Özel hizmet tazminatının ödenmesinde kadro unvanı mı yoksa mesleki unvan mı esas alınmalıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Karayolları Genel Müdürlüğü’nde Teknisyen olarak çalışmakta olup, İnşaat Teknikeri unvanına sahip olduğunu belirterek, Ek Özel Hizmet Tazminatının 2.0 katsayısı üzerinden ödenmesini talep etmiştir. İdare ise, bu tazminatın ödenmesinde kadro unvanının esas alınacağını ve başvuranın Teknisyen unvanı nedeniyle 1.2 katsayısı üzerinden ödeme yapılacağını ifade etmiştir. Yapılan hukuki değerlendirmede, Anayasa’nın 128. maddesi ve 657 sayılı […]

→

Merkez Bankası teknisyen alım mülakatında 70 puan altı başarısızlık kriteri hukuka uygun mu (KDK)

ÖZET: Bu karar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Teknisyen alım mülakatında başvuranın 52 puan alarak başarısız sayılması üzerine yapılan itirazı incelemektedir. Başvuran, mülakatın iptal edilerek tekrar yapılmasını talep etmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Çalışanları Atama İlkeleri gereğince, işe alım sürecinin belirli kurallara uygun olarak yürütülmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Mülakat komisyonu, en az üç değerlendiriciden oluşmakta ve adaylar, […]

→

İdarenin mahkeme kararlarını uygulamaması adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, İzmir 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen bir mahkeme kararının icra edilmemesi üzerine başlatılan bir hukuki süreci ele almaktadır. Başvuran, mahkeme kararına dayalı olarak idareden alacaklarının ödenmesini talep etmiş, ancak idare gerekli ödeneği temin edemediğini belirtmiştir. Danıştay, hukukun üstünlüğü ilkesine dayanarak, idarenin mahkeme kararlarını geciktirmeden uygulama yükümlülüğünü vurgulamıştır. Kararda, Anayasa’nın 138. maddesi […]

→

Muhtaçlık sınırını aşan hane geliri sosyal yardım başvurusunun reddine neden olur mu (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın muhtaç durumda olduğu iddiasıyla yaptığı sosyal yardım başvurusunun reddine ilişkin hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, Türkiye Aile Destek Programı’ndan yararlanmak için başvuruda bulunmuş, ancak Karatay Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, başvuranın gelirinin muhtaçlık sınırının üzerinde olduğunu belirterek talebi reddetmiştir. İlgili mevzuat, sosyal yardımların muhtaçlık kriterlerine göre verilmesini öngörmekte ve bu kriterlerin başvuran […]

→

Sivil öğrencilik süresinin emeklilik hesabında dikkate alınması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, emeklilik tarihinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken sivil öğrencilik süresinin borçlanıldığını, ancak bu sürenin mevcut emeklilik şartları içinde göz önünde bulundurulmadığını ifade etmektedir. Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, 5434 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirildi. SGK, başvuranın sigortalılık başlangıç tarihinin 27/12/2001 olarak belirlendiğini ve borçlanılan sürenin, sigortalılık başlangıcını geriye götürmeyeceğini belirtti. Bu durum, başvuranın […]

→

Ücretli öğretmen olarak çalışılan dönemde sigorta primlerinin eksik yatırılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2005-2019 yılları arasında İstanbul’un çeşitli ilçelerinde ücretli öğretmen olarak çalıştığını ve bu süre zarfında sigorta primlerinin eksik yatırıldığını belirterek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Başvurusu, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Milli Eğitim Bakanlığı’na yönlendirilmiştir. İlgili idare, başvuranın görev yaptığı süreler ve prim ödemeleri hakkında bilgi sunmuş, ancak başvuranın prim ödeme gün sayısının eksik hesaplandığını ifade […]

→

Doktorların iş bırakma eylemi nedeniyle muayene olamayan hastanın ulaşım masrafı talebi idarenin hizmet kusuru sayılır mı (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde randevu almasına rağmen doktorların iş bırakma eylemi nedeniyle muayene olamaması ve bu durumun sonucunda 120 TL ulaşım masrafı talep etmesi üzerine tazminat talebi incelenmiştir. Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri gereği yaşam ve sağlık hakları güvence altına alınmış olsa da, idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazmin sorumluluğu […]

→

UYAP üzerinden icra dosyası sorgulamalarının Anayasa’nın 20. maddesine aykırılığı iddiası nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın UYAP sistemi üzerinden alacaklı olduğu icra dosyalarının sorgulanmasının Anayasa’nın 20. maddesine aykırı olduğu iddiası değerlendirildi. Başvuran, sistemin kapatılmasını talep ederken, UYAP üzerinden yapılan sorgulamaların 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’na uygun olduğu belirlendi. İlgili mevzuat, alacaklıya borçlunun mal, hak veya alacaklarının sorgulanabilmesi için gerekli […]

