Yurtdışında ikamet eden mükellefin Türkiye’deki vergi mükellefiyetinin tespiti ve cezaların terkin edilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, yurtdışında ikamet eden bir kişinin Susurluk Vergi Dairesi tarafından mükellefiyet kaydı oluşturulması ve buna bağlı olarak kesilen cezaların kaldırılması talebini içermektedir. Başvuran, Türkiye’deki mükellefiyet kaydının iptal edilmesini ve zararının tazmin edilmesini istemektedir. Ancak, Balıkesir Defterdarlığı’nın yaptığı incelemeler sonucunda, başvuranın Türkiye’de mukim olduğu ve denklik ücreti adı altında tahsilat yaptığı tespit edilmiştir. Bu durum, […]

→

Bucak ilçesinde hayvancılık faaliyetinin çevre kirliliğine neden olduğu gerekçesiyle sonlandırılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Burdur ili Bucak ilçesindeki ikametgahının bulunduğu sokakta, aynı adreste hayvancılık yapan bir komşusunun faaliyetinin çevre kirliliğine yol açtığını ve halk sağlığını olumsuz etkilediğini iddia ederek, bu faaliyetin sonlandırılıp uygun bir alana taşınmasını talep etmiştir. Başvuru, 21 Ağustos 2024 tarihinde yapılmış olup, başvuranın 2017 yılından bu yana ilgili mercilere yaptığı şikayetler sonucunda idari yaptırımlar […]

→

Teknik hizmetler sınıfındaki memurun, kadrosuna uygun olmayan bir görevde istihdam edilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Edirne Adliyesi’nde “Bilgisayar Teknikeri” olarak görev yapan bir çalışanın, Adalet Komisyonu tarafından Teknik Hizmetler Sınıfı dışında “Adli Sicil Bürosu”na görevlendirilmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, bu görevlendirmenin yasal mevzuata aykırı olduğunu belirterek itirazda bulunmuş, ancak Edirne Adalet Komisyonu itirazı reddetmiştir. Başvuran, kadrosunun teknik hizmetler sınıfında olduğunu ve bu tür bir görevlendirmenin uygun olmadığını ifade ederek, […]

→

Yaygın eğitim kurumlarında müdür yardımcılarına nöbet ücreti ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Bilecik Osmaneli Halk Eğitimi Merkezinde Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken, 01.01.2022 tarihinden itibaren Toplu Sözleşme gereği geriye dönük nöbet ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Başvurusunda, yaygın eğitimde çalışan müdür yardımcılarının da nöbet ücreti alması gerektiğini, ancak idarenin bina tahsisi nedeniyle bu ücretin ödenmediğini belirtmiştir. İdare ise, başvuranın nöbet görevinin fiilen yerine getirilmediğini ve gerekli […]

→

Mülakat sınavının iptali ve değerlendirme kriterlerinin nesnelliği talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Adli Hakimlik Savcılık yardımcılığı için yapılan mülakatın iptali talebiyle ilgili olup, başvuran, 23 Aralık 2023 tarihinde gerçekleştirilen yazılı sınavdan başarılı olarak mülakata çağrıldığını, ancak 22 Mayıs 2024’te yapılan mülakattan elendiğini iddia etmektedir. Başvuran, mülakatın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, iptal edilmesini ve sürecin uzaması durumunda kaybettiği haklar için karar verilmesini talep etmiştir. […]

→

Kınama cezasının iptali ve savunma hakkının kısıtlanması iddiaları (KDK)

ÖZET: Başvuran, Isparta Şehir Hastanesi’nde aldığı kınama cezasının iptalini talep etmiştir. İddialarına göre, bu ceza, mesai arkadaşlarının kendisine karşı oluşturduğu şikayet dilekçeleri sonucu verilmiş ve itiraz süreci hukuka aykırı bir şekilde yürütülmüştür. Başvuran, disiplin kurulunun kendisine savunma hakkı tanımadığını, asılsız tutanaklarla soruşturma başlatıldığını ve bu sürecin adil olmadığını öne sürmüştür. Ayrıca, kınama cezasının, idarenin uyguladığı […]

→

Açığa alınma sürecine ilişkin kayıtların silinmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nda müfettiş olarak görev yapan bir kişinin, 14.10.2016 tarihinde açığa alınmasının ardından 17.04.2024 tarihinde göreve iade edilmesiyle ilgilidir. Başvuran, görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca sistemde yer alan “açığa alınma” ibarelerinin silinmesini ve bu süre zarfındaki maaş ve terfi işlemlerinin düzenlenmesini talep etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu talebi 14.05.2024 tarihinde reddetmiştir. […]

