Gıda Mühendisleri Odası üyeliğinden ayrılma talebinin değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası üyesi olarak, 2020 yılında kamu görevine başlaması nedeniyle üyelikten ayrılma talebinde bulunmuş, ancak bu talep Oda Yönetim Kurulu tarafından reddedilmiştir. Başvuran, gıda mühendisliği alanında çalışmadığını ve aidat borcu bulunmadığını belirterek, üyeliğinin sonlandırılmasını istemektedir. Oda, başvuranın mesleki tedrisat yaptığı gerekçesiyle üyeliğinin devam etmesi gerektiğini savunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın durumunu […]

→

Şehit çocuğunun silah ruhsatı harcından muafiyeti 6136 sayılı Kanun’un hangi maddesine göre değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, şehit çocuğu olan başvuranın silah ruhsatı harcının iadesi talebini incelemektedir. Başvuran, babasının muhtarlık görevini yerine getirirken şehit edilmesi nedeniyle 6136 sayılı Kanun kapsamında silah ruhsatı harcından muaf olup olmadığını sorgulamaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın talebini, 6136 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 4. fıkrası gereğince reddetmiştir. Ancak, yapılan değerlendirmede başvuranın babasının şehit olduğu […]

→

Kıdem tazminatı talebi ve emeklilik ikramiyesi ödemesi arasındaki hukuki değerlendirme ve çalışma sürelerinin birleştirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 1994 yılında İzmir Tariş Yağı Kombinasında çalışmaya başlayıp, 2000 yılında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nda memur kadrosuna atandığını ve bu süreler için kıdem tazminatı talep ettiğini belirtmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ise, 4572 sayılı Kanun gereği, başvuranın kıdem tazminatı yerine emeklilik ikramiyesi alacağını ifade etmiştir. Başvuranın çalışma hayatı incelendiğinde, 1994-2000 yılları arasında İş Kanunu’na […]

→

Elektrik direğinin taşınmaz önündeki konumunun inşaat çalışmalarına engel teşkil etmesi nedeniyle nakil talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, İstanbul’un Kartal ilçesinde mülkiyeti kendisine ait bir taşınmazda konut inşaatı yapma niyetinde olan bir kişinin, inşaat alanının önünde bulunan elektrik direğinin yol daralması nedeniyle hafriyat ve inşaat çalışmalarını engellediği iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, bu direğin başka bir yere taşınmasını talep etmekte, ancak bu işlemin maliyetinin kendisinden talep edildiğini belirtmektedir. Elektrik Dağıtım Şirketi (AYEDAŞ), elektrik […]

→

Sözleşmeli öğretmenin doğum izni süresince maaş kesintisinin hukuka aykırılığı ve 5510 sayılı Kanun’un uygulanması (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, bir sözleşmeli öğretmenin doğum izni süresince maaşından yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Başvuran, doğum öncesi ve sonrası izin kullandığı dönemde, kendisiyle aynı unvanda çalışan meslektaşlarına yapılan ödemelerin aksine, yalnızca iş göremezlik ödeneği almış ve sözleşme ücretinin eksik ödendiğini iddia etmiştir. İdare, bu süreçte yapılan ödemelerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na […]

→

Sözlü sınavda önceden hazırlık yapılmaması ve puanların gerekçelendirilmemesi nedeniyle hukuka uygunluk değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Hakkâri Valiliği tarafından gerçekleştirilen sözlü sınavda başvuranın aldığı 70 puanın hukuka uygun olup olmadığını incelemektedir. Başvuran, sözlü sınavda eksik değerlendirme yapıldığını ve kılavuzda belirtilen kriterlere göre yeterli soruların yöneltilmediğini iddia etmiştir. İlgili yönetmelik gereği, sözlü sınavın şeffaf, adil ve nesnel bir şekilde yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. İnceleme sonucunda, sözlü sınavda sorulacak soruların önceden […]

→

Sözleşmeli personelin başka kuruma atanması iş sonu tazminatı hakkını etkiler mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nda sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre zarfında iş sonu tazminatı talep etmiştir. İdare, başvuranın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi nedeniyle tazminat ödemesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın İçişleri Bakanlığı’na atanması nedeniyle sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığı ve bu durumun haklı bir neden teşkil ettiği değerlendirilmiştir. Danıştay, başvuranın iş sonu tazminatı […]