→

375 sayılı KHK geçici 39. maddeden yararlanma şartları başka kuruma geçiş yapanlar için nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında iç denetçi olarak görev yaparken, 375 sayılı KHK’ya eklenen geçici 39. madde gereğince maaşının 666 sayılı KHK öncesi mevzuata göre yeniden düzenlenmesini talep etmiştir. Ancak, başvuranın 375 sayılı KHK’nın geçici 12. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte başka bir kamu kurumunda görev yaptığı ve bu nedenle geçici 39. maddeden yararlanma […]

→

İdarenin muvafakat vermeme işlemi nesnellik ve şeffaflık ilkelerine aykırı mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapmakta olup, Misyon Koruma Sınavı’na katılmak için muvafakatname talep etmiştir. Ancak, idare tarafından muvafakat verilmemesi işlemi gerekçelendirilmeden gerçekleştirilmiştir. Danıştay, idarenin takdir yetkisinin belirli ilkelere uygun olarak kullanılması gerektiğini vurgulayarak, bu işlemin “nesnellik”, “tarafsızlık”, “şeffaflık” ve “hesap verilebilirlik” ilkelerine aykırı olduğunu belirtmiştir. İdarenin, başvuranın sınava katılımını […]

→

Mecburi hizmet süresi değişikliğinin kamu görevinden çıkarılan personelin borç yükümlülüğüne etkisi nedir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kara Kuvvetleri Komutanlığında görev yaparken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan kamu görevinden çıkarıldığını ve bu nedenle kendisine çıkarılan borcun iptalini talep etmiştir. Başvuran, mecburi hizmet süresinin göreve başladığında 10 yıl olduğunu, ancak hesaplamanın 15 yıl üzerinden yapıldığını iddia etmektedir. İdare, başvuranın kamu görevinden çıkarılmasının 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 112. maddesine dayandığını […]

→

Sağlık hizmeti sunumunda tıbbi cihazların bakım eksikliği idarenin hizmet kusuru sayılır mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nde geçirdiği ameliyat sırasında sağ ayak bileğinde meydana gelen koter yanığı nedeniyle sorumlular hakkında işlem yapılmasını talep etmiştir. Danıştay, sağlık hizmetinin sunumu sırasında meydana gelen bu tür komplikasyonların, idarenin hizmet kusuruna dayandığını belirtmiştir. İdarenin, tıbbi cihazların rutin kontrollerini ve bakımlarını mevzuata uygun şekilde yapmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporları, koter cihazının […]

→

Kamu üniversitelerinde ek ders ücreti katsayısının bütçe kısıtlamaları nedeniyle düşürülmesi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptığı dönemde II. Öğretim ek ders ücretinin eksik yatırıldığını iddia ederek, ödemelerin 3.2 katsayısına göre yapılmasını talep etmiştir. İdare, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde ek ders ücret katsayısının 1 olarak belirlendiğini ve bu kararın bütçe kısıtlamaları doğrultusunda alındığını açıklamıştır. İlgili yönetim kurulu kararları, ödeneğin %70 sınırına uygun […]

→

Disiplin cezası olan hükümlülerin nakil talepleri aile birliğini sağlama amacıyla kabul edilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan bir başvuranın, eşinin bulunduğu cezaevine nakil talebinin reddedilmesi üzerine verilmiştir. Başvuran, aile birliğinin sağlanması amacıyla nakil istemiş, ancak Adalet Bakanlığı, başvuranın disiplin cezasının bulunması nedeniyle talebini reddetmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, […]

→

Ambulans ve acil bakım teknikerlerinin diğer sağlık personeli belgesi alabilmesi ve aile sağlığı merkezlerinde çalışabilmesinin önünde (KDK)

ÖZET: Başvuran, ambulans ve acil bakım teknikerlerinin diğer sağlık personeli belgesi alabilmesi ve aile sağlığı merkezlerinde çalışabilmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını talep etmiştir. Sağlık Bakanlığı, bu talebe yanıtında, ambulans ve acil bakım teknikerlerinin mevcut mevzuatta “diğer sağlık personeli” olarak tanımlanmadığını ve bu nedenle iş yeri hemşireliği sertifikası alamayacaklarını belirtmiştir. Ayrıca, acil tıp teknikerlerinin görev tanımlarının hastane […]

→