2547 sayılı Kanun’a tabi uzman doktorların icap nöbeti ücreti alması mülkiyet hakkı bağlamında ayrımcılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde görevli öğretim üyelerinin icap nöbeti karşılığında ücret talebini incelemektedir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 33. maddesi uyarınca, nöbet tutan memurlar ve sözleşmeli personele ücret ödenmesi gerektiğini, bu maddenin 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu kapsamındaki uzman doktorlar için de geçerli olduğunu savunmuştur. İdare ise, yalnızca 657 sayılı Kanun’a […]

→

Öğretmenlerin katkılı öğle yemeği hizmetinden yararlanma hakkı Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’ne göre nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuran öğretmenin, Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı bir okulda görevli olarak katkılı öğle yemeği hizmetinden yararlanma talebi incelenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 212. maddesi ve Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği uyarınca, devlet memurlarının yiyecek yardımından faydalanma şartları belirlenmiştir. Yönetmelik, yiyecek yardımının sağlanabilmesi için en az 50 personel sayısının ve […]

→

Özel sektörde çalışan sağlık personelinin afet sonucu vefatı şehitlik belgesi almasına yeterli midir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın diş hekimi kızı, 30/10/2020 tarihinde İzmir’de meydana gelen depremde vefat etmesi üzerine şehitlik belgesi talep etmiştir. Sağlık Bakanlığı, başvuranın kızının özel sağlık sektöründe çalıştığını ve Bakanlığın şehitlik belgesi düzenleme yetkisinin yalnızca kendi personeline ait olduğunu belirterek talebi reddetmiştir. Başvuran, bu reddin hukuksuz olduğunu iddia etmiştir. Danıştay, Sağlık Bakanlığı’nın şehitlik belgesi […]

→

Ameliyat öncesi bilgilendirme eksikliği ve uzman görüşü yetersizliği iddiaları tıbbi standartlara uygunluk kapsamında nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın babasının İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçirdiği ameliyat sonrası vefat etmesi üzerine, hastane ve doktorlar hakkında iddia edilen ihmallerin araştırılmasını konu alıyor. Başvuran, ameliyat öncesi yeterli bilgilendirme yapılmadığını, eksik tetkik ve uzman görüşleri nedeniyle babasının ölümüne sebebiyet verildiğini öne sürmüştür. Ancak, İzmir İl […]

→

Polis Akademisi sözlü sınavında başarısız sayılma ve değerlendirme kriterlerinin yönetmelik uygunluğu incelenmesi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Polis Akademisi tarafından düzenlenen İlk Derece Amirlik Eğitimi sınavında sözlü mülakat sonucunda başarısız sayılması üzerine yaptığı itiraz incelenmiştir. Başvuran, yazılı ve spor sınavlarında başarılı olmasına rağmen, sözlü sınavda aldığı puanın açıklanmaması ve değerlendirme kriterlerinin belirsizliği nedeniyle mağduriyet yaşadığını iddia etmiştir. Ancak, yapılan incelemede, sözlü sınavın ilgili yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirildiği ve puanlamanın […]

→

Hususi damgalı pasaport iptali sonrası başvuranın kızı için yeniden düzenlenmesi mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Başvuran, kızı için hususi damgalı pasaportun kullanıma açılmasını talep etmiştir. Ancak, başvuranın pasaportunun iptali, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir karara dayanmaktadır. Bu mahkeme kararı gereği, başvuranın kızı ve eşi için de hususi damgalı pasaportların iptali gerçekleşmiştir. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14’üncü maddesi uyarınca hususi damgalı pasaport alabilmek için başvuranın kendisinin bu […]

→

Iğdır Belediyesi’nin mahkeme kararını uygulamaması ve eski tapunun verilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Iğdır Belediyesi’nin Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nin kararını uygulamaması ve eski tapunun verilmesi talebi üzerine yapılmıştır. Şikayetçi, Karaağaç Mahallesi’ndeki tapusunun 962 metrekareden 674 metrekareye düşürüldüğünü, bu durumun mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen belediyenin gerekli adımları atmadığını belirtmektedir. İlgili mahkeme kararı kesinleşmiş olmasına rağmen, belediyenin çeşitli bahanelerle uygulamayı geciktirdiği iddia edilmektedir. Iğdır Belediyesi, yapılan incelemelerde […]

