Sağlık teknisyeni unvanının diş protez teknisyeni olarak düzeltilmesi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Asker Hastanelerinde “Sağlık Teknikeri (Diş protez)” olarak devredilmesine rağmen, unvanının “Sağlık Teknisyeni (Toplum sağlığı)” olarak değiştirildiğini iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. Değerlendirmeler sonucunda, 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 107. maddesi ve 2016/9109 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde, başvuranın devredildiği kadronun mezuniyetine uygun olarak “Sağlık Memuru” unvanına karşılık […]

→

Başörtüsü nedeniyle kamu hizmetine giremeyenlere mülakat hakkı verilmesi eşitlik sağlar mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle eğitim hakkının engellendiğini ve bu durumun kamu hizmetine girişteki engelleri artırdığını belirtmektedir. 2005 yılında çıkarılan af ile eğitimini tamamlayabilmesine rağmen, başörtüsü yasağı nedeniyle kamu sektöründe çalışamadığını ifade etmektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, başörtüsü nedeniyle kamu hizmetine giremeyenlerin, […]

→

Mülakat sonuçlarının KPSS puanı ile paylaşılması kişisel veri ihlali sayılır mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Kuran kursu öğreticisi sınavına katıldığını ve mülakat sonucuna itirazda bulunduğunu, ancak itirazı değerlendirilmeden kadrolara yerleştirme işlemi yapıldığını iddia ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın itirazının değerlendirildiği ve sınav komisyonunun puanlamasında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirlemiştir. Sınav sonuçlarının açıklanmasından sonra başvuranın itirazının, belirtilen süre içinde yapıldığı ve itirazın değerlendirilmesinin […]

→

Askeri personelin avukatlık unvanına geçişinde mali hak kaybı yaşanır mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sağlık Bakanlığına devredilen askeri personel olarak, avukatlık unvanına geçiş yapması durumunda 6756 sayılı Kanunun 107. maddesi gereğince saklı tutulan aylık ve mali haklarını kaybedip kaybetmeyeceği konusunda Bakanlıktan olumsuz bir görüş almıştır. Başvuran, bu görüşün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, mağduriyetinin giderilmesi için Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, […]

→

Unvan değişikliği kadrolarına sınavsız atama yapılması mümkün müdür (KDK)

ÖZET: Başvuran, Munzur Üniversitesi’nde bilgisayar işletmeni olarak görev yaparken, unvan değişikliği sınavında başarılı olup teknikerlik kadrosuna atanmış, ancak bu sınav mahkeme kararıyla iptal edilmiştir. Başvuran, 2019’da yeniden girdiği unvan değişikliği sınavında başarılı olamayarak teknikerlik kadrosuna atanma talebinde bulunmuş, ayrıca sınavsız atanma talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığına karar vermiştir. […]

→

Sözlü sınavlarda şeffaflık için cevap anahtarı ve puanlama gerekçeleri sunulmalı mı (KDK)

ÖZET: Başvuran, Adalet Bakanlığı’nın infaz koruma memurluğu kadrosu için yaptığı mülakatta 55 puan alarak başarısız sayıldığını ve mülakatın yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, mülakatın hukuka uygun yapıldığını, başvuranın itirazının reddedilmesi gerektiğini belirlemiştir. Sözlü sınavın nesnellik, tarafsızlık ve şeffaflık ilkelerine uygun olarak gerçekleştirildiği, adayların değerlendirilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediği sonucuna varılmıştır. Ancak, […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvurucunun ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesi üzerine yapılmıştır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, ceza infazının amacını bireylerin topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması olarak belirlemektedir. Hükümlülerin, aileleriyle olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. Ancak, […]

