onecikan-yargitay

2863 Sayılı Kanun Kapsamında Arkeolojik Sit Alanlarının Devlet Mülkiyetine Geçirilmesi: Hazine’nin Zilyetlik İddiasının Reddi ve Taşınmazların Korunması (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında Hazine’nin taşınmazların zilyetliğinin bulunmadığı ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gereken alanlar olduğu iddiaları üzerine şekillenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Hazine’nin talebini kabul ederek taşınmazların tescilinin iptaline ve Hazine adına tesciline karar vermiştir. Ancak, davalıların mirasçıları tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, taraf […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddialarında somut delil olmaksızın kamu görevinden çıkarılma işlemi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının polis memuru olarak görev yaparken, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı hakkında yürütülen adli soruşturma sonucunda, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik iddialarının somut delillerle desteklenmediği, ByLock kullanmadığı ve örgütle irtibatına dair herhangi bir hukuken kabul edilebilir bilgi bulunmadığı belirtilmiştir. İdare […]

→
onecikan-yargitay

Ödeme Emri İptalinde İdari Para Cezası Borcunun Yönetim Kurulu Üyeliği ile İlişkisi: Sadece 2011/01 Dönemi İçin Borçsuzluk Tespiti (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, bir ödeme emrinin iptali ile ilgili hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, SGK tarafından kendisine gönderilen ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. Mahkeme, Yargıtay’ın bozma ilamına uyarak, davacının 2011/01 dönemine ilişkin idari para cezası borcunun tahsili amacıyla gönderilen ödeme emrinin iptaline ve bu borçtan dolayı davacının sorumlu olmadığının tespitine karar vermiştir. Ancak, 2011/07-09-11-12 […]

→
onecikan-yargitay

Mera kaydı iddiasının ispat yükü davacıda mı, taşınmazların özel mülkiyet durumu nasıl değerlendirilmeli (Yargıtay)

ÖZET: Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, davacı Hazine, taşınmazların mera kaydı altında olduğunu iddia etmiştir. İlk Derece Mahkeme, taşınmazların özel mülkiyete konu tarım arazileri olduğuna karar vererek davayı reddetmiştir. Ancak, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi, yeterli araştırma yapılmadığı ve bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu gerekçesiyle kararı kaldırmıştır. Mahkeme, davacının mera […]

→
onecikan-yargitay

İhale sürecinde tehdit iddialarının ispat edilememesi ve para cezasının tek bir ceza olarak uygulanması hukuki değerlendirmesi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, ihale sürecinde meydana gelen hukuki uyuşmazlıkları ele almaktadır. Davacılar, ihale alıcısının ihale sürecine müdahale ederek diğer paydaşları tehdit ettiğini ve bu nedenle ihalenin feshi talebinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkeme, bu iddiaları kabul ederek ihalenin feshine karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davalı tarafın eylemlerinin tehdit boyutuna vardığını ispatlayamadığı gerekçesiyle ilk derece […]

→
onecikan-yargitay

Kadastro Tespitine İtirazda Zilyetlikle İktisabın Mümkün Olmadığı: Orman Vasfındaki Taşınmazlar Üzerine Hazine’nin Talebi (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kadastro tespitine itiraz davasında Hazine’nin taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını öne sürmesi üzerine şekillenmiştir. Davacı Hazine, 178 ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olduğunu ve zilyetlik şartlarının oluşmadığını belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın orman sayılması nedeniyle zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığına karar vermiştir. Bölge Adliye […]

→
onecikan-yargitay

Taşınmaz Kullanımında Zilyetlik İddiası: Ekonomik Amaca Uygun Kullanımın İspatı ve Kullanıcı Şerhi Talebi Üzerine Değerlendirme (Yargıtay)

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, İstanbul ili Beykoz ilçesinde bulunan 120 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosuna itiraz davasında ortaya çıkan hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacılar, taşınmazın bir kısmının kendileri tarafından kullanıldığını iddia ederek kullanıcı şerhi verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi, davacıların zilyetliğini kabul ederek davayı kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacıların ekonomik […]

→

Sürücü olamaz kararının kaldırılması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 19.03.2024 tarihinde H sınıfı ehliyetini yenilemek üzere Ankara’da yapılan sağlık muayenesinde “sürücü olamaz” kararıyla karşılaştığını belirtmiş, bu karara itiraz etmiş ve Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nden “sadece otomatik vitesli araç kullanabilir” raporu almıştır. Ancak Samsun Gazi Hastanesi’ndeki heyet, başvuranın durumunu değerlendirmeden olumsuz bir karar vermiştir. Başvuran, H sınıfı ehliyetinin verilmesini talep etmektedir. Ankara İl […]