→

Mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlal edilen adayın sözlü sınava alınması zorunlu mu (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın 28. Dönem POMEM giriş sınavı sonuçlarına itirazı üzerine, Ankara 23. İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, mahkeme kararının gereği olarak sözlü sınava alınmayı talep etmekte, ancak idare, mülakat aşamasının iptal edilmesi nedeniyle bu talebi yerine getiremeyeceğini belirtmektedir. İdare, her […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri hangi şartlar altında değerlendirilebilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin temel amaç, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve suç işlemesini engellemektir. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Ancak, 5275 sayılı Kanun, hükümlülerin ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine […]

→

Aile birliği mazeretiyle tayin taleplerinde hizmet ihtiyaçları ve kurumlar arası koordinasyon nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın aile birliği mazeretiyle eşinin çalıştığı Fethiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne tayin talebinin reddine ilişkindir. Başvuran, Seydikemer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünde çalışmakta olup, eşi Fethiye İlçesinde vaiz olarak görev yapmaktadır. İdare, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın eşinin Seydikemer İlçesine tayinini uygun gördüğünü belirtmesine rağmen, başvuranın talebinin mevzuat gereği yerine getirilemeyeceğini ifade etmiştir. […]

→

Memurluktan istifa edenlerin yeniden atanabilmesi için boş kadro şartı ve 2828 sayılı Kanun’un istihdam hakkı sınırlaması nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2828 sayılı Kanun kapsamında atandığı Eskişehir Sarıcakaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevine dönmek istemiş, ancak istifa etmesi nedeniyle talebi reddedilmiştir. İdare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesi gereğince, memurluktan kendi isteğiyle ayrılanların yeniden atanabilmesi için boş kadro bulunması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, 2022 yılı için yapılan atama izni kapsamında açık kadro bulunmadığı ve […]

→

OHAL döneminde ihraç edilen memurun göreve iade sonrası geçmiş yıllara ait izin hakları kullandırılabilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın OHAL döneminde ihraç edilip, göreve iade edilmesinin ardından geçmiş yıllara ait yıllık izinlerinin kullandırılmasını talep ettiği belirtilmektedir. Sağlık Bakanlığı, bu taleple ilgili olarak, Devlet Memurları Kanunu’nun 103. maddesine atıfta bulunarak, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşeceğini ifade etmiştir. Kararda, 7075 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddesi uyarınca, kamu görevinden çıkarılma […]

→

Sözlü sınavlarda nesnel kriterlere dayalı puanlama yapılması hukuka uygunluk açısından nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kars Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu tarafından yapılan sözlü sınavlarda başarısız sayıldığını ve bu duruma itiraz ettiğini belirtmektedir. İlk sınavda 60 puan almasının ardından, üç kez daha sınava girmiş ve en son 21.03.2022 tarihinde yapılan sınavda 57 puan almıştır. Başvuran, sınavda bir sorunun cevap anahtarının hatalı olduğunu, diğer bir sorudan puan […]

→

Disiplin cezası sürecinde sendika temsilcisinin bulunmaması ve itirazın yanlış kurula yapılması belirlilik ilkesini ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, sosyal medyada yaptığı bir paylaşım nedeniyle Tire Belediye Başkanlığı tarafından verilen kademe ilerlemesinin durdurulması disiplin cezasının kaldırılmasını talep etmiştir. Danıştay, disiplin cezasının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan “belirlilik” ilkesine vurgu yapmıştır. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin açık, net ve uygulanabilir olması gerekmektedir. Başvuranın durumunda, disiplin cezasının verilmesi sürecinde usul […]

→

Vergi denetmenliği süresinin vergi müfettişliği olarak sayılması talebi 646 sayılı KHK kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararı, başvuranın Vergi Denetmenliği kadrosunda geçirdiği sürelerin Vergi Müfettişi olarak sayılmasına ilişkin talebinin reddine dayanıyor. Başvuran, 646 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği tarihte Vergi Denetmeni kadrosunda bulunmadığı için, 178 sayılı KHK’nın Geçici 12. maddesi gereğince Vergi Müfettişi kadrosuna atanmış sayılmasının mümkün olmadığını belirtmektedir. Başvuranın geçmiş hizmet sürelerinin Vergi Müfettişliği kapsamında değerlendirilmesi talebi, yasal düzenlemeler […]

→