Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 5018 sayılı Kanun’un hesap teftişi yetkisi konusunda çelişmesi mümkün mü (KDK)

ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı’nda müfettiş olarak görev yaparken, hesap teftişinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu gereği İç Denetim birimleri tarafından yürütülmesi gerektiğini ve bu nedenle 2021 bütçe yılı itibarıyla hesap teftişi faaliyetlerinde görevlendirilmemesini talep etmiştir. İdare, Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın görevlerinin 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve 5018 sayılı Kanun çerçevesinde hukuka uygun olduğunu […]

→

657 sayılı Kanun’un 45. maddesi kapsamında unvan denkliği olmadan yapılan görevlendirme hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Yapı Denetimi ve Yapı Malzemeleri Şube Müdürü iken Sivil Savunma Amiri olarak görevlendirilmesinin geri alınmasını talep etmiştir. İdare, başvuranın afet ve acil durumlar kapsamında uzmanlığının dikkate alındığını belirterek bu görevlendirmeyi yapmıştır. Ancak, başvuranın unvanının şube müdürü unvanına denk olmaması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilmiştir. İdare, başvuranın görevlendirilmesinin kamu […]

→

Mobbing iddiasında sistematik davranış, süreklilik ve kasıtlılık unsurlarının ispat yükü başvurana ait olup yeterli delil sunulmadığında idarenin eylemleri mobbing sayılmaz. (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın, bölümünde yaşadığı olumsuz durumları mobbing olarak nitelendirerek idareye başvurduğu belirtilmektedir. Başvuran, araştırma görevlisi sınavı sonucuna müdahale edilmek istendiğini, bu duruma karşı çıktığı için istifa ettiğini ve sonrasında bölüm başkanı ile müdür tarafından dışlandığını ifade etmiştir. Mobbing, işyerinde bir veya birden fazla kişi tarafından sistematik bir şekilde uygulanan, yıldırma ve pasifize […]

→

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında taşınma ve kira yardımı talepleri (KDK)

ÖZET: Başvuru, Malatya Merkez Beydağı Kentsel Yenileme Projesi kapsamında riskli yapı olarak tespit edilen konut için taşınma ve kira yardımı taleplerini içermektedir. Başvuran, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kendisine yapılması gereken taşınma yardımının gerçekleştirilmediğini ve kira yardımının belirlenen tutardan daha düşük ödendiğini ifade etmiştir. İlgili idare, başvuranın talebine ilişkin açıklamalarında, kentsel dönüşüm alanında yürütülen işlemlerin […]

→

İptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve tahakkuk eden borcun iptali talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2017 yılında emekli olup, 2020 yılında yaşlılık aylığının kesildiğini öğrenmiştir. Kesilme sebebi olarak 35 prim ödeme gün sayısının eksik olduğu belirtilmiş, eksik günlerin tamamlandığını ve yeniden emekli olduğunu ifade etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemelerde, başvuranın sigortalılık sürelerinin sahte olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın aylığı iptal edilmiş ve 67.002,67 […]

→

Emekli ikramiyesi hesabında bir yıldan az işçilik sürelerinin dikkate alınmaması (KDK)

ÖZET: Başvuran, 1986 yılında Çorum Belediyesinde işçi olarak çalışmaya başlamış ve 1987’de memuriyete geçiş yapmıştır. Emeklilik talebinde bulunduğunda, toplam hizmet süresinin 38 yıl 4 ay 19 gün olarak bildirilmesine rağmen, emekli ikramiyesi 35 yıl üzerinden hesaplanmıştır. Başvuran, bu durumun düzeltilmesini istemektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesinin hesaplanmasında 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine atıfta bulunarak, […]

→

Muafiyet talep edilen derslerin notlarının genel not ortalamasına dahil edilmesi hukuka uygun mudur? (KDK)

ÖZET: Başvuran, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kayıtlı olduğu dönemde muafiyet talep ettiği derslerin not ortalamasına dahil edilmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını iddia ederek, mezuniyet notunun yeniden hesaplanmasını talep etmiştir. Üniversite, başvuranın muafiyet işlemlerinin yürürlükteki yönetmeliklere uygun olarak yapıldığını ve muaf olunan derslerin notlarının genel not ortalamasına dahil edildiğini belirtmiştir. Danıştay, Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans […]

→

İdari izinli sayılan iş güvenliği uzmanının fiili görev ifası olmadan ek ödeme talebi ve hukuki değerlendirme (KDK)