→

Sağlık mazereti ile Elazığ iline atanma talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 02/04/2020 tarihinde Marmara 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda İnfaz ve Koruma Memuru olarak göreve başlamış ve 08/03/2024 tarihinde sağlık mazereti nedeniyle Elazığ iline atanma talebinde bulunmuştur. Bu talebine ek olarak, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nden alınan sağlık raporları ve eğitim belgeleri sunmuştur. Başvuran, epilepsi nöbetleri nedeniyle yalnız kalamadığını belirterek Elazığ R tipi […]

→

İmar planlarının hazırlanmasında gerekli plan açıklama raporlarının yetersizliği, hukuka uygunluk açısından iptal sebebi midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 6. Dairesi, Edirne İli’nde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna yapılan itirazların reddine dair belediye meclisi kararının iptali istemini incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan keşif ve bilirkişi raporlarına dayanarak, imar planlarının üst ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğunu ve kamu yararına hizmet ettiğini belirterek davayı […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespitinde emsal kıyaslaması yapılmasının hukuki geçerliliği nedir (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin tahsili konusunda davacı ile davalı idare arasında yaşanan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kamu düzeni ilkesi gereği kararı kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için imar planının uygulanmaması mülkiyet hakkına müdahale sayılabilir mi (Yargıtay)

ÖZET: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada, davalı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Dava konusu taşınmaz, 2013 onay tarihli imar planında “Sosyo Kültürel Tesis Alanı” olarak belirlenmiş olup, üzerinde herhangi bir yapı bulunmamakta ve fiili el atma durumu gerçekleşmemiştir. Ancak, imar planının uzun süre hayata geçirilmemesi nedeniyle idarenin pasif […]

→
onecikan-yargitay

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespitinde tanık ifadeleri ve belgelerin hukuki geçerliliği üzerine değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti üzerine kuruludur. Davacı, 15.12.1986 tarihinde işe başladığını, ancak bu tarihin resmi kayıtlarda yer almadığını iddia ederek, sigortalılık başlangıç tarihinin bu tarih olarak belirlenmesini talep etmiştir. Davalı SGK Başkanlığı ise, davacının işe giriş bildirgesinin varlığını yeterli görmemekte ve fiili çalışmanın ispatı için ek deliller talep etmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi, […]

→

Kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak terör örgütü üyeliği mahkumiyeti yeterli midir, yoksa gerekçeli karar hakkı ihlali söz konusu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirirken, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetinin, kamu görevinden çıkarılma gerekçesi olarak yeterli olduğunu belirlemiştir. İdare Mahkemesi, davacının terör örgütü ile irtibatının bulunduğunu tespit ederek, kamu görevine son verilmesine dair işlemin hukuka aykırı olmadığına hükmetmiştir. Davacı, mahkumiyet kararının kamu görevinden çıkarıldığı […]

→
onecikan-yargitay

Kamulaştırma işleminin iptali, diğer davalılar açısından geçerliliğini korur mu ve emsal karşılaştırması bedel tespitinde nasıl bir rol oynar (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, Gaziantep ilinde bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma işleminin iptaline dair kesinleşmiş bir idari yargı kararı bulunduğundan, davanın hukuki dayanağının kalmadığı gerekçesiyle reddine karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idarenin istinaf başvurusu üzerine, iptal kararının yalnızca davayı açan kişi yönünden bağlayıcı olduğunu ve diğer davalılar […]

→

Danıştay’ın iştirak kazancı istisnası ve örtülü sermaye faizi üzerindeki hukuki değerlendirmesi ile vergiye tabi gelir durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 2018 yılından 2019 yılına devreden zarar tutarının 533.275.728,23 TL olarak dikkate alınması gerektiği iddiasını değerlendirirken, iki ana unsur üzerinde durmuştur: Birincisi, iştiraklerin sermaye azaltımı nedeniyle elde edilen gelir ile örtülü sermaye faizi arasındaki hukuki durumdur. Mahkeme, iştirak kazancı istisnasının sağlanabilmesi için gerekli şartların yerine getirilmediğini belirterek, sermaye azaltımından elde […]

→