak, kendisinin ve benzer durumdaki kişilerin muvazzaf subaylığa kabul edilmesi veya askerlikten muaf tutulması talebinde bulunmuştur. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamaları doğrultusunda, zorunlu askerlik hizmeti için aranan sağlık kriterleri […]

→

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince emekliliğe esas derece kademesinin yükseltilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 37. maddesi uyarınca son altı yılda 90 puan üzeri sicil notu alması nedeniyle emekliliğe esas derece kademesinin 2. dereceye yükseltilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın sicil notu ortalamasının 90 puanın altında olduğunu belirterek, talebin reddedilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Başvuranın emeklilik süresi 27 yıl 8 ay 18 gün […]

→

Tamamlanmış soruşturma raporlarının bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Bingöl Üniversitesi Rektörlüğü’nden hakkında yürütülen soruşturma dosyasının verilmesini talep etmesi üzerine yaşanan hukuki uyuşmazlık incelenmiştir. İdare, başvuranın talebini 4982 sayılı Kanunun 19. maddesi gerekçe göstererek reddetmiştir. Ancak, yapılan değerlendirmede, bu maddenin yalnızca yürütülen idari soruşturmalar için geçerli olduğu, tamamlanmış soruşturmalar için bilgi edinme hakkının kapsamının dışında tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Başvuran […]

→