Hasta görülmeden düzenlenen raporlar 5510 sayılı Kanun ve Sağlık Uygulama Tebliği’ne göre kimlik tespiti hükümlerini ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Ankara Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışırken, hastayı görmeden imzaladığı ilaç kullanım raporunun sahte olduğu gerekçesiyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kendisine tahakkuk ettirilen borca itiraz etmiştir. Yapılan incelemelerde, raporun hasta görülmeden düzenlendiği ve bu durumun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Sağlık Uygulama Tebliği’nde belirtilen kimlik […]

→

Kamu görevinden ihraç sonrası iade edilenlerin maaş hesaplamasında derece ve kademe ilerlemeleri nasıl dikkate alınmalı (KDK)

ÖZET: Gaziantep Üniversitesinde Tekniker kadrosunda çalışan başvuran, meslekten ihraç edilmesinin ardından göreve iade edilerek toplu maaşının yeniden hesaplanmasını talep etmiştir. Başvuran, maaş hesaplamasında brüt asgari ücretin brüt memur maaşından düşülmesi gerektiğini, ayrıca derece/kademe ve kıdem yılının her yıl artırılması gerektiğini savunmuştur. İlgili idare, başvuranın açıkta geçirdiği süreler boyunca elde ettiği gelirleri mahsup ederek ödeme yaptığını […]

→

Ceza infaz kurumlarının doluluk oranı, hükümlünün ailevi sebeplerle nakil talebinin değerlendirilmesini nasıl etkiler (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın ailevi sebeplerle ceza infaz kurumundan nakil talebi incelenmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek ve toplumu suça karşı korumak amacı taşımaktadır. Başvuranın nakil talebinin reddedilmesi, infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle açıklanmıştır. Ancak, hükümlünün ailevi ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin rehabilitasyon rolü açısından önemlidir. Başvuranın […]

→

Pandemi koşullarında üniversitelerin sınavları çevrimiçi yapma taleplerine karşı yüz yüze sınav düzenleme yetkisi nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencisi, yaz okulu sınavlarının yüz yüze yapılmasının pandemi koşulları nedeniyle sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek sınavların çevrimiçi yapılmasını talep etmiştir. Üniversite, aşılama oranları ve vaka sayıları göz önünde bulundurularak gerekli tedbirlerle yüz yüze sınavların yapılabileceğini açıklamıştır. Ayrıca, sınava katılacak tüm öğrencilerin aşı olmaya hak kazanmış kişilerden oluştuğu ve riskli grupların […]

→

ASELSAN’ın bilgi edinme başvurusunu reddetmesi, ticari sırların korunması kapsamında değerlendirilebilir mi? (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, bir milletvekilinin ASELSAN Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye yaptığı bilgi edinme başvurusunun yanıtlanmaması üzerine yapılan şikayet incelenmiştir. Başvuran, ASELSAN’dan istihdam edilen personel sayısı ve işten çıkarılanların sayısı hakkında bilgi talep etmiştir. Ancak ASELSAN, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun kapsamına girmediğini ve talep edilen bilgilerin ticari sır niteliğinde olduğunu belirterek başvuruyu reddetmiştir. […]

→

Veri ihlalinin bildirilmesi ve veri güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi (KVKK)

ÖZET: Mağazacılık alanında faaliyet gösteren bir veri sorumlusunun gerçekleştirdiği veri ihlal bildirimi, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından 07/10/2021 tarihinde incelenmiştir. Bildirimde, 4792 müşteriye ait kişisel verilerin bir forum sitesinde satılmaya çalışıldığı belirtilmiştir. İhlalin, daha önce hizmet alınan bir veri işleyenin sisteminde gerçekleştiği düşünülmektedir. Etkilenen veriler arasında e-posta adresleri, ad-soyad, telefon numarası, TC kimlik numarası, sipariş […]

→

Avukatlık vekâlet ücretinin yıllık toplamının tavanı aşması durumunda kamu zararı oluşumu ve sorumluluk nasıl belirlenir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2019 yılı memur aylık katsayılarının hatalı uygulanması nedeniyle avukatlık vekâlet ücretinin fazla ödenmesi sonucu kamu zararının oluştuğunu tespit etmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesi ve 659 sayılı KHK hükümleri çerçevesinde, avukatlık vekâlet ücretlerinin dağıtımında 20.000 gösterge rakamının ve yıllık katsayı ortalamasının dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, 2019 yılının ilk altı ayında geçerli […]