→

Kapatılan üniversite mezunlarının diplomalarının başka bir üniversite adına düzenlenmesi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, Zirve Üniversitesinden mezun olan bir başvuranın diplomasında ve YÖK veri tabanında yer alan ‘mezun olduğu üniversite’ bilgisinin Gaziantep Üniversitesi olarak değiştirilmesi talebini incelemektedir. Başvuran, 667 sayılı KHK ile kapatılan Zirve Üniversitesi mezunu olarak, kendisiyle aynı tarihte mezun olanların Gaziantep Üniversitesi mezunu sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu iddia etmektedir. Ancak, Yükseköğretim Kurulu tarafından […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesi infaz rejiminin ıslah edici rolünü nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında barındırılma koşullarının, aile hayatına saygı hakkı ve sosyal rehabilitasyon açısından önemini vurgulamaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını yalnızca cezalandırma değil, aynı zamanda hükümlülerin topluma kazandırılması olarak belirlemekte, bu bağlamda aile ilişkilerinin sürdürülmesinin infaz rejiminin ıslah edici rolü olduğunu belirtmektedir. Hükümlülerin, ailelerinin ikamet ettiği yerlere yakın ceza […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluk oranı, hükümlünün aileye yakın bir kuruma nakil talebinin reddedilmesinde belirleyici midir (KDK)

ÖZET: Bu karar, bir hükümlünün ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesine ilişkin bir durumu ele almaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini sağlamak ve topluma kazandırmak olarak belirlemektedir. Hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından […]

→

ÖSYM’nin sınav sorularını iptal etme yetkisi yargı kararıyla sınırlı mıdır (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın ÖSYM tarafından gerçekleştirilen 2018 İş Yeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı sınavında hatalı olduğunu iddia ettiği 31’inci sorunun iptal edilmesi ve itiraz süresinin uzatılması talebini incelemektedir. ÖSYM’nin sınavlarla ilgili düzenlemeler yapma yetkisi, 6114 sayılı Kanun ve ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile belirlenmiştir. Bu çerçevede, ÖSYM’nin sınav sorularını iptal etme yetkisi bulunmaktadır. Ancak, […]

→

Meslek kodu değişikliği ve fiili iş uyumsuzluğu hizmet kusuru oluşturur mu (KDK)

ÖZET: Başvuran, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra meslek kodunun değişikliğine itiraz ederek, bu durumun incelenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın alt işveren döneminde yönetici ya da amir statüsünde çalışmadığını savunurken, başvuranın işe giriş belgeleri ve hizmet dökümünde “Birim Sorumlusu” olarak yer aldığı görülmektedir. Bu çelişki, başvuranın meslek kodunun belirlenmesi ve değiştirilmesi konusundaki hukuki uyuşmazlığı ortaya çıkarmaktadır. […]

→

Sağlık memurunun Elektronörofizyoloji teknisyeni olarak atanması hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde eğitim alarak Sağlık Memuru unvanıyla Sağlık Bakanlığı’na devredilmesine rağmen, branşının toplum sağlığı olarak değiştirilmesini hukuka aykırı bulmakta ve Elektronörofizyoloji Teknisyeni olarak atanmasını talep etmektedir. İdare, başvuranın yalnızca kurs belgesi olduğunu, dolayısıyla Elektronörofizyoloji teknisyeni kadrosuna atanamayacağını belirtmiştir. Ancak, başvuranın Sağlık Astsubay Hazırlama ve Sınıfı Sağlık Memurluğu bölümünden mezun olması, sağlık […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında bilirkişi incelemesi sonucunda puan artırımı talebi hangi koşullarda reddedilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2018/3. Dönem Yeminli Mali Müşavirlik sınavında beklediğinden düşük bir puan alarak itirazda bulunmuş ve puanının yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’nın başarılı sayılabilmesi için her dersten en az 50 puan alınması ve not ortalamasının 65 olması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın itirazı, sınav kâğıtlarının değerlendirilmesi sonucu verilen puana yönelik olduğundan, uzman bilirkişiler tarafından […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın cezaevlerinde barındırılması talepleri cezaevi doluluk oranları nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, hükümlülerin ceza infazı sürecinde sosyal rehabilitasyonlarının sağlanması ve aile bağlarının korunmasının önemi vurgulanmaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi, infazın amacını, hükümlünün yeniden suç işlemesini engellemek ve topluma kazandırmak olarak belirlemektedir. Hükümlülerin, aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından kritik bir unsur olarak […]

→