İhbar ikramiyesi hesaplamasında vergi cezalarının tahsil edilmesi şartı talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne kayıtlı bir kişi hakkında 1905 sayılı Kanun çerçevesinde yaptığı ihbar sonucunda kendisine ödenmesi gereken ikramiyenin eksik hesaplandığını iddia ederek itirazda bulunmuştur. İtirazı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından reddedilmiştir. Başvuran, ikramiyenin yeniden hesaplanmasını ve vergi ziyalarının da dikkate alınarak ödenmesini talep etmektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın ihbarı üzerine yapılan incelemeler sonucunda, […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinin cezaevi doluluk oranları ve aile bağları açısından değerlendirilmesi nasıl yapılmalıdır (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecinde sosyal rehabilitasyonlarının sağlanması ve aile bağlarının korunmasının önemi vurgulanmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve suç işlenmesinin engellenmesi olarak belirlemektedir. Hükümlülerin, aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından kritik bir unsur olarak […]

→

Engelli memurların kurumlar arası nakil talepleri hukuken nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, yüzde 40 engelli olarak çalıştığı İstanbul Üniversitesi’nden eşinin Mersin Üniversitesi’nde çalıştığı yere naklen atanma talebinde bulunmuş, ancak Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, kadro doluluğu ve engelli personel sayısının aşılması gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu belirterek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, engelli memurların yer […]

→

Hükümlülerin nakil taleplerinde cezaevi kapasitesi dışında aile ziyaret hakları ve ulaşım olanakları dikkate alınmalı mı (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazının temel amacının, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak olduğu vurgulanmaktadır. Hükümlülerin infaz sürecinde aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, sosyal rehabilitasyon açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, hükümlülerin nakil taleplerinin değerlendirilmesinde, sadece cezaevi kapasitesi değil, ailelerin ziyaret hakları ve ulaşım olanakları gibi faktörlerin de göz […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Tarsus 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, sağlık sorunları ve ailesinin Kayseri’de yaşaması nedeniyle nakil talebinde bulunmuştur. Ceza infazının amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve aile bağlarının sürdürülmesi olarak belirlenmiştir. 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil olabilmesi için belirli şartlar öngörmektedir. Ancak, başvuranın talep ettiği […]

→

Hükümlülerin aile bütünlüğü için nakil talepleri ceza infaz kurumlarının doluluk oranı nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmakta ve ailesinin Kastamonu’da ikamet etmesi nedeniyle görüşme zorluğu yaşamaktadır. Aile bütünlüğünü sağlamak amacıyla, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin temel amaç, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmaktır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan […]

→

Ceza infaz kurumlarındaki doluluk nedeniyle nakil talebinin reddi aile hayatına müdahale teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlü bir kişinin ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesi üzerine yapılan değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yerlere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiş, ancak idare, mevcut doluluk nedeniyle bu talebi reddetmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik […]

→

İhbar tazminatı adı altında yapılan ödemelerin gelir vergisi iadesine konu edilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Şikayetçi, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile yaptığı ikale sözleşmesi çerçevesinde, 14/07/2017 tarihinde emekli olduğunu ve bu süreçte kendisine yapılan 58 haftalık ihbar tazminatı ödemesinin 18 haftalık kısmının yasal olarak belirlenen miktarın üzerinde olduğunu iddia etmektedir. Şikayetçi, bu fazla ödemenin “ek iş sonu tazminatı” niteliğinde olduğunu ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 89. […]

→

Bilgi edinme hakkı kapsamında gizli bilgilerin ayrılarak verilmesi idarenin yükümlülüğü müdür (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep ettiği soruşturma dosyasının verilmemesi üzerine yapılan bir değerlendirmeyi içermektedir. İdare, başvuranın talebini, soruşturmanın gizliliği ve kişilerin güvenliğini tehlikeye sokma gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun önceki kararları, gizli bilgilerin ayrılarak verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu çerçevede, bilgi edinme hakkının, bireylerin kamuya ait bilgilere erişim hakkını […]

