Kolaylaştırıcı kişi uygulamasının otizmle sınırlı kalması diğer özel gereksinimli çocuklar için ayrımcılık teşkil eder mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Türkiye Down Sendromu Derneği tarafından yapılan başvuru üzerine, özel gereksinimli çocuklar için “kolaylaştırıcı kişi” uygulamasının yalnızca otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarla sınırlı kalmaması gerektiği yönündeki talebi değerlendirmektedir. Başvuruda, mevcut uygulamanın ayrımcılığa neden olduğu ve tüm özel gereksinimli çocukların bu haktan yararlanması gerektiği vurgulanmıştır. Danıştay, Anayasa ve uluslararası sözleşmelere atıfta bulunarak, engelli çocukların […]

→

İnternet altyapısının sağlanması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 2021 yılı Şubat ayında yeni bir bina inşa ettiklerini ve bu bina için internet altyapısı talep ettiklerini belirtmiştir. Türk Telekom’a yapılan başvuruların ardından, internet hizmetinin sağlanacağına dair sözler verilmiş ancak daha sonra bu hizmetin sağlanamayacağı bildirilmiştir. Başvuran, internet altyapısının eksikliği nedeniyle iş yerindeki zorunlu eğitimleri gerçekleştiremediğini ve bu durumun kendisini mağdur ettiğini ifade […]

→

Adliye otoparkında avukatlara öncelik tanınmaması hukuka uygun mudur? (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, Şanlıurfa Adliyesi otoparkında avukatların araçlarını park edebileceği alan bulunmadığı iddiası incelenmiştir. Başvuran, avukatların barikatlarla çevrili otoparka girmesine izin verilmediğini belirterek bu durumun değiştirilmesini talep etmiştir. İdare, avukatların hem personel ve vatandaş otoparkına hem de Baro önündeki alanlara park edebileceğini, dolayısıyla başvurunun reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Kararda, avukatlık mesleğinin hem kamu hizmeti hem de […]

→

Görev sırasında yaralanan polis memurunun tazminat talebi için illiyet bağı nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Bu karar, bir polis memurunun görev sırasında yaralanması nedeniyle nakdi tazminat talebinin reddine ilişkin hukuki uyuşmazlığı incelemektedir. Başvuran, 01/11/2018 tarihinde durdurduğu araçta bulunan şahısların mukavemeti sonucu yaralandığını belirterek, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tazminat talep etmiştir. Ancak Nakdi Tazminat Komisyonu, yaralanmanın görev nedeniyle meydana geldiğine dair illiyet bağı kurulamadığı […]

→

Nakdi Tazminat Komisyonu, görev icrası sırasında yaralanan güvenlik personeline tazminat ödemeyi reddedebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Antalya’da evden uzaklaştırma kararı olan bir şahsa müdahale sırasında yaralanarak 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tazminat talep etmiş, ancak Nakdi Tazminat Komisyonu talebini reddetmiştir. Komisyon, yaralanmanın görev nedeniyle değil, görev icrası sırasında her olayda meydana gelebilecek bir durum olduğunu belirtmiştir. Ancak, ilgili mevzuat gereği, iç güvenlik ve asayişin […]

→

Görev sırasında yaralanan polis memurunun tazminat talebi, basit tıbbi müdahale gerekçesiyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, bir polis memurunun, görev sırasında yaralanması nedeniyle nakdi tazminat talebinin reddedilmesi üzerine yapılan başvurunun incelenmesine dayanıyor. Başvuran, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun çerçevesinde, asayişi sağlamak amacıyla müdahalede bulunduğu bir kavga sırasında yaralanmış ve bu nedenle tazminat talep etmiştir. Ancak Nakdi Tazminat Komisyonu, yaralanmanın görev icrası sırasında meydana geldiği […]

→

Hükümlülerin aileye yakınlık gerekçesiyle nakil talepleri ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik durumu dikkate alınarak reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ceza infaz kurumları arasında nakil taleplerinin değerlendirilmesi sürecine ilişkin hukuki bir inceleme sunmaktadır. Başvuran, ailesine yakın olmak amacıyla kardeşlerinin bulunduğu ceza infaz kurumlarına nakil talep etmiştir. Ancak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi gereğince, infazın amacı sadece cezalandırma değil, aynı zamanda hükümlülerin topluma kazandırılmasıdır. Bu bağlamda, […]