→

İdarenin mahkeme kararlarını uygulamaması hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, mahkeme kararlarının uygulanmaması üzerine yapılan bir başvuruya ilişkindir. Başvuran, İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin iptaline yönelik mahkeme kararının uygulanmadığını belirtmiş ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ve bu […]

→

İdarenin mahkeme kararlarını uygulamaması hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın mahkeme kararlarının uygulanmasını talep etmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, polis memuru olarak görev yaptığı sırada açığa alınmış ve daha sonra ihraç edilmiştir. Erzurum İdare Mahkemesi, başvuranın ihraç işleminin iptaline karar vermiştir. Ancak, İçişleri Bakanlığı, bu kararı uygulamakta gecikmiştir. Anayasa’nın 138. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereğince, idarelerin […]

→

İdare, mahkeme kararlarını uygulamayı geciktirebilir mi yoksa derhal yerine getirmek zorunda mıdır? (KDK)

ÖZET: Başvuran, mahkeme kararlarına rağmen görevine iade edilmediğini belirterek talepte bulunmuştur. İdare, Çorum İdare Mahkemesi ve Samsun Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının uygulanması sürecinin devam ettiğini bildirmiştir. Anayasa’nın 138. maddesi, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğunu vurgulamakta, bu kararların değiştirilmesi veya yerine getirilmesinin geciktirilmesi mümkün olmadığını belirtmektedir. 2577 […]

→

Polis memurluğu geçmişi olan veri hazırlama memurunun 3000 ek gösterge talebi ve 657 sayılı Kanun’un 43. maddesi değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, Burdur Valiliği’nde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapan başvuranın, 1 inci derece kadroda görev yapan polis memurlarına tanınan 3000 ek gösterge rakamından yararlanma talebi incelenmiştir. Başvuran, daha önceki polis memurluğu kariyerinin kendisine bu ek göstergeden yararlanma hakkı tanıdığını iddia etmiştir. Ancak, idare, başvuranın talebini, benzer durumdaki personel hakkında verilen […]

→

Görevde yükselme sınavında sözlü sınav puanlamasının objektiflik ve şeffaflık ilkeleriyle değerlendirilmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Adalet Bakanlığı tarafından yapılan görevde yükselme sınavında yüksek yazılı puan almasına rağmen, sözlü sınavda düşük puan verilerek başarısız sayıldığını iddia etmektedir. 2021 yılında 81 puan alarak sözlü sınava girmeye hak kazanmış, ancak sözlü sınavda 70 puanın altında puan alarak başarısız değerlendirilmiştir. Başvuran, bu durumun objektif olmayan bir değerlendirme sonucu olduğunu belirterek, sözlü sınavın […]

→

Gelir İdaresi Başkanlığı sözlü sınavının hukuka aykırılığı ve objektif değerlendirme eksikliği iddiası (KDK)

ÖZET: Bu karar, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen sözlü sınavın hukuka aykırı bir şekilde yürütüldüğü iddiasına dayanmaktadır. Başvuran, sözlü sınavda aldığı 68,4 puanın hatalı olduğunu ve sınavın yenilenmesini talep etmiştir. İdare, sınavın yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığını savunsa da, yapılan değerlendirmelerin yargısal denetime olanak tanımadığı ve adayın objektif bir değerlendirmeye tabi tutulmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği […]

→

İdari soruşturma sonuçlarının bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilmesi kişisel verilerin korunmasıyla nasıl dengelenir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın, Manisa Valiliği’ne yaptığı bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki bir değerlendirme içermektedir. Başvuran, Salihli ilçesindeki bir cami görevlisi hakkında yaptığı şikayet sonrası başlatılan idari soruşturmanın sonucunu öğrenmek istemiştir. İdare, bilgi edinme talebini, disiplin cezalarının bildirilmesine dair yasal bir hüküm bulunmadığı ve kişisel verilerin korunması gerekçesiyle reddetmiştir. Danıştay, bilgi edinme hakkının, demokratik […]

→

Hem eşinden hem de babasından dolayı ölüm aylığı talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, hem eşinden hem de babasından dolayı ölüm aylığı talep etmiştir. Eşi 03/12/2019 tarihinde vefat etmiş ve bu nedenle ölüm aylığı bağlanmıştır. Babası ise 16/01/2020 tarihinde vefat etmiş olup, bu durumdan dolayı da yetim aylığı talep edilmiştir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), her iki aylığın bağlanamayacağını belirterek başvuruyu reddetmiştir. Başvuran, 14/10/2021 tarihinde babasından dolayı […]

→