→

Devlet memurlarının sağlık durumu nedeniyle geçici görevlendirilmesi idarenin takdir yetkisi kapsamında mıdır (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sivas Orduevi Müdürlüğü’nde yardımcı hizmetler sınıfında kat görevlisi olarak çalışmakta iken, iş kazası sonucu sağlık sorunları yaşamış ve bu nedenle daha hafif bir işte görevlendirilmesini talep etmiştir. Ancak, idare başvuranı sağlık durumu göz önünde bulundurularak geçici olarak resepsiyon görevlisi olarak atamış, sonrasında ise kadrosuna uygun bir göreve geri döndürmüştür. 657 sayılı Devlet Memurları […]

→

Beden işçisi için uygulamalı sınav yerine sözlü sınav yapılması mevzuata uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, 15/03/2019 tarihinde gerçekleştirilen sözlü sınavın iptal edilmesini talep etmiştir. İlgili idare, sınavın mevzuata uygun olarak yapıldığını savunsa da, yapılan incelemeler sonucunda başvuranın beden işçisi olmasına rağmen uygulamalı sınav yerine sözlü sınava tabi tutulduğu tespit edilmiştir. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. maddesi gereği, beden gücüne dayanan işlerde çalışanlar için uygulamalı sınav yapılması […]

→

Asfalt katılım payı tahakkuklarının tebligat usulüne uygun yapılmaması nedeniyle zaman aşımına uğraması (KDK)

ÖZET: Çankaya Belediye Başkanlığı’nın 21/06/2019 tarihli yazısında, asfalt katılım payının 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanarak tahsil edildiği belirtilmiştir. Asfalt yapım işinin tamamlanmasının ardından, katılım bedelinin 5 yıl içinde tarh edilebileceği ve mükelleflere tebliğ edilen ihbarnamelerin, tebliğ tarihinden itibaren 2 yıl içinde 4 eşit taksitte tahsil edileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, mükelleflerin peşin ödeme […]

→

Çevre Mühendisleri Odası üyeliğinden istifa talebinin edilmesi gerektiği yönündeki başvuru (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çevre Mühendisleri Odası’na üye olduktan sonra herhangi bir hizmet almadığını ve aidat borcunun ödenmesine rağmen üyeliğinin iptal edilmediğini belirterek istifa talebinde bulunmuştur. İlgili oda, başvuranın istifa dilekçesini, iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığı gerekçesiyle reddetmiştir. Oda, başvuranın mühendislik diploması ile iş güvenliği uzmanlığı yapmasını, üyelik şartlarıyla ilişkilendirerek değerlendirmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu inceleyerek, […]

→

Askeri öğrenci kabul tarihinde yüklenme senedi mi yoksa fiili katılım tarihi mi esas alınmalıdır (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın askeri öğrenci olarak kabul edilme tarihinin belirlenmesi üzerine bir hukuki uyuşmazlık yaşanmaktadır. Başvuran, Yüklenme ve Kefalet Senedi’nin imzalanma tarihinin (27 Ağustos 1999) askeri öğrenci olarak kabul edilme tarihi olması gerektiğini savunurken, idare bu tarihin geçerli olmadığını, fiilen askeri okula katılımın 09 Eylül 1999’da gerçekleştiğini belirtmektedir. İdare, HİTAP sistemine aktarılan bilgilerin doğruluğundan […]

→

Yersiz ödemelerin geri alınması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından borç çıkarılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru sahibi, İş Bankası A.Ş.’den emekli olduğunu ve 2014 Ocak ayında babasından yetim aylığı aldığını belirtmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından 17 Ocak 2018 tarihinde bu aylığın kesildiği ve 53.987,02 TL borç çıkarıldığı iddia edilmiştir. Başvuru sahibi, bu durumun incelenmesini talep etmiştir. SGK, başvuru sahibine 11 Aralık 2013 tarihli talep üzerine, 1 Ocak […]

→