→

Disiplin cezası için eylemin sübut bulması ve orantılılık ilkesine uyulması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin disiplin cezaları ile cezalandırılabilmesi için disipline aykırı eylemlerin sübut bulması gerektiğini vurgulamıştır. Disiplin cezalarının, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kamu düzeninin sağlanması açısından önemli olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, disiplin cezasının uygulanabilmesi için, eylemin usulüne uygun bir soruşturma ile tespit edilmesi ve bu eyleme uygun bir disiplin cezası belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. […]

→

Firar suçu nedeniyle verilen hapis cezasının memuriyete engel teşkil etmediği ve görevine son verilmesinin hukuka aykırı olduğu kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının askerlik hizmeti sırasında işlediği firar suçundan dolayı Askeri Mahkemece verilen ve kesinleşen 10 ay hapis cezasının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A-5 maddesi kapsamında memuriyete engel teşkil eden suçlar arasında sayılmadığına hükmetmiştir. Bu nedenle, davacının memurluğuna son verilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. Temyiz isteminin reddedilmesiyle birlikte, İdare […]

→

Sağlık Bakanlığı tarafından verilen disiplin cezasının hukuka uygunluğu ve itiraz süreçlerinin değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından verilen 60 ihtar puanı cezasının iptali talebi incelenmiştir. Başvuran, disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu ve diğer komisyon üyelerine verilen cezaların iptal edilmesine rağmen kendi itirazının reddedildiğini öne sürmüştür. Sağlık Bakanlığı, disiplin cezasının verilmesinin yasal dayanaklarını ve sürecin gerekliliklerini açıklamıştır. Yapılan değerlendirmede, disiplin soruşturmasının kapsamlı bir […]

→

Kızının sağlık yardımlarından yararlanma şartlarının hangi mevzuata göre belirleneceği talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 14/07/1999 doğumlu kızı için sağlık yardımlarının hangi mevzuat kapsamında sağlanacağına dair talepte bulunmuştur. Başvurusunda, kızı için 5510 sayılı Kanun öncesinde yeterli sağlık primi ödeme gün sayısının bulunmadığını, bu nedenle sağlık yardımlarından yararlanma şartlarının 506 sayılı Kanun’a göre belirlenmesini istemektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi öncesinde sigortalı olanların, bu […]

→

Üniversite yönetmeliği gereği kaydını sildiren öğrencinin katkı payı iadesi sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde yaşanan bir ders kaydı hatası nedeniyle başvuranın yaptığı katkı payı iadesi talebini incelemektedir. Başvuran, yanlışlıkla daha önce mezun olduğu Adalet bölümüne tekrar kayıt yaptırmış ve bu durumun farkına vararak kaydını sildirmiştir. Ancak, üniversite yönetmeliği gereği, kendi isteğiyle kaydını sildiren öğrencilerin katkı paylarının geri ödenmeyeceği belirtilmiştir. Danıştay, başvuranın yaptığı […]

→

Komşu taşınmazda bulunan katı atık transfer istasyonundan kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde yer alan bir katı atık transfer istasyonunun çevreye verdiği zararlar nedeniyle yapılmıştır. Şikayetçi, komşu taşınmazda bulunan bu istasyondan kaynaklanan atık ve kötü kokuların, kendisine ait tarla üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve bu durumun sağlık sorunlarına yol açtığını iddia etmektedir. Daha önceki başvurularına rağmen, idarelerin kirliliği önlemek için yeterli önlemleri […]

→

Hükümlülerin aile ikametine yakın ceza infaz kurumuna nakil talepleri hangi koşullar altında değerlendirilmeli (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin ikamet ettiği yere yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması amacı taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamı, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddeleri, hükümlülerin nakil şartlarını düzenlemekte, ancak aile ikametine […]

→

Geçici görev yolluğu talebinin reddi ve yolluksuz ibaresinin hukuki değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın geçici görev yolluğu talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, Balıkesir’de iki farklı tarihlerde geçici görevlendirme almış ve bu süreçte yolluk talep etmiştir. Ancak, idare tarafından yapılan incelemede, geçici görevlendirme onaylarında “yolluksuz ve yevmiyesiz” ibaresinin bulunduğu belirtilerek talep reddedilmiştir. Anayasa’nın 128. maddesi ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu’na atıfta bulunularak, geçici görev […]

→