→

Vefat eden eşten dolayı hak kazanılan toptan ödemenin zamanaşımı gerekçesiyle ödenmemesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, vefat eden eşinden dolayı hak kazandığı toptan ödemenin, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle ödenmemesine itiraz etmiştir. 2015 yılında ölüm aylığı talebiyle yaptığı başvuru, sigortalılık süresinin yetersizliği nedeniyle reddedilmiş; bu süreçte toptan ödeme talep etme hakkı hakkında bilgilendirilmemiştir. 2024 yılında yeniden yaptığı toptan ödeme talebi ise zamanaşımı nedeniyle kabul edilmemiştir. Başvuran, bu durumun kendisini […]

→

Ticaret Uzmanı unvanına atama talebinin hukuka uygunluğu (KDK)

ÖZET: Başvuran, 27 Temmuz 2014 tarihinde Bursa Ticaret İl Müdürü olarak atanmış ve 21 Şubat 2020 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararı ile görevden alınmıştır. Görevden alındıktan sonra, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga ek 18. maddesi uyarınca araştırmacı kadrosuna atanmıştır. Başvuran, aynı zamanda, 25 Kasım 2023 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı […]

→

Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borç nedeniyle emekli aylığından yapılan kesintinin hukuka aykırılığı iddiası (KDK)

ÖZET: Başvuru, bir şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim borçları nedeniyle başvuranın emekli aylığından yapılan kesintinin iptali talebine ilişkindir. Başvuran vekili, şirketin borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını ve emekli aylığına haciz konulduğunu, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu ise, başvuranın şirket müdürü olduğu dönemde borcun tahakkuk ettiğini ve bu nedenle emekli […]

→

Geriye dönük maaş alacakları ile yasal faiz, meclis tazminatı ve giyecek yardımı talepleri arasındaki uyuşmazlık (KDK)

ÖZET: Başvuran, İçişleri Bakanlığı’na yönelik mali haklarının ödenmesi talebinde bulunmuştur. Başvuru, 22 Mayıs 2024 tarihinde yapılmış olup, başvuranın TBMM Daire Başkanlığı Milli Saraylar Koruma Şube Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yaparken, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından iki kez meslekten çıkarma cezası aldığı ve 18 Ocak 2013 tarihinde ilişiğinin kesildiği belirtilmiştir. Başvuran, mahkeme kararları […]

→

2330 sayılı Kanun kapsamında ölüm gelirinin artırımlı ödenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, eşi 2330 sayılı Kanun kapsamında vefat ettikten sonra, 17.06.2014 tarihinden önce hak kazandığı ölüm gelirlerinin artırımlı ödenmesi talebinde bulunmuştur. Eşinin 12.07.1993 tarihinde terör saldırısı sonucu vefat ettiğini belirten başvuran, 01.08.1993 tarihinden itibaren artırımlı ödeme alması gerektiğini ifade etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvurana 15.05.2014 tarihinden itibaren aylık bağlandığını, bu tarihten önce yalnızca ölüm geliri […]

→

Darülaceze Başkanlığı hemşiresinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına naklen atanma talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 01 Aralık 2015 tarihinde merkezi atama ile İstanbul Darülaceze Başkanlığı’na hemşire olarak atanmış ve yaklaşık sekiz yıldır bu görevini sürdürmektedir. 25 Mart 2024 tarihinde Kayseri’ye naklen atanma talebinde bulunmuş, ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu talebi, 2024 yılı için kurumlar arası naklen atama kontenjanının bulunmaması gerekçesiyle reddetmiştir. Başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları […]

→

Ölüm aylığının hesaplanmasında sosyal destek ödemesinin düşülüp düşülmeyeceği uyuşmazlığı (KDK)

ÖZET: Başvuran, kendi sigortalılığı nedeniyle aldığı yaşlılık aylığı ile vefat eden eşinden dolayı aldığı ölüm aylığının, 5510 sayılı Kanunun ek 19. maddesinde belirtilen tutarın %50’si olarak ödenmesini talep etmiştir. Başvuru, eşinden alınan ölüm aylığının, en düşük emekli aylığı tutarının altında olduğunu ve geçmişe dönük aylık farklarının ödenmesini istemektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın hem kendi çalışması […]

→