İşyeri açma ruhsatının iptali ve kira sözleşmesinin feshinin ruhsat iptaline etkisi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemi incelemiştir. Dava, İstanbul Beylikdüzü’nde bulunan bir lokanta ve çay bahçesinin ruhsatının iptali üzerine açılmıştır. İdare Mahkemesi, kira sözleşmesinin özel hukuk hükümlerine göre feshedilmesi gerektiğini, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca feshin mümkün olmadığını belirterek, davacı şirketin taşınmazda fuzuli şagil olduğuna dair […]

→

İçkili yer bölgesi tespiti olmadan ruhsat iptalinin hukuka aykırılığı ve belediye meclis kararı eksikliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Kırşehir’de bulunan bir içkili lokantanın ruhsatının iptaliyle ilgili davada, ruhsatın iptaline dayanak olan içkili yer bölgesi tespitinin hukuken geçersiz olduğunu belirlemiştir. Mahkeme, Toklumen Belediyesine ait içkili yerler karar ve krokisinde, ruhsatın iptaline gerekçe oluşturacak bir Belediye Meclis kararı bulunmadığını, dolayısıyla ruhsat iptalinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır. Dava dosyasında, içkili yer bölgesi […]

→

İdarenin yargı kararını süresinde uygulamaması nedeniyle manevi tazminat talebi ve tazminat miktarının değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, idare mahkemesi tarafından verilen manevi tazminat talebine ilişkin kararı incelemiştir. Davacı, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali için yapılan başvurunun yargı kararıyla süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle manevi zarar gördüğünü iddia ederek tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, idarenin yargı kararını zamanında uygulamaması nedeniyle davacının manevi zarara uğradığını kabul etmiş ve 10.000 […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve yıkım kararı alınmış binada faaliyet engelleme amacıyla yapılan işlemin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, İstanbul’da bir alışveriş merkezinde işletilen bir mağazanın işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin davayı incelemiştir. İdare Mahkemesi, ruhsat iptalinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Temyiz aşamasında, davalı idare, ruhsat iptalinin yıkım kararı alınmış bir binada yürütülecek faaliyetlerin engellenmesi amacıyla yapıldığını savunmuştur. Ancak Danıştay, temyiz isteminin reddine ve İdare Mahkemesi kararının […]

→

İdari yargıda temyiz sınırları: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının belirli sebeplerle bozulabilirliği ve temyiz istemlerinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulmasının ancak belirli sebeplerin varlığı halinde mümkün olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin ise kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, davalı ve […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali: ruhsata aykırı faaliyetlerin tespiti ve mevzuata uygun denetim sonucu karar düzeltme talebinin kabulü (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen işyeri açma ve çalışma ruhsatının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, ruhsatın iptaline neden olan durumların mevzuata uygun olarak tespit edildiğini belirtmiştir. İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseselerin denetiminde, insan sağlığına zarar vermemek ve çevre kirliliğine yol açmamak gibi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Davalı idare, işyerinde yapılan denetimlerde ruhsata […]

→

Öğrenim kredisini kendi isteğiyle sonlandıran öğrencinin borç hesaplamasında hangi tarih dikkate alınmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, öğrenim kredisi geri ödeme tutarına itiraz eden bir başvuranın durumunu incelemektedir. Başvuran, öğrenim kredisini kendi isteğiyle sonlandırdıktan sonra borcunun hesaplanmasında mezuniyet tarihinin değil, son ödeme tarihinin dikkate alınması gerektiğini savunmaktadır. İlgili idare ise, borcun hesaplanmasında mezuniyet tarihinin esas alındığını ve bu durumun mevzuata uygun olduğunu belirtmektedir. Ancak, başvuranın durumu incelendiğinde, öğrenim kredisinin […]

→

Geçici görevlendirme ve tayin talebinin reddi işlemlerinin hukuka aykırılığı ve memurun rızası alınmadan yapılan atama değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Bursa Kaplıkaya Çocuk Destek Merkezinde görevli bir sosyal çalışmacının Yıldırım Sosyal Hizmet Merkezine geçici görevlendirilmesi ve sonrasında tayin talebinin reddedilmesi üzerine yapılan başvurunun incelenmesine dayanmaktadır. Başvuran, geçici görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğunu ve memurun rızasının alınmadığını iddia etmektedir. İlgili idare, başvuranın geçici görevlendirmesinin, Kaplıkaya Çocuk Destek Merkezi binasının tahliyesi ve yıkım kararı […]