ÖZET: Bu karar, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A. Ş.’nde mühendis olarak görev yapan başvuranın, Covid-19 pandemisi nedeniyle idari izinli sayılması gerekçesiyle iş güvenliği uzmanlığına ait ek ödemenin yapılmaması üzerine yaptığı başvurunun reddine ilişkindir. Başvuran, Mayıs ve Haziran ayları için ilave ödemenin yapılmasını talep etmiştir. Ancak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre, iş […]

→

Nakdi ücret desteği talebinin işverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle reddedilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuranın nakdi ücret desteği talebi, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda reddedilmiştir. Reddin gerekçesi, işverenin eksik gün bildirimlerini uygun kodlarla yapmamış olması ve nakdi ücret desteği için herhangi bir başvuru yapılmamasıdır. 2020 yılı Mayıs ayında başvuranın yalnızca “kısa çalışma ödeneği” kodu ile bildirim yapıldığı, diğer aylarda ise “genel hayatı etkileyen olaylar” […]

→

Geçici görevlendirme iptali kararının idarece uygulanmaması ve hukuki yükümlülükler (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde görev yaparken Bilecik iline geçici görevlendirilmesine itirazı ele alınmıştır. Başvuran, geçici görevlendirmenin iptal edilmesini ve mahkeme kararının uygulanmasını talep etmiştir. İdare, başvuranın Antalya’da 10 yıl görev yapamayacağı gerekçesiyle bu atamayı gerçekleştirmiştir. Ancak, Anayasa’nın 138. maddesi ve İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi gereği, idarelerin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü […]

→

Covid-19 sürecinde idari izinli sayılan personelin ek mesai ücreti talebi ve 657 sayılı Kanun’un ilgili maddeleriyle değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Ordu İl Sağlık Müdürlüğü’nde çalışan bir personelin, Covid-19 sürecinde idari izinli sayıldığı günlerde ek mesai ücreti talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, idari izinli olduğu günlerde mesai yapmış gibi sayılacağını belirterek ek mesai ücretinin ödenmesini talep etmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri ve 2020/4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca, […]

→

Unvan ve derece kaybı iddiasıyla yapılan atama işleminin 657 sayılı Kanun’un 74. maddesi ve idarenin takdir yetkisi çerçevesinde değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na geçişi sırasında yaşadığı unvan ve derece kaybı ile ilgilidir. Başvuran, şube müdürü olarak atanmak istediği halde, şef kadrosuna atanmış ve bu durum nedeniyle ek göstergesi düşmüştür. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74. maddesi gereği, memurların kazanılmış hak derecelerinin altında bir kadroya atanması mümkündür; […]

→

Yeminli mali müşavirlik sınavında puan değerlendirme sürecinin objektifliği nasıl sağlanabilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın 2020/1. dönem Yeminli Mali Müşavirlik Sınavı’na itirazı üzerine alınmıştır. Başvuran, sınav puanlarının beklediğinden düşük olduğunu ve yeniden değerlendirme talep etmiştir. Ancak, sınavdan başarılı sayılabilmek için her bir dersten en az 50 puan alınması ve notların aritmetik ortalamasının en az 65 olması gerektiği belirtilmiştir. Başvuranın aldığı puanlar, bu şartları sağlamadığı için talebi […]

→

Asistan sınav sonuçlarının paylaşılmaması kararı bilgi edinme hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın 2019 yılı Ocak ayında yapılan asistan sınav sonucunun kendisine bildirilmesi talebi incelenmiştir. Başvuranın bilgi edinme hakkı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bir insan hakkıdır. İdarenin, bu talebi reddetme gerekçesi, asistan sınav sonuçlarının paylaşılmaması yönünde alınan bir karar olarak belirtilmiştir. Ancak, bilgi edinme hakkı, bireylerin idareden bilgi ve belge […]

→

Göreve iade edilen memurun mali haklarının yasal faiziyle ödenmesi ve mülkiyet hakkı ihlali değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Akdeniz Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yaparken, 2016 yılında görevden uzaklaştırılmış ve 2017 yılında ihraç edilmiştir. Göreve iadesi sonrasında, yoksun kaldığı mali haklarının faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir. İdare, başvurana yalnızca ana ödemeleri yapmış ve faiz talebini reddetmiştir. Danıştay, başvuranın mali haklarının yasal faiziyle ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Danıştay, 1982/112 esas numaralı kararında, göreve […]

→