DGS ile yerleşen öğrencilerin çift anadal yapma talepleri başarı sıralaması şartı nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile lisans programına yerleşen öğrencilerin çift anadal yapma taleplerinin reddedilmesine ilişkin bir hukuki değerlendirmeyi içermektedir. Başvuran, DGS ile yerleşen öğrencilerin çift anadal yapmasının engellendiğini ve bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ancak Yükseköğretim Kurulu, 20/01/2021 tarihli toplantısında, başarı sıralaması şartı aranan programlarda DGS ile yerleşen öğrencilerin […]

→

Yurt dışında alınan hukuk diplomasının denklik reddi ve “meslek icrasına izin vermez” şerhi hukuka uygun mudur (KDK)

ÖZET: Bu karar, başvuranın yurt dışında aldığı Hukuk diplomasının denklik işleminin reddi ve Mezuniyet Tanıma Belgesi üzerindeki “meslek icrasına izin vermez” şerhinin kaldırılması talebi üzerine verilmiştir. Başvuran, Yükseköğretim Kurulu’na yaptığı başvuruda, eğitim süresinin yetersiz olduğu gerekçesiyle diploma denklik talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Yükseköğretim Kurulu, başvuranın 56 gün gibi kısa bir süreyle eğitim almasının, Hukuk alanında gerekli […]

→

Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam koşullarına ilişkin şikayetlerin somut kanıtlarla desteklenmesi zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, ceza infaz kurumundaki yaşam koşullarına ilişkin birçok şikayette bulunmuştur. Koğuşların kalabalık olması, sık aramalar, kişisel eşyaların toplanması, kantin malzemelerinin kalitesizliği, sağlık hizmetlerine erişim zorluğu ve pandemi nedeniyle sunulan hizmetlerin kısıtlanması gibi konular başvuranın iddiaları arasındadır. İdare ise, bu şikayetlerin çoğuna yönelik olarak, mevcut mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde gerekli önlemlerin alındığını, aramaların yasal çerçevede […]

→

Yapı kayıt belgesinin iptaline yönelik işlemin kaldırılması talebi (KDK)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) SAYI : 2022/2339-S.22.3539 BAŞVURU NO : 2021/16916 KARAR TARİHİ : 21/02/2022 RET KARARI BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın,yapı kayıt belgesinin iptaline yönelik işlemin kaldırılması talebi hk. BAŞVURU TARİHİ : 05/10/2021 I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ 1) Başvuru dilekçesinde […]

→

Sınav sonuçlarına itiraz süresi ve usulü Anadolu Üniversitesi yönetmeliklerine uygun yapılmazsa sonuç değiştirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencisi, 04/09/2021 tarihinde yapılan yaz okulu sınavında “Sağlık İşletmelerinde Kalite Yönetimi” dersinden aldığı 18.75 puana itiraz ederek, sınav sonuçlarının gözden geçirilmesini talep etmiştir. Üniversite, başvuranın itirazının 3 iş günü içinde yapıldığını ve yapılan değerlendirmede herhangi bir hata tespit edilmediğini, bu nedenle notun değiştirilemeyeceğini belirtmiştir. Yapılan incelemelerde, başvuranın sınavda 20 sorudan […]

→

Cerrahi onkoloji uzmanının ameliyat günlerinin eşit dağıtılmaması ve döner sermaye ödemelerinin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesinde cerrahi onkoloji uzmanı olarak çalışmakta ve diğer meslektaşlarına göre daha az ameliyat günü verildiğini iddia etmektedir. Bu durumun, kendisine döner sermaye ödemelerinde maddi kayba yol açtığını belirten başvuran, ameliyat günlerinin eşit dağıtılmasını ve ek ödemelerin yeniden hesaplanmasını talep etmektedir. İdare ise, başvuranın ameliyat gün sayısının eşit dağıtılmaya çalışıldığını, pandemi […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları ve Covid-19 tedbirleri nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesinin yaşadığı Antalya ilinde bulunan bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmektedir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanması amacı taşımaktadır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin devamı, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önemlidir. 5275 sayılı Kanun’un 53-58. maddeleri, hükümlülerin nakil şartlarını düzenlemekte, ancak ailelerin ikamet […]