→

Görevden uzaklaştırılan akademisyenin geliştirme ödeneği talebi ve Danıştay’ın ihtiyati tedbir değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Şırnak Üniversitesi’nde görevden uzaklaştırılan bir akademisyenin geliştirme ödeneği talebine ilişkindir. Başvuran, görevden uzaklaştırıldığı süre zarfında geliştirme ödeneğinin ödenmediğini iddia ederek, bu ödeneğin kendisine verilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın fiilen çalışmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Ancak, Danıştay, görevden uzaklaştırmanın bir disiplin cezası değil, ihtiyati bir tedbir olduğunu vurgulayarak, başvuranın açıkta kaldığı süre boyunca […]

→

Görevi kötüye kullanma suçlamasıyla beraat eden kişinin manevi tazminat talebinde idarenin hukuka aykırı eylemi ve ağır elem şartı (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açılan soruşturma sonucunda görevi kötüye kullanma suçlamasıyla yargılandığı ve beraat ettiği belirtilmektedir. Başvuran, bu süreçte yaşadığı mağduriyet nedeniyle manevi tazminat talep etmiştir. Ancak, manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucu ağır bir elem veya üzüntü duyulmuş olması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın […]

→

Görevde yükselme sınavında sözlü sınav puanlamasının nesnel kriterlere uygunluğu nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde enformasyon memuru olarak görev yaparken, Kütüphane Müdürlüğü için yapılan görevde yükselme sınavında ayrımcılık yapıldığını iddia ederek, sözlü sınavda aldığı 63 puanın düzeltilmesini talep etmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, sınavın mevzuata uygun yapıldığını, başvuranın başarısız sayılmasının gerekçelerini sunarak, herhangi bir işlem tesis etmeyeceğini belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan […]

→

Devlet yurtlarına başvuruda 35 yaş sınırı sosyal adalet ilkesine uygun mudur (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın devlet yurtlarında barınma talebinin, 35 yaş sınırı nedeniyle reddedilmesi üzerine yaptığı itiraz incelenmiştir. İdare, başvuranın talebinin mevzuat gereği değerlendirilmediğini belirtmiş, 35 yaş sınırının, daha genç öğrencilerin üniversite hayatında psikolojik baskı altında kalmalarını önlemek ve daha fazla öğrenciye yurt imkânı sağlamak amacıyla getirildiğini savunmuştur. Yapılan değerlendirmede, ilgili idarenin 351 sayılı Yüksek Öğrenim […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinin cezaevi doluluk oranları ve aile bağları açısından değerlendirilmesi nasıl yapılmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin isteğe bağlı nakil taleplerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. Başvuran, İstanbul’da ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazının temel amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve suç işlenmesini önlemektir. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Ancak, 5275 […]

→

Covid-19 tedbirleri sonrası hükümlülerin nakil talepleri aile ilişkileri açısından nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir hükümlünün, ailesinin ikamet ettiği Ordu ilindeki ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesi üzerine yapılan başvuruyu incelemektedir. Hükümlü, Covid-19 nedeniyle uzun süredir ailesiyle görüşemediğini ve maddi imkansızlıklar nedeniyle nakil giderlerini ödeyemediğini belirtmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın […]

→

Üretimi teşvik primi ödemesinden SGK işveren payı kesintisi döner sermaye hesabı yerine brüt tutar üzerinden yapılabilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi tarafından yapılan üretimi teşvik primi ödemesinden %20,5 oranındaki SGK işveren payı kesintisinin hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Başvuran, kendisine ödenen tutardan yapılan kesintinin iadesini talep etmiştir. İdare, mevzuat gereği kesintinin yapılmasının zorunlu olduğunu savunmuş, ancak başvuranın talebi üzerine yapılan incelemede, kesintinin döner sermaye […]

→