→

Engelli bireylerin ücretsiz seyahat hakkına getirilen kısıtlama Anayasa ve pozitif ayrımcılık ilkesiyle çelişir mi (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, engelli bireylerin ücretsiz seyahat hakkına getirilen “bir ay içerisinde iki defa bilet alarak kullanılmaması nedeniyle 180 gün süreyle kısıtlama” uygulamasının hukuka uygunluğu incelenmiştir. Uygulamanın, normlar hiyerarşisi çerçevesinde Anayasa ve ilgili mevzuatla çeliştiği, engellilere yönelik pozitif ayrımcılık ilkesine aykırı olduğu belirtilmiştir. Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını sağlamak amacıyla bu tür kısıtlamaların, bireylerin haklarını […]

→

Aile yardımı ödeneği doğum tarihini takip eden aybaşından itibaren mi ödenmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, Körfez Devlet Hastanesinde ebe olarak çalışmakta ve 2016 yılında doğan ikinci çocuğu için aile yardım ödeneğinden yararlanamadığını iddia ederek gerekli ödemelerin yapılmasını talep etmektedir. Danıştay, hukuk devleti ilkesinin belirlilik gereği, hukuki düzenlemelerin açık ve net olması gerektiğini vurgulamaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, aile yardımı ödeneğinin doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip […]

→

Peyzaj mimarı unvanının hukuki dayanağına ilişkin mütalaa talebi bilgi edinme hakkı kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre peyzaj mimarı unvanının hukuki dayanağını ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın genelgesinin içeriğini öğrenme talebinin incelenmesine ilişkindir. Başvuran, bilgi edinme hakkı kapsamında, idarenin eylem ve işlemlerine dair bilgi talep etmiştir. Ancak, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na göre, mütalaa talebi istisna kapsamına girmektedir. Bu nedenle, başvurunun […]

→

Aşçı yardımcısının çalışma saatlerinin 6 güne yayılması ve ek görevlerin verilmesi hukuka uygun mudur? (KDK)

ÖZET: Başvuran, Trabzon Yomra Fen Lisesinde aşçı yardımcısı olarak çalışmakta ve çalışma saatlerinin Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde belirlenmesini, ayrıca göreviyle ilgili olmayan işlerin verilmemesini talep etmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi uyarınca, aşçı yardımcısının o gün bitirilmesi gereken işlerin tamamlanması için normal çalışma saatleri dışında da çalışması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, […]

→

Hizmet süresinin 34 yıla tamamlanmadığı gerekçesiyle emekli ikramiyesi hesaplaması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, 34 yıl 2 gün hizmet süresi ile emekli olduğunu, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hizmet süresinin 33 yıl 11 ay olarak hesaplandığını belirtmiştir. Bu durum, emekli ikramiyesi ve aylık hesaplamalarında hak kaybına yol açtığını ifade eden başvuran, hizmet süresinin 34 yıl üzerinden değerlendirilmesini talep etmiştir. SGK, başvuranın hizmet süresinin doğru hesaplandığını ve […]

→

Sendikal faaliyet nedeniyle iş bırakma eylemi sonrası maaş kesintisi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, bir aile hekiminin sendikal faaliyet nedeniyle iş bırakma eylemi sonrası maaşında yapılan kesintinin hukuki durumunu incelemektedir. Başvuran, sendikal örgütlenme kapsamında gerçekleştirdiği iş bırakma eylemi nedeniyle maaşından kesinti yapıldığını ve bu kesintinin haksız olduğunu iddia ederek iade talep etmektedir. Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerinin kendi iradeleriyle imzaladıkları hizmet sözleşmesinde belirtilen kurallara uymalarının zorunlu olduğunu, […]

→

Sağlık personelinin iş bırakma eylemi nedeniyle maaş kesintisi yapılması, sendikal hak ve toplum sağlığı dengesi açısından nasıl değerlendirilmelidir (KDK)

ÖZET: Başvuran, sendika kararına dayanarak 2022 Şubat ayında iş bırakma eylemi gerçekleştirmiş ve bu nedenle maaşından iki günlük kesinti yapılmasını talep etmiştir. İdare, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği uyarınca, çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılacağını belirterek kesintinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Ancak, Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri, yaşam hakkı ve sağlık hakkını güvence altına […]

→

Sağlık personelinin iş bırakma eylemi sendikal hak kapsamında değerlendirilirken toplum sağlığı nasıl etkilenir (KDK)

ÖZET: Başvuran, sendika kararı doğrultusunda 2022 Şubat ayında iki gün iş bırakma eylemi gerçekleştirdiğini ve bu nedenle maaşından kesinti yapıldığını belirterek kesintinin iadesini talep etmiştir. İdare, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği uyarınca çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılacağını ifade ederek kesintinin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri, yaşam ve sağlık hakkını […]

→