→

Devlet memurunun kadro unvanına uygun görevde çalıştırılmasının kamu yararı ve hizmet gereği kapsamında hukuka uygunluğu değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bartın Üniversitesi’nde teknisyen olarak görev yapan başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde uygun pozisyonda çalışmadığı iddiasıyla başvuruda bulunmuştur. Başvurusu, 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesi uyarınca Döner Sermaye İşletmesi’nde görevlendirilmesi üzerine odaklanmıştır. İdare, başvuranın kadro unvanına uygun olarak görev yaptığını ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığını belirtmiştir. Başvuranın, mesleğine uygun görevlerde çalıştığı ve başka […]

→

Sosyal destek başvurularında hane halkı gelir kriterleri nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Karaman Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne yapılan sosyal destek başvurusu, başvuranın torununun bakıma muhtaç olduğu iddiasıyla reddedilmiştir. Yapılan sosyal inceleme sonucunda, başvuranın torununun 16 yaşında olduğu ve birebir bakıma ihtiyaç duymadığı, ailenin ekonomik durumunun iyi olduğu tespit edilmiştir. Başvuranın malulen emekli olduğu, hane içinde düzenli gelir bulunduğu ve çeşitli gayrimenkullere sahip olduğu belirlenmiştir. […]

→

OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen kişinin ihraç dönemi maaşlarına faiz talebi süresinde yapılmadığında hak kaybı olur mu (KDK)

ÖZET: Bu karar, 689 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL Komisyonu kararıyla göreve iade edilen bir başvuranın, ihraç olduğu döneme ait maaşlarının yasal faizi için yaptığı talebin reddedilmesi üzerine verilmiştir. İdare, başvuranın tüm mali haklarının ödendiğini, ancak faiz talebinin süresinde yapılmadığını belirterek talebi kabul etmemiştir. Danıştay, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını […]

→

Kamu görevlisinin nakil talebinde idarenin muvafakat yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup nesnellik ve orantılılık ilkelerine uyulmalıdır (KDK)

ÖZET: Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda “Müşavir Hazine Avukatı” olarak görev yapan başvuran, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne naklen atanma talebinde bulunmuş, ancak Bakanlık, başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle muvafakat vermemiştir. İdarelerin muvafakat verme yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olup, bu yetkinin kullanımı sırasında nesnellik, tarafsızlık ve orantılılık ilkelerine uyulması gerekmektedir. […]

→

İdarenin takdir yetkisi çerçevesinde yönetici kadrosundan araştırmacı kadrosuna atama işleminin hukuki değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda “Daire Başkanı” olarak görev yapan davacının, aynı Daire Başkanlığı emrine “Araştırmacı” olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yönetici kadrolarından Araştırmacı kadrosuna atanmasının, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla idarenin takdir yetkisi çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirterek davayı […]

→

Liyakat ilkesinin ihlali nedeniyle terfi ettirilmeyen davacının parasal haklarının ödenmesi kararı ve idari işlemlerde eşitlik ilkesi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının terfi için gerekli şartları taşıdığını, herhangi bir ceza veya soruşturma bulunmadığını, performans değerlendirme puanının iyi düzeyde olduğunu ve kıdem sıralamasında daha düşük puan ve kıdemdeki personelin terfi ettirildiğini tespit etmiştir. […]

→

Emniyet müdürünün görevden alınmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının Bitlis İl Emniyet Müdürü olarak görevden alınarak Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı emrine Başmüfettiş olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca idarenin takdir yetkisini kullanma hakkının bulunduğunu ve bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Dava […]

→

Şube müdürlüğü atamalarında yazılı ve sözlü sınav puanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, şube müdürlüğü kadrolarına atama sürecinde yazılı ve sözlü sınav puanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İlgili yönetmeliklerin yalnızca sözlü sınav puanına dayalı atama yapılmasını öngörmesi, Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulmasıyla sonuçlanmıştır. Bu durum, yazılı ve sözlü puanların aritmetik ortalamasının alınarak başarı düzeyinin belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Dava, davacının yazılı ve sözlü sınav sonuçlarının […]

→